Hilâl KAPLAN
Taksim, Türkiye'nin değil, dünyanın en çirkin meydanlarından birisidir. Gürültü kirliliğinin egzos gazlarına karıştığı, AKM gibi estetik yoksunu binalara, hem ağaç hem manzara katili büyük otellerin eşlik ettiği, trafik keşmekeşinin tavan yaptığı bir ucubedir. Bu yüzden Taksim Yayalaştırma Projesi'ni büyük ölçüde destekliyorum. Çünkü bu proje sayesinde Taksim'in, ideal bir meydanda olması gerektiği üzere yayaların serbestçe dolaştığı, hava ve gürültü kirliliğinin azaldığı, estetik değerinin arttırıldığı bir alana dönüştürülmesi planlanıyor.
Projenin İstanbul Büyükşehir Meclisi'nden, şimdilerde projeye muhalifmiş rolü kesen CHP başta olmak üzere muhalefet parti üyelerinin oyları sayesinde 'oybirliği'yle geçme sebebi de budur. Hatta CHP'li üye Fahrettin Kayhan da, o toplantıda takdirini şu sözlerle ifade etmiştir:
'Biliyorsunuz İstanbul'umuzun pek çok sorunu var. Bunların en başında da ulaşım, trafik sorunu geliyor. Güzel bir proje yapılmış. Biz her defasında belirtiyoruz. İstanbul için yapılan olumlu, İstanbul halkı lehine yapılan bütün projelere Cumhuriyet Halk Partisi olarak destek vereceğimizi beyan ediyoruz. Şimdiye kadar İstanbul'u yönetenler tarafından böyle bir projenin yapılmamış olması büyük eksiklik. Bugün böyle bir projenin yapımında emeği geçen herkese Cumhuriyet Halk Partisi olarak teşekkür ediyoruz.'
Ancak proje kapsamında, özellikle Gezi Parkı alanının küçültülmesine sebep olacak olan tarihî Topçu Kışlası'nın yeniden yapımı bir kesimin rahatsızlığının kaynağını oluşturuyordu. Otobüslerin rengine bile karar verirken halkın fikrini soran Büyükşehir Belediyesi'nin de hemen hiçbir halkla ilişki çabası sarf etmeden bu işe kalkışması fitili ateşledi. Yeri değiştirilecek olan 13 ağaç üzerinden eylem örgütlendi. Ne var ki bu eylem, polisin kamu asayişini ve sağlığını hiç önemsemeden biber gazına abanmasıyla kendi sınırlarını aştı. Haklı veya haksız muhtelif sebeplerle Ak Parti'ye karşı bilenmiş kesimlerin kendini ifade mecrasına evrildi.
'Sermaye defol' diye pankart açan eylemcilere sermayedarlar sahip çıktı.
'Kahrolsun Amerikan emperyalizmi' diye haykıranlara ABD Büyükelçisi ve Avrupa Birliği destek verdi.
Yalan haberler karşısında muhalif gazeteciler, meslekî melekelerini kaybedip bolca dezenformasyon yaptı.
Gerisi çorap söküğü gibi geldi...
Arap Baharı'nı emperyalist proje olarak görüp 'Türk Baharı' naraları atanlar,
Komutanlığı sürecinde Hakkâri'de yakmadığı orman kalmayan emekli askerler,
Gökkafesler'de, orman arazilerindeki villalarında sefa sürüp başımıza çevreci kesilen ünlüler,
Sivil itaatsizliğin âlâsını yapanlara 'otoriteye biat' önerip bürokraside istedikleri kadar yer kapamayınca 'anarşist' kesilenler,
Ak Parti'de makam mevki sürecinin sonuna gelmiş olanlar...
Tabii, ne yazık ki bu kesimler içerisinde kendilerini 'Mustafa Kemâl'in askerleri' olarak konumlandırıp darbe çığırtkanlığı yapanlar da başı çekti. Hazır böyle bir ivme yakalanmışken, demokratik çerçevede başlayan eylemi anti-demokratik bir zemine sürüklediler.
Ağaç devirmeye karşı olan grupların temsili, yerini hükümet devirmeye taraftar olan gruplara bıraktı. Bu minvalde, başta BDP'liler olmak üzere göstericilerin düşmekte olan çığın nereye yuvarlandığını da iyi hesap etmesi gerekir sanırım.
Eyleme katılanlar içerisinde derdi hükümeti devirmek değil, demokratikleşme olan kesime Ak Parti dikkat kesilmelidir. Başbakan da sanırım farkındadır ki, kendisinin referandum sürecinde teşekkür ettiği gruplar dahili pek çok demokrat ya meydanda ya da gözaltındadır. Bu kesimlerdeki sosyolojiyi iyi okuyarak hükümetin önce burada bir sorun olduğunu kabul etmesi gerekir. Bu memnuniyetsizliğin sebeplerini araştırmaya eğilmesi gerekir. Zira Ergenekonperestler, Gezi itirazı belli bir temsiliyet kazanıp ortaya çıkınca meydanlara dökülmüştür. Ama onlar meydanı hegemonize etmeden de orada olan ve Ak Partifobiden muzdarip olmayan bir kitle vardır. Ötekilerin talebi anti-demokratik yollarla hükümeti yıkmak gibi gayri meşru bir istektir. Lakin mevzubahis grupların talepleri özellikle Başbakan Erdoğan'dan daha yapıcı ve tahkir etmeyen bir dil, gösteri hakkına saygılı bir polis teşkilatı ve farklı sesleri duymaya açık bir hükümettir. İşte bu çağrıya kulak verilmesi şarttır. Bu minvalde Başbakan'ın dünkü sağduyulu açıklamaları, polisin hükümetin emriyle Taksim'den çekilmesi ve aşırı güç kullanımına ilişkin
soruşturma başlatılması, Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın Gezi Parkı Platformu ve Mimarlar Odası temsilcileriyle buluşması müsbet adımlardır.
Suriye krizinde önemli mesafeler kat edildi. Derecelendirme kuruluşları bile hükümetin ekonomik başarısına kayıtsız kalamadı. Kalkınmamız geri döndürülmesi zor bir hızla devam ediyor. En önemlisi 30 yıllık bir şiddet kabusundan uyanmak üzereyiz.
Okyanusları aşmışken, derede
boğulmayalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019