Hüseyin GÜLERCE
2014'teki cumhurbaşkanlığı seçimine daha iki yıl var. Buna rağmen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Erdoğan'ın adaylıkları şimdiden konuşuluyor.
Hele Meclis'in açılış konuşmasında Sayın Gül'ün tutuklu milletvekilleri için söylediklerine, Başbakan Erdoğan'ın; "Sayın Cumhurbaşkanı'mızla bir polemiğin içerisine girmek istemem. Bizim bu düşünceyi paylaşmadığımız ortada zaten." cevabını vermesi, siperde bekleyenleri harekete geçirmeye yetti: "Adaylık için hamleler başladı..."
Konunun bu raddeye gelmesinin somut iki nedeni var. Birincisi, AK Parti, Sayın Gül'ün adaylığını bir kanunla engellemek istedi, fakat CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi kanunu iptal etti. Bu esnada AK Partili bir kısım yönetici, Sayın Gül'ü rencide edici beyanlarda bulundu. Uzun bir sessizlikten sonra Sayın Cumhurbaşkanı, başdanışmanı Sayın Ahmet Sever'i devreye soktu. Sever'in röportajının kendisinin bilgisi dâhilinde olup olmadığıyla ilgili bir şey söylemedi. Bir manada AK Parti ileri gelenlerine; "muhatabınız ben değil, danışmanım... haddinizi bilin" dedi... Anayasa Mahkemesi'nin kararı ve Sever'in çıkışı; "Gül, adaylığa hayır demiyor" tezi için bir yere kaydedildi.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda Gül ile Erdoğan'ın isimlerinin bir tartışmaya kapı açmasının ikinci nedeni, geçtiğimiz pazar günkü AK Parti kongresinde yaşananlardır. Başbakan Erdoğan bana göre pazar günkü kongrede cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan etti. Şu sözleri açık bir adaylık ilanıdır: "Ben, tüzüğümüz gereği, bu Büyük Kongre'de son kez genel başkanlığa aday oluyorum. Ardından partimin vereceği sorumlulukları yüklenerek, o alanlarda görev ifa edeceğim. Şunu söylemek durumundayım, bu bir veda değildir. Allah ömür verirse, bu can, bu bedende olursa, inşallah farklı görevler, farklı unvanlar altında, yine bir olacağız, yine beraber olacağız, yine partimizin, yine milletimizin hizmetinde olacağız..."
Sayın Başbakan'ın, halkın seçeceği ilk cumhurbaşkanı olmak istemesi hakkıdır. AK Parti tabanının talebi ve arzusu da yüksektir. Bu konuda Sayın Gül'ü öne çıkaran anketler; kongredeki sevgi ve sempati seli, Erdoğan etrafındaki coşkulu kenetlenme havası ile çelişiyor. AK Parti delegelerinden kime sorulursa, gönüllerindeki aday tereddütsüz Sayın Başbakan'dır. O delegelerden bir kısmı ile ben de konuştum. Sayın Gül ile Sayın Erdoğan'ın, adaylık konusunda asla karşı karşıya gelmeyeceklerine yürekten inanıyorlar. Erdoğan'ın adaylığını açıklaması halinde, Sayın Gül'ün aday olmayacağına adları gibi eminler. Ama AK Parti'ye gönül vermiş bir dostun söylediği çok manidardır. Diyor ki; "Sayın Başbakan AK Parti iktidar olur olmaz Sayın Gül'e ilk başbakanlığı verdi. Cumhurbaşkanlığı söz konusu olunca tereddüt etmeden 'kardeşim Gül aday...' dedi. Sayın Gül'den bugün beklenen, 'kardeşim Erdoğan adaylığı düşünüyorsa, ben kesinlikle aday olmayacağım' açıklamasını, şimdiden yapmasıdır. Bazı odaklarca ikisinin arasına sokulmak istenen fitne, ancak böyle durdurulabilir. AK Parti tabanı üzerinde oynanan oyunları Sayın Gül de fark ediyordur. AK Parti'yi dışarıdan yıkamayanların şimdi hedefi içten bölmektir..."
Cumhurbaşkanlığı seçimine daha iki yıl var. Gül ile Erdoğan arasında bugün tutuklu milletvekilleri, AB, basın özgürlüğü konularındaki farklı yaklaşım, ileride başka konularda da sergilenebilir. Bunlardan hemen "cumhurbaşkanlığı adaylık çekişmesi" çıkarmak, Türkiye'yi buna kilitlemek doğru değildir. Köprülerin altından çok sular akar. Terörle mücadelede başarı sağlayan, buna paralel olarak Kürt meselesini de çözen bir Erdoğan, zaten cumhurbaşkanlığının tartışmasız tek adayı olur. Referandumdaki yüzde 58 civarında, hatta daha fazla oy ile de seçilebilir...
Önemli olan şahıslar değil, yeni sivil bir anayasa ile vesayet rejimini sonlandıran Türkiye'nin; sağlam zeminlere oturan, hukukun üstünlüğüne dayalı demokratikleşmeyi gerçekleştirmesidir...
Kaynak ve yazarın diğer yazıları
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019