İbrahim Kahveci
Sorunlarımızı konuşamazsak nasıl çözüm bulacağız?
Bir dostum rahmetli Turgut Özal’ın pirinç ithalatı hikayesini anlattı: Pirinç fiyatlarında yaşanan bir yıllık artışı hoş karşılamayan Özal, çözüm olarak ithalata kapı aralamış. Yerli zenginlerin o dönemde önemli kısmı pirinç ithalatçısı oluvermiş tabi. Yurtiçi piyasanın yarı fiyatına ithal edilen pirinç ülkemizde fiyatları birden düşürüvermiş. Ama sonrasında ise, yerli üretici çeltik ekmeyince, tekelleşen ithalatçılar eski yüksek fiyatın da çok üzerinden pirinç satmaya başlamışlar.
Olay aslında çok basit: Önce ucuza dışarıdan malı getiriyorsun..Sonra yerli üreticileri bitiriveriyorsun. Piyasa tamamen sana kaldığında ise 5-10 katına fiyatla millete yabancının malını satıyorsun.
***
Bugün ülkemizde çok ciddi ekonomik sorunlar yaşadığımız aşikar. Ama aynı derecede ülkemizin çok ama çok önemli fırsatlar barındırdığı da aşikar. Bütün mesele sorunları doğru tespit ederek, ortak çözümlerle büyük Türkiye hedefine gitmemizdedir.
Bir kere şunu hiç unutmayın: Türkiye “Orta Gelir Tuzağında” bir ülke değildir. Türkiye “Orta Yaş Fırsatı” bir ülkedir. Gücümüze, dinamik yapımıza, genç ve çalışkan nüfusumuza güvenelim. Biz genç, güçlü ve hareketli bir ülkeyiz. Ekonomi yönetimimiz yeni bir ekonomi programı yazar ve “Orta Yaş Fırsat” penceresinden bakarak yol haritası çizer ise, yıllık büyüme oranlarında bırakın yüzde 5-6’ları, yüzde 10-13 oranları bile yakalanabilir.
Yeniden söylüyorum: Türkiye “Orta Yaş Fırsat” ülkesidir.
***
Dün, 2016 yılının dış ticaret verileri açıklandı. Petrol, doğalgaz ve kömürden oluşan enerji ithalatına 27 milyar 154 milyon dolar ödemişiz. Oysa ülkemizin enerji ithalat faturası 2012 yılında 60 milyar 116 milyon dolardı. 60 milyar dolarlık enerji faturamız 27 milyar dolara düşmüş. İyi ama bu düşüşü sanayicinin hizmetine sunduk mu?
Ucuzlayan doğalgazı elektrik üreticilerinin hizmetine sunduk mu? Türk Halkı evlerinde daha ucuza ısınsın ve faturaları azalsın dedik mi?
Aylardır yazdım: Başta enerji fiyatlarındaki indirimle Türk Halkına 15 Temmuz sonrası bir ucuzluk kampanyası yapalım. Bu sayede enflasyon da düşer ve Merkez Bankası’nın yükü azalır. Hatta Mayıs 2016’da “enerjideki ucuzluk Millete yansıtılmaz ise, bir finansal kriz çıkabilir ve bu krizin maliyeti kat be kat daha fazla olabilir” demişiz.
***
Aylardır yazdığım bir başka mesele: Lütfen devleti küçültelim... Devletin giderleri o kadar arttı ki; devletin bu maliyetini özel sektör taşıyamıyor. Türkiye ekonomisinin önünde en büyük bariyer şu anda büyük ve hantal devlet yapısının maliyeti olmuştur.
Merkez Bankası ne diyor? “Artan vergi ayarlamalarının fiyatlara etkisi”... Yani diyor ki, “vergi artışları fiyatları artırdı. Oysa ben aylardır “enerjide ve vergilerde indirim yapılmalı” diye bıkmadan usanmadan defalarca yazıyorum.
Zam yaparak enflasyonu düşüren bir ülke gördünüz mü? Bu kadar zam yapılırsa, önce enflasyon artar ve ardından faizlerde de artış kaçınılmaz olur. Yani faizi Merkez Bankası önceden faiz artırmaz, yapılan zamlarla faizler artar. Veya yapılmayan indirimler faizi artırır.
***
Yıllardır yazdığım ama umudumu kestiğim için bıraktığım diğer meseleyi de yeniden söyleyeyim. Konumuz: Çalışma hayatı...
Bizde uzun yıllar çalışmak imkansız gibi bir şey. Alınan maaşlar “orta sınıfta” sürekli eriyor. İş hayatı çok ağır şartlar içeriyor. Bunun karşılığında herkes 50’li yaşlarda emeklilik istiyor. Zaten 3-5 yıl çalışarak bile emekli olanlar 50’li yaşlarda asgari emekli maaşı ile çalışandan fazla para alabiliyor.
Çözüm o kadar basit ki.. İnsanları daha uzun ama daha çok maaşla çalışmaya teşvik edecek bir reform gerekiyor. Çalışanlar üzerinden vergi alarak beslenen bir devlet artık olmamalı. Bir de 50’li yaşlarda, hatta 60’lı yaşlarda asgari emekli maaşı ile hayatını bitirten bir toplum olmaktan çıkalım. Aklımız var, bu sorunu 1 ayda çözebiliriz.
Emekli olmayı, çalışmamayı teşvik eden bu düzeni kökten değiştirmek için artık beklemeye tahammülümüz de lüksümüz de kalmadı.
***
Şimdi olayı toparlayalım.
Bizim acilen yeni bir ekonomi anlayışına ihtiyacımız var. Büyük değişimi ya isteyerek yapacağız, veya uzun yıllar ekonomik sorunlarla durağan yapıda boğuşacağız. Ama unutmayın ki, 2030-2040’larda bu ülke nüfus yaşlı olacak.
Yaşlı ve fakir bir ülke olmak istemiyorsak şimdiden büyük ve gerçek reformları yapmamız gerekiyor. İşte tam da bu konuda ekonomiye dair sivil toplum kuruluşlarından, iş dünyası örgütlerinden gelecek önerilere büyük ihtiyaç vardır.
Yeniden belirteceğim: Bugün sanayicilerin çok ama çok ciddi sorunları var. Oysa sanayi odalarındaki konuşmaların önemli bir kısmı siyasi övgü sözleri ve ne olduğu belli olmayan düşmanlardan yakınmalar ile geçiyor. Temel sorunlara yönelik söz duymak nerede ise imkansız hale gelmiş.
TOBB olsun, TUSİAD olsun veya İSO olsun ITO olsun, hatta ve hatta sanayinin diğer merkezleri olan Ankara, Bursa, İzmit gibi illerin sanayi odaları ekonomiye çözüm merkezleri haline gelmelidir.
Yıllardır bu ülkede sendika başkanları ile sanayi-ticaret odaları başkanlarının siyasi ikbal yolunda ilerleyişlerini hiç anlamamışımdır. Oysa bu ülkede sanayicinin ikbali Ülkemizin ikbali ile birlikte sıkı sıkıya bağlıdır.
Lütfen sorunları ve çözümleri konuşmalım. Her şey kara olmadığı gibi, her şey de ak değildir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026