Hilâl KAPLAN
Uludere faciası, Ak Parti döneminde yaşanan en büyük adaletsizlikti.
Faili meçhul dosyalarının tek tek tozlu raflardan indirildiği, kayıpların mezarlarının savcılar tarafından açıldığı, bir insanımız daha ölmesin diye büyük siyasî risk alan bir hükümetin, böylesi bir haksızlığa imza attığını düşünmek zor. Ak Parti'nin Kürt meselesindeki duruşuyla taban tabana zıt bir durum söz konusu çünkü.
Daha kuşkulandırıcı olansa, savaş teknolojilerinin en geliştiği dönemde, devletin en cüretkâr suçları işlediği vakitlerde bile yaşanmamış bir sivil katliamının gerçekleşmiş olmasıdır. Uludere, kalbimizde yara, aklımızda soru işaretidir.
Uludere'yi ziyaret ettiğimde, bombalamada ortanca oğullarından Nadir'i kaybeden Alma ailesine misafir olmuştuk. Sohbetimiz sırasında Nadir'in babası Sadık Bey, Uludere'nin hükümete karşı kurulan bir tuzak olduğundan emin olduğunu söylemişti. Neden böyle düşündüğünü sorduğumdaysa, Bülent Arınç'ın saldırıdan bir hafta önce Meclis'te 'Kürtlerin bütün haklarını vereceğiz' diye başlayan o tarihî konuşmasını hatırlatıp 'misilleme' yapıldığını ima etmişti. Ve eklemişti: 'Ama hükümet suçluları saklarsa, başımıza geleni onlardan biliriz.'
Uludere'nin üzerinden, bu çelişki içerisinde yaşanan 1,5 yıl geçti. Soruşturma dosyası, sivil savcılıktan askerî savcılığa gönderildi. Gidişattan kaygı duyan aileleri temsilen altı kişi, Şerafettin Elçi Havalimanı'nın açılış töreni sonrasında Başbakan Erdoğan'la buluştu.
Hüzünlü bir atmosferde geçen toplantıda, aileler Başbakan Erdoğan'dan faillerin bulunmasını istedi. Edindiğim bilgilere göre, Başbakan Erdoğan da, bu hadiseye yaslı aileler kadar üzüldüğünü, hatta bu yüzden eşini ve kızını oraya gönderdiğini, bunun aslında bir üzüntü beyanı olduğunu dile getirmiş.
Görüşme sırasında, biraz önce sözlerini alıntıladığım baba Sadık Alma, Başbakan'a, olay sırasında iki oğlunun askerde olduğunu, oğlunun eve harçlık getirmek için kaçağa gitmek zorunda kaldığını söylemiş. Basınınsa kendilerini PKK'lı gibi yansıttığından yakınarak, oğullarını fotoğrafını Başbakan'ın önüne koymuş. Odada uzun bir sessizlik olmuş. Bombalamada kardeşini yitiren Veli Encü, o anı şöyle anlatıyor: 'Sessizlik oldu. Başbakan sadece sustu. Başbakan'ı üzüntüsünü dile getirirken inandırıcı buldum.'
Yıllardır, ne yazık ki bazı çevrelerce kamuoyuna ezberletilen bir cümleyi tekrarlayan Adem Ant'ın babası Reşit Bey, 'Böyle bir operasyonun talimatını ancak Başbakan verebilir diye düşünüyorum' deyince, Başbakan 'Hayır, talimatı ben vermedim' diye karşılık vermiş.
Aileler, dava dosyanın sivil savcılıktan askeri savcılığa intikalinden duydukları rahatsızlığı da iletmiş. Başbakan Erdoğan ise, askerî veya sivil savcılık olmasının önemli olmadığını, bu olayın aydınlatılması için ellerinden geleni yapacaklarını, çözüm sürecini biraz da yeni Uludereler yaşanmaması için başlattıklarını söyleyerek, ailelerden biraz daha sabırlı olmalarını rica etmiş.
Uludere soruşturmasını, gizlilik kararı çerçevesinde yürüten Diyarbekir Cumhuriyet Başsavcılığındaki özel yetkili savcı, ilginç bir performans sergiledi. Gizlilik kararı çerçevesinde 1,5 yıl soruşturma yaptı. Kimi çağırdı, kimle görüştü, ne araştırdı, bilinmiyor. Mecliste olayı soruşturan alt komisyonun, Genelkurmay Başkanlığı'ndan bilgi istemesi üzerine azarlayıcı tonda bir açıklama yaptı:
'Uludere soruşturmasıyla ilgili soruşturmanın patronu biziz. Biz burada adli bir soruşturma yürütüyoruz. Genelkurmay Başkanlığı'ndan bugüne kadar soruşturma için istediğimiz bütün bilgi ve belgeleri aldık. Biz Genelkurmay Başkanlığı'na bu tür bilgi ve belgelerin istenmesi durumunda bunların verilmemesi ve bu belgeleri isteyen kurum ve kuruluşların bize yönlendirilmelerini istedik. Bilgimiz dışında, hiç kimse bilgi ve belge veremez.'
Dosyası hakkında bu kadar 'kıskanç' şekilde koruyucu olan savcılık, 1,5 yılın ardından ve ne hikmetse Gezi Olayları vesilesiyle ülkede âdeta bir kalkışma yaşanırken, dosyayı askerî savcılığa devrediverdi. Bence sivil olanı böyleyse, bir de askerî savcılıktan ne çıkacağını görmekte fayda olabilir.
Başbakan Erdoğan'la buluşan Uludereli anne-babalar, başka evlâtların kaybedilmemesi için gereken sağduyu gösterdiler. Hepsinin ellerinden öpüyorum. Çözüm süreci aşama kaydederken, hakikatlerin araştırılması noktasında Uludere'ye öncelik verileceğini umuyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019