Hilâl KAPLAN
'Hatırlanmak bile istenmeyeceksin.
Yatacak yerin yok, bilesin.
Tükürmesinler diye mezar taşına, toma bekleyecek başında.'
Ulusalcı yazar
***
'Başbakan'ı idam sehpasına götürürlerken üzüleceğim. Demokrat olduğum ve idama karşı olduğum için. Ama 'Allah'ın sopası yok' da diyeceğim.'
Troçkist yazar
***
'Yarının Türkiyesi'nde AKP'yle teması olan hiçbir kurum, kuruluş ve yapı kalmayacak. Erdoğan'la birlikte hareket eden bütün yapılar, buna cemaatler ve tarikatler de dahil, tasfiye edilecek.'
Gülenci yazar
***
'Ecelinizle ölmeyeceksiniz, acılar içinde öleceksiniz. Sanmayın huzur bulacaksınız, kaçacak delik arayacaksınız.'
Tikican radyocu
***
'Hoşgörünün de sınırı var. Pazartesiden itibaren AKP'li olduğunu tesbit ettiklerimin tazminatını verip işten çıkarıyorum. Başbakan bakar artık!'
En tikican modacı
***
Yukarıdaki satırlar, sadece son üç gün içinde, 'diktatörün ülkesi'nde dile getirildi.
Meydanlarda Başbakan Erdoğan için ağız dolusu hırsız hatta katil diyenleri, 'Erdoğan'a 'Sayın' diye hitap edilmeyecek' genelgeleri yayınlayan muhalefet partilerini, 'uzun adam' ölsün, evlerimize ateş düşsün diye şevkle dua edenleri, 'Gazanız mübarek olsun' demediği eksik kalmış çağrısıyla kitleleri barikata çağıran sermayecileri de unutmayalım.
Mezarına tükürmekten, idamdan toplu tasfiye etmeye kadar geniş bir seçenekler skalasıyla bizi yüz yüze bırakan bu güruh ve geldikleri kesim matine suare 'Başbakan toplumu bölüyor' tiradı atmasını biliyor.
Sözde iman hizmeti derdindeki hocalarının, taziye mesajlarını bile Alevi-Sünni diye ikiye böldüğü bir ülkede 'Eyvah kutuplaştık' edebiyatı yapıyorlar.
Yukarıdaki cümlelerin herhangi birini, AKP yerine CHP'yi veya Gülencileri, Başbakan Erdoğan yerine de Kılıçdaroğlu veya Gülen'i koyup okuyun ve kendinize sorun: Bu cümlelerin öznesi Erdoğan ve Ak Parti olmasaydı, değil Türkiye'de, dünyada nasıl karşılık bulurdu?
Tehdit ve imhadan başka çıkar yol tanımayan bu dilin, yok etmek istediklerindeki karşılığının hâlen tehdit ve imha olmaması bile az şey midir?
Evet, siyasetin alanı antagonizmaların altını daha da net biçimde çiziyor, belirginleştiriyor. Safların sıklaşması, siyasetçinin işine yarıyor. Lâkin işin şirazesinden çıkma sebebi bu değil.
Bu tehditkâr ve hakaretâmiz dili çoğaltanların, ötekine 'efendilik' taslayan duruşlarını sorgulamadan, ayrışmadan veya ötekileştirmeden söz edilmesi abestir. Ancak alışkanlıklar kolay geçmiyor. Doksan yıl boyunca bu dili kuranları önder benimseyip, bugün küçümsedikleriniz tarafından yönetilmeyi ve anlaşılan daha uzun bir süre daha yönetilecek olmayı içine sindirememe hali söz konusu.
Kutuplaşma, her şeyi açıklamaya yarayan büyülü sosyolojik araçlarımızdan bu ara. Bunun bir de 'Başbakan toplumu kutuplaştırıyor' versiyonu var ki her türden siyasî ahlâksızlığa deva. Fakat hasbelkader otuz yıldır bu ülkede yaşayan bir sosyolog olarak baktığımda, ben bu kadar 'pürüzsüz' analiz edilecek bir hal ve şerait göremiyorum. Bugün 'kutuplaşma' diye sunulanın ardındaki 'kutuplaşamama tarihi'ni görmezden gelemiyorum.
2000'lerin Türkiyesi, pek çok tanımın yanı sıra, ilk kez çevrenin merkeze yürüyüşünün durdurulamadığı bir dönem olarak tarihe geçecektir. Ancak öncesini hatırlayın. Laik-Türkçü-Atatürkçü dışında kalan tanımlara ve siyasî hareketlere hayat hakkının tanınmadığı yılları anımsayın. Kendisini bu 'kutsal üçlü' dışında tanımlayan kesimlerin hem siyasal hem de hukuk alanında karşılık bulamadığı, zindanlarda boğulduğu veya 'yüce yargı'ca kapatıldığı, özetle 'madun' kılındığı zamanları göz önüne almadan bugünü anlayamayız. Zira toplumdaki en sarih kutuplaşmaların yaşandığı, en acı dolu yarıkların açıldığı dönem aslında o yıllardı.
Ama efendilik taslayan kutup hariç, diğerlerinin sesi de yoktu, sözü de yoktu. Dolayısıyla 'kutuplaşma' da yoktu, çünkü biri hariç ortada başka 'kutup' yoktu.
Dolayısıyla Ak Parti iktidarına kadar esasen 'tek kutuplu' bir ülkede yaşadığımızı teslim etmeden, sanki tarihimizdeki en kesif ayrışmaları yaşıyormuşuz gibi yapılan ajitasyonlara kapılmak zor. Ancak bunu özellikle devlet oluk oluk çocuk kanı akıtırken 'terörist'lere karşı devletin safını seçmiş 'Türkiye Türklerindir' medyası yapınca, midenizi bir bulantı kaplamaması zor.
Siyasî amaçları uğruna gençlerin ölü bedenlerini çekiştirenler, toplumsal olanı barikat-küfür-kaset-şantaj üzerinden rehin almaya çalışıyor. Ancak verilen karşı tepki hâlâ -çok şükür ki hâlâ- mitinge veya sandığa gitmekten ibaret. Buna rağmen gördükleri muamele, seçim standlarının talan edilmesi, 'hüloooğ' ve bilmem nerenin kılı şaklabanlıkları, biatçı aşağılaması, makarna-kömür analizleri olsa da…
Velhasıl, kutuplaşamama tarihimizi ve aktörlerini göz önünde bulundurmadan, kutuplaşma söyleminin neye hizmet ettiğini anlayamayız.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Her şey güzel olur tabii!
17.06.2019 - Mazlum Başbakanım
27.05.2019 - Sağa sola T.C. yazmakla olsaydı...
6.05.2019 - Kılıçdaroğlu’na YPG için ‘terörist’ dedirttik
1.05.2019 - Havalimanı canavarı, metrobüs sapığı ve diğerleri
29.04.2019 - Papa ve 1915
24.04.2019 - Mundar seçim!
16.04.2019 - Assange’a karakol, Dündar’a saraylar
15.04.2019 - Akdeniz’den geliyorlar
12.04.2019 - Belediyelerde yeni dönem: Koalisyon yönetimi
8.02.2019
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Ad Soyad Giriniz...
bdp gevişi ile kaz cevirme de iş değil..