Hilâl KAPLAN
'Ben yalnız beyazların hakimiyetine karşı savaşmıyor, siyahların da hakimiyetine karşı savaşıyorum. Benim tek istediğim, herkesin eşit ve aynı haklara sahip olduğu, birlikte uyum içinde yaşayan bir toplumdur.'
Nelson Mandela
Güney Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Zuma'nın devlet televizyonundan duyurduğu gibi, Afrika en kıymetli evlâdını kaybetti. Nijerya, Gana, Uganda ve Kenya başta olmak üzere diğer Afrika ülkelerinin de üç günlük yas ilan etmesi bunu gösteriyor.
Mandela, kendi jenerasyonu içerisinde yüksek eğitim görme şansına kavuşan nadir gençlerdendi. Adaletsizlikle mücadele etmek için hukuk okudu, avukat oldu. Ama ülkesi sömürgeciler eliyle yönetiliyor, siyahlara değil vatandaş, insan muamelesi dahi çok görülüyordu. Ve hukuk üzerinden adalet arayışı netice vermiyordu.
21 Mart 1960 günü, pek çok Afrikalı gibi onun için de bir kırılma noktası olacaktı. O kara günde, apartheid rejiminin güvenlik güçleri, tam 69 sivil protestocuyu kurşuna dizdi. Tarihe Sharpeville Katliamı olarak geçen bu zulüm, Mandela'yı silahlı direnişin bir mecburiyet olduğuna ikna etmişti.
Katliam sonrası apartheid rejimi, BM tarafından kınandı ve İngiliz Milletler Topluluğu'ndan dışlandı. Bu arada rejim de öfkesini yine sivillerden çıkardı. Olağanüstü hal ilan edildi, toplam 18.000 kişi tutuklandı. En önemlisi Afrika Ulusal Kongresi kapatıldı. Bunun üzerine Kongre'nin silahlı kanadı 'Ulusun Mızrağı' harekete geçecekti.
Mandela, o dönemi, ünlü 'Ölmeye Hazırım' konuşmasında şöyle anlatır:
'Haziran 1961'in başında, Güney Afrika'nın durumu üzerine uzun bir değerlendirmeden sonra, ben ve bazı meslektaşlarım, şiddetin bu ülke için kaçınılmaz olduğu sonucuna varmıştık. Afrikalı liderlerin, hükümetin taleplerimize şiddetle karşılık verdiği bir ortamda barışı ve şiddetsizliği savunmasının gerçek dışı ve yanlış olduğu sonucuna varmıştık (...) Her ulusun hayatında, sadece iki seçeneğin kaldığı bir an gelir: Teslim olmak ya da direnmek. İşte o an Güney Afrika için gelmişti. Teslim olmayacak ve halkımızın savunması, geleceği ve özgürlüğü için var gücümüzle vuracaktık.'
Madun, sadece hakkı çiğnenen bir mağdur değil; aynı zamanda çiğnenen hakkını aramasının yolu hukukî, siyasî ve toplumsal olarak kapalı olandır. Madun, kendini temsil etmesinin, 'dile gelmesinin' imkânı elinden alınmış olandır. Maduniyet şartları da, haklı bulun veya bulmayın, Mandela ve arkadaşlarını bu yola yöneltmişti. Bu süre zarfında, içinde bebek ve kadınların da olduğu yüzlerce sivil ölümü yaşandı.
Ancak 27 yıl hapiste kalan Mandela, milletine gerektiğinde yaşamanın ve yaşatmanın önemini de hatırlatan kişi oldu. Daha önemlisi intikam yerine hatırlayarak affetmeyi öğretti. Onu 'Madiba' yapan, hapisten çıkarıp ülke başkanı haline getiren dinamik de buydu. (En nihayetinde daha 2008 yılına kadar ABD'nin terör listesinde olduğu için giriş yapamamış ama bugün ABD Başkanı tarafından 'ilham kaynağı' olarak nitelenen birisinden bahsettiğimizi unutmayalım.)
Mandela'nın vefâtının ardından beyazların söz sahibi olduğu muhalefetteki Demokratik İttifak Partisi lideri Helen Zille'nin bile 'Bugün Güney Afrika diye bir ulus varsa, o ulus varlığını Mandela'ya borçludur' diyerek bu gerçeği itiraf etmesi, Mandela'nın büyüklüğünün en sarih kanıtı olsa gerek… (İbrahim Tığlı'nın haberi-Dünya Bülteni)
Marifet ölmeye veya öldürmeye hazır olmaktansa, yaşamaya ve yaşatmaya hazır olmakta sanırım. Ne dersiniz?
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Her şey güzel olur tabii!
17.06.2019 - Mazlum Başbakanım
27.05.2019 - Sağa sola T.C. yazmakla olsaydı...
6.05.2019 - Kılıçdaroğlu’na YPG için ‘terörist’ dedirttik
1.05.2019 - Havalimanı canavarı, metrobüs sapığı ve diğerleri
29.04.2019 - Papa ve 1915
24.04.2019 - Mundar seçim!
16.04.2019 - Assange’a karakol, Dündar’a saraylar
15.04.2019 - Akdeniz’den geliyorlar
12.04.2019 - Belediyelerde yeni dönem: Koalisyon yönetimi
8.02.2019
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Ad Soyad Giriniz...
evet arkadaşınıza verdiğiniz destek güzel ama bu desteği daha önce bu olaylar olmadan önce verecektiniz gerçekten böyle düşündüğünüze inanmıyorum ki önderin bu konuda sizin yazacağınız yazılara ihtiyacı yoooooookkkkkk
öfkeli
hoşgeldin sivil vesayet.Kendini padişah ve de hazineyi helal sayan ların şerrinden Allah bu milleti korusun.