Hasan CEMAL
İnsan elbette hem dindar, hem çağdaş, hem demokrat olabilir. Ama dindar olmadan da, muhafazakâr olmadan da, çağdaş ve demokrat olunur. Demokrasilerde devletin görevi ise dinin değil demokrasinin ipine sarılmayı sağlamaktır.
Dindar nesil tartışmaları devam ediyor. Ama sen bu konuda yazdın.
Evet yazdım, Erdoğan’ı eleştirdim.
Yetmez mi?
İyi güzel de konu hâlâ güncel.
İlle de yazmak zorunda mısın?
Değilim ama... Yine de güncel üstüne kalem sallamaktan geçer bizim bu meslek...
Yani hep aynı şeyleri yinelemek...
Türkiye böyle... Bazı sorunlar sürekli birikiyor, yılan hikâyesine dönüyor. Temcit pilavı gibi...
Ne yazacaksın?
Ben dindar bir aileden değilim. Annemle babam dindar insanlar değildi.
Ama ateist de değillerdi.
Bizim evde din konuşulmazdı. Ama Allah’la, dinle ilgili olarak saygılı bir dil kullanılırdı. ‘Allah korkusu’ndan söz edilirdi.
Ramazanda oruç tutulmazdı bizim evde. Sadece ben ilkokulda, ortaokuldayken, sınıftaki bazı arkadaşlarımdan özenip oruç tuttuğumu anımsıyorum.
Oruçlu günümün hiç kolay geçmediğini de hatırlıyorum. Bu arada rahmetli babamın beni oruç konusunda pek öyle cesaretlendirdiğini söyleyemem. Hoşuna gitmez, bunu anneme belli ederdi.
Ama babam, benim din dersine katılmama izin vermişti. O zamanlar din dersleri bugünkü gibi zorunlu değildi. Ailen istemezse katılmazdın.
Lisedeyken yakın bir arkadaşımın evine yaz tatiline gitmiştim.
Babası çok dindardı.
Bana da namaz kılmayı öğretmişti. Duaları ezberledim. Abdest almayı öğrendim. Cuma namazına da gitmeye başladık.
Ama tatil dönüşü babam benim yeni yolumu kesti. Anlaşılan dindar yetişmemi istememişti.
Ben de bunu dert edinmedim.
Annemle babam beni iyi bir insan olarak büyüttüler, başkalarına saygılı bir insan olarak yetiştirdiler.
Evet, benim dünyamla dindar ve muhafazakâr dünya arasındaki farklar azımsanacak gibi değildi.
Başka dünyalardı.
Ama dün olduğu gibi bugün de, bu farklar benim o dünyaya bakışımı, dindar ve muhafazakâr değerlere dönük tutumumu ille de olumsuz kılmadı.
Saygılı bir dil benimsedim.
Hoşgörüyle baktım.
Ama aynı saygı ve hoşgörüyü kendi değerlerim için de istedim.
Bir toplumda gerçek barış ve huzurun inanç ya da inançsızlıklara karşılıklı saygı, hoşgörü ve tahammülden geçtiğini savundum.
Bugün de savunuyorum.
Ve bu açıdan tek geçerli yolun ‘demokrasi ve laiklik ipi’ne sarılmak olduğunu söylemeye devam ediyorum.
Sayın Başbakan;
Dindar bir insan olmadım.
Ama tinerci de olmadım!
İnsan elbette hem dindar, hem çağdaş, hem demokrat olabilir.
Ama dindar olmadan da, muhafazakâr olmadan da, çağdaş ve demokrat olunur.
Devletin buradaki görevi dindar nesiller yetiştirmek değildir. Demokrasilerde devletin görevi, yurttaşların ‘dinin ipi’ne sarılmalarını sağlamak değildir.
Devlet eğer herkesi dinin, dindarlığın, muhafazakârlığın ipine sarılmaya çağırır ve hele bunu birDiyanet düzeni ile mecburi kılmaya kalkışırsa, işte o zaman demokrasi ve laiklik darbe yer.
‘İrtica kapısı’ işte o zaman aralanır.
Bunu hiçbirimizin istediğini sanmıyorum.
Sayın Başbakan;
Biliyorum, demokrasi kolay değil.
Demokrasi kültürü öyle kolay özümsenmiyor. Zaman alıyor, birikim gerektiriyor.
Anlaşılan o ki:
Sizin genlerinizdeki muhafazakârlık, milliyetçilik ve ruhunuzdaki İslamcı esintiler özellikle son zamanlarda sizi rahat bırakmıyor. Buna bir de oy hesapları, başkanlık hesapları girince, işler iyice karışıyor galiba...
Olabilir.
Ama herkesin inancı ve inançsızlığı kendinedir.
Öyle olmalıdır.
Herkes kendi gibi, istediği gibi yaşayabilmelidir.
Barış ve huzurun anahtarı demokrasi ve laikliktir.
Hiç bağırıp çağırmaya gerek yok.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024