Hilâl KAPLAN
Kuzey İrlanda'nın Omagh kent merkezinde, 15 Ağustos 1998'de, öğleden sonra 15.10'da büyük bir patlama yaşandı. Bombalı saldırıda, 29 sivil ölmüş, yüzlerce kişi feci şekilde yaralanmıştı. Ölenler içinde ikizlere hamile bir kadın, gezmek için orada bulunan dört turist genç kız ve daha pek çok masum insan vardı. Aynı gün patlamayı, 'Gerçek IRA' üstlenmişti. Gerçek IRA, Britanya ve Kuzey İrlanda ile IRA arasında sürdürülen müzakerelere binaen örgütün süresiz ateşkes ilan etmesine itiraz olarak, 1997'de IRA'nın bölünmesiyle ortaya çıkmıştı.
Patlamanın zamanlaması da dikkat çekiciydi. IRA'nın silahsızlanmayı kabulünü de içeren Hayırlı Cuma Anlaşması'nın imzalanmasının üzerinden sadece birkaç ay geçmiş; daha adımların hiçbiri net olarak pratiğe dökülememişti. O gün sonrasında olanları, barış görüşmelerini Britanya adına yürüten Başbakan Tony Blair'in sağ kolu Jonathan Powell'dan dinleyelim:
'Barış görüşmelerindeki barış yıkılmıştı. Ama kimse bunu vazgeçmek için bir sebep olarak görmedi. Bilakis, böyle anlamsız şiddet olaylarının bir daha olmaması için çabalarımızı artırmamız yönünde bir sebep olarak algılandı. Başbakanlık'taki (No. 10) ana kademe üyelere gönderdiği gizli notta, Tony, bombalamanın geçmişe bir dönüş olarak okunmaması gerektiğini, siyasî sürecin hâlâ devam ettiğini ve edeceğini belirtti. Kuzey İrlanda'daki bütün parti liderleri de benzer şeyler söyledi. Omagh patlamasının ardından barış süreci tekrar rayına oturmuştu. Eğer Kuzey İrlandalılar acılarına yenik düşmüş olsaydı, süreç sona erebilirdi.' ('Great Hatred, Little Room, s. 138)
Kuzey İrlanda halkı ve siyasetçileri, sabotajın amacına ulaşmasını engelledi. Omagh bombalaması, süreci zayıflatan değil; güçlendiren ve kalıcılaştıran bir etkiye yol açtı. Barış süreci, Aralık ayıyla beraber hızlanarak devam etti ve başarıya ulaştı.
Omagh bombalaması ve sonuçlarını hatırlattım. Çünkü barış, önlenemez bir hızla üzerimize doğru geliyor. Süreç başladığından beri olanlara bakarsak, Paris suikastinden ABD Konsolosluğu'nun bombalanmasına, Cilvegözü Sınır Kapısı'ndaki patlamadan Milliyet'teki sızıntıya kadar pek çok şüpheli olayın süreci hedef aldığını söylemek yanlış olmaz. Çünkü sürecin çözüme gitmesi, o kadar çok odağı tehlikede hissettiriyor ve varlık nedenini ortadan kaldırıyor ki.
ABD ve İngiltere, en azından şimdilik süreci destekliyor gibi görünüyor. Ancak Fransa ve Almanya için aynısını söylemek zor. Aynı şekilde, Suriye ile İran ve dolayısıyla Rusya, sürecin başarıya ulaşmasının ve Türkiye ile legal-illegal Kürt örgütlerinin ilişkisinin düşmanlık değil, ittifak zemininde tekrar tanımlamasının Esed rejiminin yıkılmasını hızlandıracağını da görüyor. İran'da geçtiğimiz hafta, Kürtlere yönelik 2008'den beri en kapsamlı tutuklama operasyonunun gerçekleşmesi de bunu doğruluyor. Zira İran rejimi, hem Esed düştükten sonra hem de PKK, Türkiye'ye karşı silahsızlanma yoluna girdikten sonra varlığının tehlikeye gireceğinin farkında.
İçerideki güçlerin barışa karşı olmasının da sebepleri muhtelif. MHP, seçimler öncesindeki nerdeyse tek argümanı terör sorunu olduğu için, halka sunacağı başka bir projesi olmadığını biliyor. 'Devleti kuran' CHP ise, sürecin başarıyla tamamlanmasının, halkı düşman olarak gören devlet paradigmasının kökten değişimi anlamına geleceğini görüyor. Ve büyük bir panikle, sürece MHP'den bile daha çok zarar vermek için çabalıyor. 'Yeni CHP'yi temsil edenlerin, tam da konuşmaları gereken bir zamanda susmaları da bu yüzden. CHP, çareyi özüne dönmekte buluyor.
Bu seneki Nevruz/ Newroz, tarihî bir dönüm noktası olacak. BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak'ın dediği gibi Öcalan, 'ateşkesten de öte bir çağrı' yapacak. Türk-Kürt tarihî birlikteliğine vurguyla PKK'nın yüzünü İran-Suriye-Rusya bloğundan Türkiye'ye döndürmesini, tüm PKK kamuoyunun Türkiye'nin silahların gölgesinden uzak demokratikleştirilmesi sürecine katkı yapmasını ve PKK'nın önce süresiz çatışmasızlık ilan etmesini, sonra da sınır dışına çıkmasını isteyecek.
Büyük barış yolunda, büyük provokasyonlar yaşanabilir. Halk olarak şimdiden hazırlıklı olmalı, bu provokasyonları boşa çıkarmanın yolunun onlara gelmemek olduğunu unutmamalıyız. Kuzey İrlanda örneğinde olduğu gibi muhalefet siyasetçilerinden ne yazık ki umudum yok. Umudum, 30 yılda 50.000 cenaze evine sahiplik yapmış insanımızın ferasetinde...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019