İbrahim Kahveci
Geçen yılın doğum sayıları daha önce açıklanmıştı. TÜİK dün ölüm sayılarını da açıkladı. Buna göre 2024 yılında;
937.559 doğum
489.361 ölüm gerçekleşti.
Böylece ülkemizin net nüfus artışı 448 bin 198 kişi oldu.
2014 yılında 1 milyon 351 bin doğum ve 391 bin ölüm gerçekleşmiş ve ülkemizin net nüfus artışı 960 bin kişi olmuştu.
Böylece sadece 10 yıl içerisinde net nüfus artışımız yarıdan fazla düşmüş oldu. Çünkü bir taraftan doğum sayısı düşerken diğer yandan ölüm sayısı artıyor. Nüfus hem hızla yaşlanıyor hem de geriden gelen çocuk sayısı azalıyor.
NEREDEN GELDİ BU 1,8 MİLYON?
TÜİK ölüm verilerini 2009 yılından beri yayınlıyor. Buna göre 2009-2024 yıllarında 19 milyon 271 bin doğum gerçekleşti. Aynı yıllar içerisinde 6 milyon 969 bin ise ölüm yaşandı. Böylece nüfusumuzun 12 milyon 302 bin kişi artması gerekiyordu.
Oysa TUIK nüfus verileri ülke nüfusunun 14 milyon 148 bin kişi artarak 85 milyon 665 bine ulaştığını söylüyor. Doğum-ölüm farkından artması gerekenden 1 milyon 846 bin kişi daha fazla nüfus artmış. Neden acaba?
-Yurtdışından ülkemize geri dönenler oldu diyorsanız tersi oldu. Türkler bile yurtdışına göç etmeye başladı.
-Geriye bir tek seçenek kalıyor: 3 aydan fazla oturma izni olan yabancılar ile ülke nüfusumuz 1,8 milyon kişi fazladan arttı. Lakin tekrar edelim: Bu yabancı nüfus artışı minimum seviyeyi işaret ediyor. Türkiye’de doğup göç edenleri de eklerseniz yabancı istilasının daha yüksek olduğunu anlarsınız.
BAŞKANLIK VE İNTİHAR ARTIŞI
Türkiye’de intihar sayıları hafif yükseliş eğilimi ile yıllarca aynı akım içerisinde devam ediyordu. Kriz dönemlerinde bir miktar artan sayı ve oranlar kriz sonrası tekrar toparlıyordu.
Mesela, 2001-2017 döneminde kabaca yılda 2.500-3.000 arası bir intihar olayı yaşanıyordu. İntihar oranı da yüzbinde 4,0 seviyelerinde seyrediyordu.
Ne olduysa 2018 yılında başladı.
Birden intihar sayısı ve intihar oranında artışlar gerçekleşti. 2017 yılında 3.168 intihar ve yüzbinde 3,94 olan intihar oranı 2024 yılında 4.460 intihara ve yüzbinde 5,22 intihar oranına çıkmış oldu.
OKUMAK İNTİHARI ARTIRIYOR MU?
2017 yılında 3.168 olan intihar sayısı 2024 yılında 4.460 kişiye ulaştı. Eğitim durumuna göre intiharlara baktığımızda karşımıza ilginç sonuçlar çıkıyor:
İlkokul ve altı eğitimlilerin intihar sayısı 2017 yılında 1.646 (%52,0) iken 2024 yılında 1.079 kişiye (%24,2) düşüyor.
İlginç olan şu ki, artık eğitim arttıkça intihar sayıları da artıyor. Mesela ortaokul mezunlarında intihar sayısı 406 kişiden 1.099 kişiye; lise ve dengi okul mezunlarında ise 674 kişiden 1.423 kişiye ve üniversite mezunlarında da 389 kişiden 840 kişiye yükseliyor.
GEÇİM ZORLUĞU
Geçen yıl 4.460 intihar vakasının 1.123’ü hastalık nedeniyle gerçekleşmiş. 2.614 intihar nedeni ise bilinmiyor. Bilinen nedenlerden özellikle geçim zorluğu dikkat çekiyor.
2023 yılında 275 kişi geçim zorluğundan intihar ederken 2024 yılında bu sayı 402 kişiye yükselmiş (%46 artış)
Türkiye’de geçim zorluğundan intihar vakaları özellikle 2001 krizinde zirve yapmıştı. Sonrasında düşen sayı 2009 yılında bir artış göstermiş ama yine geçici yaşanmıştı.
Ve son sayı 2024 yılında 402 kişi ile yeniden zirveye doğru hareketlendi. Önceki yıl sadece 275 kişi geçim zorluğundan intihar ederken bu sayı bir yılda yüzde 46 artışla 402 kişiye ulaştı.
Geçim zorluğundan intihar edenlerin ise 382’i erkek iken 20’si kadınlardan oluşuyor.
Not: 2000’li yıllarda yüzde 60-65’e yüzde 30-35 oranında erkek-kadın intihar oranı yaşanırken bu oran artık yüzde 75’e yüzde 25 erkek-kadın şekline dönüştü. Erkeklerde intihar oranı hızla artarken kadınlar daha dirayetli çıkıyorlar.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026