Hilâl KAPLAN
Orada bir ülke var uzakta. Gittiğinizde ve gördüğünüzde o kadar da uzak olmadığını fark edeceğiniz bir ülke. En işlek pazarının adı Malatya, en ünlü restoranının adı Antep, mahallelerinin adı Arapkir ya da Nor Maraş (Yeni Maraş), radyosunun adı Van olan bir ülke Ermenistan. Nüfusunun %70'inin atalarından en az bir tanesinin Anadolulu olduğu bir ülke... Uzaklık öğrenilen bir şeymiş çünkü, Ermenistan'a gidince öğreniyorsunuz.
Erivan'daki son akşam yemeğimizde, ataları Kayseri ve Sivas'lı olan Salpi Ghazariyan, son sözü almak istedi ve yüreğinden kopanları şöyle paylaştı:
"Bir şeyler söylemek istiyorum ama göz yaşlarım sözlerimi bölerse sizlerden şimdiden özür dilerim. Anılar garip şeyler, sadece size ait olmuyor, yaşandıklarıyla kalmıyorlar; nesilden neisle geçiyorlar. Anneannemin anılarıyla büyüdüm ben ve ne yazık ki hiçbiri güzel anılar değildi. Ama yine de adım gibi eminim ki anneannem şimdi bu masada olsaydı, buradaki herkesten çok sizlerle, Türkiye'den gelenlerle beraber daha rahat hissederdi kendisini. Ve biz bu gezi sayesinde o kötü anıların yerine güzel olanları koyabildik, keşke O da bugün, burada bizimle olabilseydi..."
Salpi Hanım, göz yaşlarına hakim olamayarak konuşurken 1915'in iki halk için önemi üzerine düşünüyorum. Ermeniler için kurucu unsur olan bu travma, bizler içinse âdeta bir "kurucu-dışarı". O travmayı dışlayarak, yine o travma üzerine kurulmuş olan bir ülkede yaşıyoruz ama atalarımız biliyordu. Büyük çoğunluğu sessizliği seçti, küçük bir kısmıysa kulağımıza fısıldayarak büyüttü bizleri. Örneğin geziye katılan arkadaşların kimisi kendi köylerindeki Ermeni evlerinden bahsetti, kimisi anneannesinin Ermenice bildiğinden hareketle aslında yıllardır şüphelenmiş olduğu bir gerçeği fark etti.
Yine aynı yemekte söz alan Stefan Galoşyan'ı uzun uzun dinledik o gece, her bir cümlesine dikkat kesilerek. Galoşyan, 1980 darbesi sonrası Ermenistan'a göçmüş ve bir yıl içinde vatandaşlığa kabul edilmiş. Türkiye'yi terk etmesinin nedenini sorduğumuzda "Az şey mi gördük çocuğum?" diye soruyor ve ekliyor:
"Hadi 1915'i bir kenara koy. Ben 6 Eylül'ü gördüm, Varlık Vergisi'ni gördüm. Nasıl güvenip de kalaydım?" Askerî darbe olmuş. Evini arayacaklar. Kütüphanem var kocaman, ille bir suç bulacaklar. Okumak günah mı? Ama bulacaklar. Diken üzerindeydik hep, darbe son damla oldu."
1932'de Malatya'da doğan Galoşyan, küçük yaşta babasını kaybetmiş. Askerliğini Adapazarı'nda yaptıktan sonra annesi ve kardeşleriyle beraber İstanbul'a göçmüşler. Dedelerinden miras ahşap oymacılığındaki ustalığı sebebiyle mobilya sektöründe kısa zamanda oldukça ilerlemiş. 6 Eylül günü evine doğru ilerlerken yağmacıların kendi evlerine de oldukça yakınlaşmış olduğunu görmüş. Heyecan içinde eve koşmuş, annesi ve kardeşleri panik içindeymiş. O gün çok sevdiği, paraya kıyarak aldığı bir gömlek almış. Akıllarına gömleği Türk bayrağına çevirmek gelmiş. Hemen beyaz kartondan bir ay ve yıldız yapıp, gömleği de keserek bayrak haline getirmişler ve camlarına asmışlar. O büyük yağmadan işte böyle kurtulmuşlar. "O gömleği giymek nasip olmadı, ona yanarım" diye espri yaparak o günü anlatıyor. Bizde üzülüyoruz, buruk bir gülümsemeyle dinlemeye devam ediyoruz. Babası Malatya'daki mezarlıkta, annesiyse İstanbul'da. Akrabaları Türkiye'de kendisi Ermenistan'da yaşasa da "Mutluyum" diyor. "Yaşadıklarımız çekilecek şey değildi" diye ekliyor. 1915'e ilişkin resmî tezi anlatmadığı için oğlunun tarih dersinden sınıfta bırakılmasından tutun da sokakta ailesiyle birlikte yürürken "gavur" kelimesinin eşlik ettiği küfürlerden aldığı nasibini anlatıyor.
Gezi boyunca görüştüğümüz hemen herkes Türkiye'de "güzel şeyler"in de olduğunun farkında. Kimi Van Ahtamar'daki Surp Haç Kilisesi'nin açılışında bulunmuş, kimisi Diyarbekir'de restore edilip tekrar açılan Surp Giragos Kilisesi'nden haberdar olmuş. Kimi Taksim'deki 24 Nisan anmalarından umutla bahsediyor, kimi azınlık mallarının iadesinden...
Ermenistan'dan döndük, güzel anılarla beraber. Sanırım bu güzel anıları çoğalttıkça, acıların üzerimizdeki dayanılmaz ağırlığı da hafifleyecek.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019