İbrahim Kahveci
Aslında herkes biliyor ki, gıda fiyatlarındaki artışın temel nedeni üretici, yani çiftçi değil. Aslında herkes biliyor ki, tarlada 3 kuruşa satılan bazı ürünler, marketlerde 3 lirayı geçiyor.
Ülkemizde raf fiyatı ile tarla fiyatı arasındaki makas o kadar açık ki, gıdaya harcanan paranın büyük kısmı çiftçiye gitmiyor. Çiftçi ise zor şartlarda, artan girdi maliyetleri ile mecburi üretim gerçekleştiriyor.
BM Gıda ve Tarım Örgütü-FAO raporuna göre kasım ayında gıda fiyatları düştü (%0,5). Hatta ekim ayında da gıda fiyatları %1,3 düşmüştü.
FAO’ya göre ekim ayında süt ve süt ürünlerinin fiyatı %4,2 düşerken, bu düşüşe kasım ayında bir %4,9 düşüş daha eklendi. Böylece son iki ayda dünyada süt ve süte bağlı ürünlerin fiyatı yüzde 8,92 gerilemiş oldu.
Peki, ya Türkiye’de?
Son iki ayda ülkemizde süt ve süt ürünleri fiyatı yüzde 9,17 arttı. Son bir yılda ise süt ve süt ürünleri fiyatı tam yüzde 23,19 artış göstermiş oldu..
Sadece kasım ayında: Süt %4,95 - yoğurt %2,25 - beyaz peynir %5,24 - kaşar peynir %3,92 - tereyağı %4,58 zamlandı.
***
Tarlada 5,92 lira olan nohut, marketlerde 13,22 lira. Üreticide 4,69 lira olan kuru fasulye, marketlerde 8,75 lira.
Ha, bir de taze fasulye örneği verelim: Üreticide 2,77 lira iken, marketlerde 5,32 lira. Ya ıspanak? 1,48 liradan başladığı yolculuğu 3,16 liradan tamamlıyor.
Bizim yetkililer burada iki argüman öne sürüyor: Diyorlar ki, “Tarladan-rafa kadar ürünlerde kayıp-kaçak oluşuyor. Bu nedenle ürünlerdeki fire oranı fiyat farkına yol açıyor.”
Uydu mu size bu gerekçe?
Ben de söyleyeyim mi? Evet, yeşil ürünlerde (roka, marul, tere) gibi ve ezilmeye müsait ürünlerde (domates gibi) ciddi fire oranları oluşuyor. Sorarım size nohut toplandıktan sonra nerede fire veriyor? Ya kuru fasulye?
Çok düşük fireli ürünlerde bile fiyat farkı yüzde 100’ü geçiyor.
O zaman sorun nerde?
1- En büyük sorun perakende sektöründeki tekelleşme ve aracılığın oluşturduğu stokçulukta. Yani hem aracılık sistemi hem de perakende sistemi ülkemizi gıda işini kilitliyor.
Kimse de çıkıp, “Yahu biz her önüne gelene her istediği yerde büyük marketler açtırdık. Mahalle aralarına bile zincir marketleri soktuk. Yan yana bile hipermarketler var” diyemiyor. Deseler, günahı kabullenmiş olacaklar. Kabullenmemek için de sürekli ithalata sarılıyoruz...Çiftçiye bir darbe daha vuruyoruz.
Ya ikinci sorun?
2-Taşıma sorunu: KARAR Gazetesinde detaylı haberini vermiştik. Taşımacılıkta ilk sorun karayolu...Yüksek akaryakıt vergisi nedeniyle taşımacılık maliyeti tarım ürünlerinde ciddi bir maliyet. Ama son bir yılda ekstradan özel sektörün yüksek ücretli köprüleri ve otoyolları bu maliyeti bir miktar daha artırdı.
Osman Gazi Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü + otoyolu özellikle İstanbul’da tarla fiyatları ile raf fiyatlarının açılmasına yol açtı.
Önceki gün TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba ile konuşuyor: “Dünya’da gıda fiyatları düşüyor” diyor. “Bizde tarla fiyatları da artmıyor ama raf fiyatları artıyor” diyor.
Diyor da, sorunu anlaması gerekenler anlıyor mu?
Her enflasyon açıklandığında bir kez daha ithalata sarılalım alışkanlığı nerden geliyor? İçeride sistemi organize etme gücünü neden kendimizde göremiyoruz?
Şu raf fiyatlarının bir kısmını daha çiftçiye aktarmanın yolunu bulabilsek, ne olur siz hayal edin? Şehirlerde insan mı kalır?
Aklımızı ithalat yapmaya kilitlediğimiz için yurt içi sorunları çözmeyi her nedense kimse istemiyor. Bu ülke bunu 80’lerin sonuna doğru pirinçte yaşadı. Pahalandı diye ithalatına izin verilen pirinç, sonradan stokçular yüzünden önceki fiyatında üzerine çıktı. Çünkü yerli üretici ithalatın başlaması ile üretimden çekilmiş ve piyasa ithalatçı tekellerin eline kalmıştı.
Sahi şimdi bu “Gıda Komitesi” neye çalışıyor, kime çalışıyor?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026