Hasan CEMAL
Güncesine not düşmüş Virginia Woolf, “Rezalet, rezalet! Bunca zamanın akıp gitmesine izin vermek!” diye... Parmaklarınız arasından hızla kayıp gitmesine izin vermeyin hayatın. Arada bir de olsa sımsıkı yakalayın.
Bülent Erkmen’in sergisini geziyorum Teşvikiye’de,Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde.
Sevgili Bülent’in yaratıcılığı, en ufak ayrıntıyı kaçırmayan kuyumcu titizliği...
Bu izleri ben de yıllar öncesinden biliyorum, 1980’lerin başından.
Cumhuriyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni olmuştum. Bülent Erkmen’le kolları sıvayıp Cumhuriyet’in grafik düzenini, bizim mesleğin o zamanki deyişiyle mizanpajını değiştirmeye koyulmuş, yani devrim gibi bir işe soyunmuştuk.
Gazete bir yandan tipodan ofsete geçiyor, aynı zamanda görüntüsü yenileniyordu.
Gençtik, iddialarımız vardı.
Bülent’in en ufak bir çizgi yanlışını, hurufat değişikliğini bile affetmeyen, atlamayan o titizliği bazen gazeteci milletini çıldırtırdı. Ama ben onun iyi iş yaptığına inanmıştım bir kere...
O günü unutmam.
Bülent’in nihayet getirdiği kartona yapıştırılmış yeni Cumhuriyet sayfalarını Nadir Nadi’nin önüne ilk kez koyarken tedirgindim. Cumhuriyet’in yüzyıllık logosunu bile rötuşlamıştı Bülent Erkmen.
Başyazarımızın birden yumuşayan yüz çizgilerinden, hafifçe gülümsemesinden anlaşılmıştı onayın geldiği...
Her şey yine siyah beyazdı, yalındı. Ama sadeliğin içinden kendini belli eden bir hareket, bir dinamizm vardı sayfalarda, Bülent damgasını vurmuştu yine...
Heyecanlı, keyifli bir dönemdi.
Otuz küsur yıl geçmiş.
Günümüzde grafik sanatının büyük bir ustası Bülent Erkmen. “Grafik alanında yapmak isteyip de yapamadığın bir yenilik var mı?” sorusuna her zamanki mahcubiyetiyle verdiği yanıt şöyle:
“Evet. Tabii, hem de çok var. Bu durum üstümde ‘daha hiçbir şey yapmadım hali yaratıyor. ‘Tatmin’ sorunu ve hatta ‘yetersizlik’ duygusu yaratıyor.”
N’apalım, bazı insanlar için hayat böyle sevgili Bülent.
Hain olabiliyor hayat!
Bu benim değil, Virginia Woolf’un bir cümlesi.
Yıllar önceydi
Ege’de, Santorini adasındaydık.
Her şeyin uçurumun kenarında olduğu o güzel ada. Üstelik bir değil, iki yanı da uçurum, kayalık.
Cafe Galini’yi anımsıyorum.
Uçurumun kenarında, kayalığa sığınmış bir hali var. Üflesen, aşağı yuvarlanacak gibi iğreti duruyor.
Buzlu uzo! Ve buzukinin sesi...
Litany çalıyor.
Güneş, ağustos göğü ve masmavi deniz... Arada, ansızın şiddetli bir rüzgâr üfürüyor. Tuhaf bir inleme, uçurumdan aşağı denize doğru uğuldayıp kayboluveriyor.
Virginia Woolf’un güncesini okuyordum:
“Neden hayat böyle trajik: neden böylesine bir uçurumun üzerindeki daracık bir kaldırım gibi? Aşağı bakıyorum, başım dönüyor; sonuna kadar nasıl yürüyeceğim, bilemiyorum.”
Herkes yola sonuna kadar yürümek için çıkar. Yarı yolda bırakmak istemez. Bazen de havlu atılır. Umudunu kaybedersin hayata karşı.
“Lady Carlisle öldü. Ne ümitlerle ve yeteneklerle hayata başladı ve her şeyini kaybetti diyorlar. Uyku hastalığından ölmüş, beş oğlunun da ölümünü gördü ve savaş yüzünden insanlığa olan bütün ümidini kaybetti.”
Ne hain oluyor hayat!
Virginia Woolf’un cümlesi. Mrs. Dalloway isimli romanını okurken altını çizdim. Savaş yüzünden beş oğlunun ölümünü gören anne için hayat hain olmaz da ne olur?..
Ama ille de hain değil. Parmaklarınız arasından hızla kayıp gitmesine izin vermeyin hayatın. Arada bir de olsa sımsıkı yakalayın, bırakmayın ki, hayatın güzel yüzü gülebilsin.
Güncesine not düşmüş Virginia Woolf, “Rezalet, rezalet! Bunca zamanın akıp gitmesine izin vermek!“ diye...
Nasıl engelleyeceksin ki?
Belki bir şeyler yaparak...
“Asıl hayat, yazmaktır!”
Ama Woolf gibi yazabilirsen...
‘Derin duygular’la...
“İnsan yazarken derin duygulardan yola çıkmalı, der Dostoyevski. Peki ben çıkıyor muyum? Yoksa kelimelerle bir şeyler mi uyduruyorum, o kadar çok sevdiğim kelimelerle? Hayır, sanmıyorum. Bu kitapta neredeyse çok fazla düşünce var. Hayatı ve ölümü, aklı ve deliliği vermek istiyorum; toplum düzenini eleştirmek istiyorum.”
Litany’yi dinliyorum.
Bu buzukinin sesi...
İçimdeki hüznü besliyor, büyütüyor.
İyi pazarlar!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024