Hayko BAĞDAT
Taktikleri çok anlaşılır aslında. Alışalım istiyorlar…
Artık hiçbir çocuğun cenazesini katlettikleri Berkin Elvan gibi milyonlarla kaldırmayalım istiyorlar.
O kadar çok çocuk öldürüyorlar ki en fazla sosyal medyada resim şeridi gibi önümüzden geçebiliyor isimleri. O çocuklardan hiçbirinin yüzünü, suretini, hikayesini, öldürülüş biçimini hatırlamayalım istiyorlar.
Artık hiçbir gencin cenazesinde alanlara doluşmayalım istiyorlar.
O kadar çok genç öldürüyorlar ki cinayetlerin sene-i devriyesinde hafızamıza hiçbir gencin katledilme tarihi kazınmasın istiyorlar.
Artık hiçbir katliamın yasını tutmayalım istiyorlar.
O kadar çok katliama yol veriyorlar ki Sivas sonrası gibi, Maraş sonrası gibi, Roboski sonrası gibi meydanlarda katillerin adını dövizlere yazdığımız anmalar yapılmasın istiyorlar.
O kadar çok kadın, o kadar çok işçi, o kadar çok trans, o kadar çok Kürt, o kadar çok insan öldürüyorlar ki artık vakayı adiyeden sayılsın istiyorlar.
O kadar çok hırsızlık yapıyorlar ki…
Şirketleri, okulları, televizyon kanallarını, gazeteleri, ağaçları, ormanları, Roman mahallelerini, Tarlabaşı sokaklarını, emekli maaşlarını, kul hakkını çalıyorlar…
Kendi vatandaşlarını yenip yenip savaş ganimeti olarak onlara gasp yapmayı helal görüyorlar…
Özgürlükleri çalıyorlar.
O kadar çok hukuksuzluk yapıyorlar ki artık utanma gereği duymuyorlar.
‘Terörist’ diye damga vurduklarını önce toplumda linç ettirip mafyalara hedef gösteriyorlar. Sonra taşeron savcılarla, hakimlerle iş tutup kodese tıktırıyorlar.
Gazetecileri, akademisyenleri, liselileri, ev hanımlarını, hayırsever teyzeleri, gazete dağıtıcılarını, belediye başkanlarını, kreş öğretmenlerini, meslek odalarını, sendikacıları, parti başkanlarını, milletvekillerini, çocukları, gençleri terörist ilan ediyorlar.
Kendilerine üç yeni terörist bulmuşlar şimdi.
Ahmet Nesin’e, Şebnem Korur Fincancı’ya, Erol Önderoğlu’na kelepçeyi vurup tutsak ettiler.

Allah adına soruyorum size. Bu isimlerin terörist olduğunu gerçekten düşünen var mı içinizde?
Ahmet Davutoğlu’nun, Feridun Sinirlioğlu’nun, Hakan Fidan’ın kendi adamlarınca hain ilan edilmesine vesile olan Suriye politikasında yapılan yanlışları gazetesinde ifşa etti diye Can Dündar’ın, Erdem Gül’ün terörist olduğuna ikna olan var mıydı ki zaten?
Ahmet Nesin sağda solda patlayan bombaların, kapı nöbetinde öldürülen kadın polislerin müsebbibi veya destekçisi olabilir mi?
Ne yazmış bu adam daha önce?
Hangi faaliyetlerde bulunmuş?
Yayınladığı kitaplarına bir göz atalım: ‘Sadrazamın Sol Topu’, ‘Aşağı Yukarı Kasımpaşa’, ‘Korkmayın Futbol Topu Bu…’, ‘Bana Aşk Kırpıldı’, ‘Lodosun Karaya Vurduğu Darbeler’, ‘Ne Kadar Sallarsan Salla’, ‘Asarım Keserim Ben Bir Demokratörüm’, ‘Yaz Babam Yaz’,‘Ti-Shirtlüler ve Ba-Shirtlüler’, ‘Sen Biraz Odak mısın Ne?’, ‘Sanıklar Cumhuriyeti.’
Anlı şanlı bir terörist çıkara çıkara bu kitapları mı çıkarır piyasaya?
Kimmiş bu Şebnem hanım? Hangi örgütün elebaşıymış? Hangi terör eylemine alkış tutmuş?
Ne gibi icraatları varmış; bakalım:
İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde adli tıp lisans ve yüksek lisans dersleri veriyor.
İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora tez danışmanlığı yapıyor.
2009’dan beri Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) başkanlığını yürütüyor.
Devletin işkencelerin üstünü örttüğü 1990’larda, işkenceyi saptayan raporlar verdikçe ve tıp etiği üzerine yazılar yazdıkça, devletin bütün engellemeleriyle karşılaştı.
Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü eski müdürü Adil Serdar Saçan’ın yaptığı işkenceleri kanıtladı.
Uğur Mumcu davasının tanıkları için istediği tetkikler sonucunda Mehmet Ağar’dan tehdit alıp Şevket Kazan tarafından görevden alınan Adli Tıp Kurumu’nun eski başkanı.
Sendikacı Süleyman Yeter’in öldürülmesi, Manisalı gençlere işkence yapılması ve Umut davasıyla ilgili dosyalarda işkenceyi raporlardı.
Tahliye edilmeleri için Adalet Bakanlığı ve Adli Tıp Kurumu raporuna ihtiyaç duyan cezaevlerindeki çok sayıdaki hasta tutuklunun sorununu gündeme taşıdı.
2014 yılında Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nü aldı.
Çatışmaların ve sokağa çıkma yasaklarının haftalarca devam ettiği ve yerle bir edilen Cizre’ye giden İHD ve TİHV heyetinde yer alan ve inceleme yapan Fincancı, “Bodrumlarda çocuklara ait kemik parçaları var. Bu bir soykırım girişimidir” demişti.
Peki Erol Önderoğlu hangi hainliklerle gündeme gelmiş?
Vatandaşın kanına girecek ne kötülükler etmiş?
Bakalım?
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından 2014 yılı Basın Özgürlüğü Ödülü’nü alan Önderoğlu, Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi ve BIA Medya Gözlem Raporları raportörüydü.
1996’dan beri uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü Türkiye muhabiri ve temsilcisi olarak çalışıyordu.
1999’dan beri İPS İletişim Vakfı’nın projesi olan bianet sitesinde, Hukuki Destek Masası koordinatörü, ifade özgürlüğü editörü ve yayın yönetmeni olarak çalıştı.
Bu üç ismi aynı anda bünyesinde barındıran örgüt hangisidir?
Bu üç ismin tek ortak özelliği ne olabilir?
Söyleyeyim size: Devletin vatandaşa karşı işlediği suçlarla mücadele etmek.
Bu üç isim insan öldürdüğü için değil, öldürülen insanların hesabını sormak istedikleri için tutsaktır.
Dışarda kalan benzer isimlere ibreti alem olsun diye bilekleri kelepçelidir.
Cana kıymak için değil cana kıyılmasın diye didindikleri için Erdoğan’ın hedefindedir.
Hiçbirinizin çocuğunu tehdit eden değil, çocuklarınızın canını korumak için davrananlardır.
“Savaş sonsuza kadar sürecek” dedikleri için değil “Hemen barış istiyoruz” dedikleri için başları beladadır.
Taktikleri çok anlaşılır aslında. Alışalım istiyorlar… Yılalım istiyorlar…
Başaramayınca kuduruyorlar.
Tarih kimilerini kuduz kimilerini kahraman diye anarken tam da buna bakıyor işte…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2025
20.02.2025
12.02.2025
5.02.2025
29.01.2025
23.01.2025
15.01.2025
8.01.2025
18.12.2024
11.12.2024