Hasan CEMAL
Hitler'i, Stalin'i, düşünce polisleri...
1914'ten bir Anna Akhmatova resmi
St. Petersburg, 2001 yılı Haziran ayı.
Gece yarısıydı.
Ama güneş daha batmamıştı.
Ayşe'yle hayatımızda ilk kez bir "beyaz gece"yi yaşıyorduk.
Karşımızda Kışlık Saray.
Saray'ın önünde John Reed'i, Amerikalı
meslektaşımı, yirminci yüzyılı paramparça eden
1917 Devrimi'nin o komünist tanığını
anmadan, Dünyayı Sarsan 10 Gün isimli
kitabını hatırlamadan olur mu hiç?
7 Kasım sabahı çok geç kalktım.
Islak, puslu bir havaydı.
Top sesleri duydum.
Devlet Bankası'nın kapalı kapıları
önünde süngülü askerler duruyordu.
"Hangi yandansınız?" diye sordum,
"Hükümetten mi?"
Biri gülümseyerek cevap verdi:
"Artık hükümet kalmadı."
Gençten birine yaklaşıyorum:
"John Reed'i biliyor musun?"
"Tabii ki biliyorum. Okuldayken,
Dünyayı Sarsan 10 Gün'den çok söz ederlerdi.
Belki de okul kitabı olduğu için o zamanlar okumamıştım.
Ama şimdi okumak ilginç olabilir."
Yağmur çiseliyor.
Köhnemiş, dökülen bir yapı.
Rusya Siyasi Tarih Müzesi.
Yorgunlukla mutsuzluğu mavi gözlerinden
akan ihtiyar kadın bilet kesiyor.
Lenin 1917 yazında hemen her gün bu
balkondan aşağıdaki şu küçük meydanda
toplanan Petrogradlı işçi ve askerleri ajite edermiş...
Nevski Prospekt'te yürürken karşıma
anıların dipsiz kuyusundan Doğan Avcıoğlu çıkıyor.
Ankara'da, Adakale Sokak'taki Devrim dergisinin
önünde, ağzında emzik gibi cigarası,
Mao'cu gençlerle kafa buluyor:
Devrim, Nevski Bulvarı gibi dümdüz
değildir!
Nevski Bulvarı
Nevski Bulvarı'nın üstündeki Edebiyatçı Kahvesi.
Doğan Bey'den sonra karşımda bu kez
İlhan Abi, bir köşeden bana el sallıyor.
Puşkin'in 1837'de, delice sevdiği karısı için
düelloda ölmeye gitmeden önce bir kadeh
konyak içtiği kahve...
Hatırlıyorum.
İlhan Selçuk da 1980'lerin başında gelmişti St. Petersburg'a.
O zaman adı Leningrad'dı.
Çok sevmişti, hep anlatırdı.
Fakat memlekette 12 Eylül askeri yönetimi
olduğu için röportaj yazmasını istememişti Nadir Bey...
Dostoyevski'nin evi.
Gri bir bina, ne kadar kasvetli.
Daracık taş merdivenlerden yukarı çıkılıyor.
Budala'yı burada yazmış.
Burası nasıl bir şehir...
Ruhunun derinliklerinde saklı olan, hiç bitmeyen bir şeyler var.
Üç ihtilal yaşamış...
Tarih boyunca doğal afetler yakasını hiç bırakmamış...
Hitler ordularının 900 günlük kuşatmasından muzaffer çıkmış...
"Stalin terörü"yle boğuşmuş...
Ancak ruhunu hiç teslim etmemiş St. Petersburg...
Görmüş geçirmişliğin, yaşanmışlığın,
olgunluğun tüm izlerini taşıdığı için insanı bu kadar etkiliyor.
Aklıma takılıyor:
Bu şehir, St. Petersburg, kimin St. Petersburg'u?..
Bu şehri Rusya'nın Avrupa'ya,
modernleşmeye açılan tek kapısı olarak
18. yüzyılın başlarında inşa eden Büyük Petro'nun mu?
Bu kente sanat hazineleri yığan Çariçe Katerina'nın mı?
Yoksa Dostoyevski'nin mi?
Petro'nun Neva'ya bakan heykelini
Bronz Süvari isimli şiiriyle ölümsüzleştiren
büyük Puşkin'in mi St. Petersburg?
Ya Çaykovski ne olacak?
Gogol, Glinka, Mussorski...
Mayakovski...
Nobel ödülünün sahibi şair Brodsky...
Igor Stravinski...
Lolita'nın yazarı Nabokov...
Söyleyin:
St. Petersburg kimin, hangisinin?
Doğru yanıt, hepsinin şehri.
St. Petersburg'un ruhunu ve kültürünü hepsi
birlikte yoğurmuşlar yapıtlarıyla, acılarıyla...
Anna Akhmatova...
Az daha Anna Akhmatova'yı unutuyordum.
Büyük şairin ev müzesinin önünden
geçiyoruz, kocaman bir plaket çakmışlar duvara.
Hatıra fotoğrafı çektiriyoruz Ayşe'yle...
Vakit gece yarısını çoktan geçti.
Ortalık yeni yeni kararıyor.
Kışlık Saray'ın damındaki
heykeller canlanırken, beyaz gece bitiyor.
Neva Nehri'nin sularına vuran günün
son ışıkları harikulade...
Anna Akhmatova'yı düşünüyorum.
Özellikle Stalin döneminde yaşadığı acıları...
Kendisi gibi şair olan kocasının idamını...
Stalin'in ölüm kamplarında yıllarını geçiren oğlunu...
Yirmi yıl boyunca Anna Akhmatova'nın
tek bir şiirini bile yayımlatmayan
Stalin sansürünü düşünüyorum.
Bunları düşünürken, yeni bir şey öğreniyorum.
İçim allak bullak oluyor.
Anna Akhmatova Stalin döneminde
yazdığı bazı şiirleri önce ezberler,
sonra yakarmış... Böyle yapan başka
şair arkadaşları da varmış... Stalin
polisinin eline düşmemek için şiirlerini
yakarlarmış... Arkasından bir kafede
buluşup birbirlerine yaktıkları şiirleri
okurmuşlar fısır fısır...
Bu şiir yakmayı iki gün önce Youtube'da
rastladığım bir Anna Akhmatova
belgeselinden öğrendim.
Hüzün bastı içimi.
Bu acılar hiç bitmiyor.
Şiirini yakan bir şair...
Akıl alır gibi değil.
Hitler'i, Stalin'i, düşünce polisleri başımızdan hiç eksik olmuyor.
Lanet olsun!
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024