Hüseyin GÜLERCE
Bu soruyu sormak hakkımız. Çünkü İnce, Kılıçdaroğlu’nun hiçbir tarifine uymadığı halde aday yapıldı.
Madem CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı İnce olacaktı, neden uzun süre oyalanıldı?
Anlaşılan o ki Kılıçdaroğlu, seçim kazanmak için Muharrem İnce’yi hiç düşünmedi.
Kılıçdaroğlu’nun düşüncesi, seçimi ikinci tura bırakmak ve Erdoğan’ın karşısına, onu sandıkta yenebileceğini hesapladığı bir adayı çıkartmaktı.
Bu düşünce ile de partisinin aday göstermesini değil, bir çatı adayı ile seçime gitme kararını verdi. Çatı adayı olarak da Abdullah Gül ismi üzerinde durdu.
Bu konuda Temel Karamollaoğlu ile birlikte hareket etti.
Meral Akşener, Gül’ün çatı adaylığını kabul etmedi. Muharrem İnce de hemen tepki gösterdi, “parti dışından aday istemiyoruz” isyanını başlattı.
İnce, kendi adaylığında ısrarlıydı. Kılıçdaroğlu ile 20 Nisan’da parti genel merkezinde görüştü. Kameralar önünde “Sayın genel başkanımıza, CHP genel başkanının doğal cumhurbaşkanı adayı olması gerektiğini ilettim” dedi. Bazı gazeteler kulis bilgisi olarak, İnce’nin Kılıçdaroğlu’na “ya sen aday olacaksın, ya ben olacağım” dediğini yazdı. Hatta Muharrem İnce’nin, aday yapılmaması halinde 100 bin imza toplayarak aday olmayı düşündüğü de fısıldandı.
Kılıçdaroğlu kendisine yapılan şantajın farkındaydı. İnce’yi dışlayacak peş peşe iki hamle yaptı.
26 Nisan’da partisinin kapalı Meclis grubu toplantısında, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını şöyle tarif etti: “Başarı hikâyesi olacak. Herkesi kucaklayacak. Ekonomi bilecek. Polemikçi olmayacak…”
30 Nisan’da da bir grup gazeteciye şunu söyledi:
“Seçilecek kişi, Türkiye’yi yönetecek. Ekonomide, eğitimde, dış politikada, demokraside, toplumsal barışta geldiğimiz nokta belli. Türkiye’nin 5 temel sorununu çözecek güçlü ve bilge bir iradeye ihtiyacımız var. Adayımızın illa CHP üyesi olma gibi bir belirlemeye ihtiyacımız yok. Bana göre partili cumhurbaşkanı olmamalı…”
İnsaf sahibi herkese şunu soruyorum:
Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu’nun tarif ettiği adaya uyuyor mu?
Dershaneciliği ve 16 yıllık muhalefet milletvekilliği dışında bir başarı hikâyesi var mı? Bir yerde bir hizmeti var mı? Belediyelerde, kamu görevinde bir idareciliği var mı? Hiçbir yöneticilik tecrübesi olmayan birisi Türkiye’nin yönetimi için aday gösterildi, bunda bir gariplik, şantaj ihtimali yok mu?
Başarı hikâyesi yok. Ekonomi bilgisi yok. Kavgacılığı, bağırıp çağırması ve laf yetiştirmesi ile ünlü biri olarak herkesi kucaklayacak en son CHP’li Muharrem İnce’dir. CHP içinde onun kadar polemikçi ve onun gibi bir demagoji ustası daha bulmak mümkün değildir. Kılıçdaroğlu, “Ekonomide, eğitimde, dış politikada, demokraside, toplumsal barışta yani Türkiye’nin 5 temel sorununda çözüm üretecek güçlü ve bilge bir iradeye ihtiyacımız var” diyor.
“Bilge irade” ile İnce’nin iradesini yan yana getirmek, bilgeliğe yapılacak en büyük zulümdür. Örneğini İnce’nin kendisi verdi. Kendisini Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kıyaslarken “ben beş ay önce milletvekili oldum. Kıdeme göre ben çavuş olurum, Erdoğan ise onbaşı olur” dedi.
Bilgelikse al sana bilgelik…
Muharrem İnce’nin hiçbir özelliği, Kılıçdaroğlu’nun tarifine uymuyor.
Öyleyse İnce neden aday oldu? Ne oldu da CHP’nin adayı İnce oldu?
Kılıçdaroğlu’ndan bir açıklama istemek hakkımızdır. Sayın Kılıçdaroğlu; “Hiçbir tarifinize uymadığı halde Sayın İnce’yi neden aday yaptınız?” “Gel bakalım Muharrem” derken, istemeden aday yaptığınızı mı anlatmaya çalıştınız?
Ha, Kılıçdaroğlu, CHP adayının seçim kazanamayacağını anladı, “Gel bakalım Muharrem… Boyunun ölçüsünü al da gör” diye düşünmüştür, ayrı mesele. İnce artık milletvekili de olamayacağı için onu ekarte etmiş de olabilir.
İnce’nin adaylığı, CHP’de adam kıtlığının ölçüsü değildir, elbet. Bir Yılmaz Büyükerşen’e, kimse “Kılıçdaroğlu’nun tarifine uymuyor” diyemezdi.
Büyükerşen gibi bir ismin adaylığı; ana muhalefet partisinin Türkiye’yi yönetmenin öneminin, sorumluluğunun ve ciddiyetinin idraki içinde olduğunu anlatırdı.
Şimdi öyle mi?
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019