İbrahim Kahveci
Dünkü yazımda ‘karanlık başlıyor, gezici elektrik kesintileri uygulanıyor’ demiştim. Çünkü mevcut sistem aksamaya başladı ve sistem kilitleniyor.
Gelin izah edelim.
Bugün 1 kWh elektriğin nihai tüketim fiyatı;
sanayide 1,047 kuruş
ticarethanede 1,220 kuruş ve
meskenlerde 0,917 kuruş.
Aynı elektrik üretici piyasasında ne kadar? Üretici pazarı günlük, hatta saatlik fiyatlarla oluşuyor. Ama biz ortalama fiyatları ele alarak konuyu işleyeceğiz.
2018 yılında 23,44 kuruş olan elektrik üreticilerinin satış fiyatı, konutlara 50,26 kuruştan fatura ediliyordu. Yani nihai 100 liralık faturanın 46,6 lirası elektrik üretim fiyatına gidiyordu.
2019 yılında ise 26,67 kuruş olan üretici fiyatı bizlere 60,08 kuruşa satıldı. Burada da nihai 100 liralık faturanın 44,4 lirasını elektrik üreticileri alıyordu.
2020 yılın da üretici fiyatı 28,22 kuruşa yükseldi. Mesken fiyatı ise 72,04 kuruş ila faturanın üretici payını 39,2 liraya düşürdü.
2018-2020 döneminde elektrik üretici fiyatları %20,3 artışla 28,22 kuruşa yükselirken, meskenlerde tüketilen elektrik faturası da %43,3 artışla 72,04 kuruşa çıktı. (Aracıların kazandığı bir sistem)
Bu anlattıklarım aslında bir sistemi ifade etmek içindi. O sistem şu: Elektrik üreticileri EPİAŞ piyasasında fiyatları oluşturuyor ve ona göre satış yapıyorlar. Bu fiyatın üzerine rüzgar, güneş, jeotermal gibi YEKDEM kapsamında desteklenen üreticilere ekstra bir fiyat ödeniyor.
Üretici piyasasında oluşan fiyat neden bize iki katı aşan bir fatura ile yansıyor? İşte o arada değişik maliyetler var: 1-TEİAŞ iletim ücreti alıyor; 2- Kayıp/kaçak oranı hepimizin faturalarına ekleniyor; 3- Dağıtıcı firmalar kendi maliyet ve kârlarını ekliyor; 4- Devletimiz de TRT ve diğer vergi kalemlerini yükleyerek bize nihai faturayı ilan ediyor.
Şimdi sistemin neden kilitlenme noktasına geldiğini anlatalım:
Haziran ayı sonunda meskenlere satılan elektrik fiyatı 91,72 kuruşa yükseltildi. Elektrik zammı yapılmadan önce Ocak-Haziran döneminde yaklaşık olarak üreticinin elektrik satış fiyatı 33,2 kuruş seviyesindeydi. Ama Haziran ayında üreticide fiyatlar hızlı bir artışla 40,57 kuruşa çıkmıştı bile.
Ama o da ne... Üretici fiyatları bir türlü hız kesmedi. Temmuz ayında 51,84 kuruş olan üretici fiyatı, ağustos ayında da 55,74 kuruşa çıktı. Eylül ayında da 52,09 kuruş olan üretici fiyatı artık faturanın yüzde 60’ını oluşturuyor.
Durun daha bitmedi. Elektrik üreticilerinde fiyat neden hızla artmaya başladı?
İlk neden ithal kömür santralleri...
Dünya spot piyasa kömür fiyat artışına kur artışı da eklendiğinde ithal kömür santralleri maliyetlerle baş edemez oldu ve şalterleri indirmeye başladı. Geçen yıl 60-70 dolara alınan kömür bu yıl 180-200 dolara çıktı (navlun hariç). Oysa burada asıl maliyet kur artışından geldi. Hem kur hem de ithalat faturası artınca kömürcü santraller piyasadan çekilmek durumunda kaldı.
2020 yılında toplam elektrik üretiminin %20,5’ini karşılayan ithal kömürcüler, ekim ayında bu oranı %10’un altına düşürdü. (01-17 Ekim %9,93 pay)
İthal kömür santralleri piyasadan çekilirken bunun yerini yerli kömürcüler ve ithal doğal gazcılar aldı. Ekim ayında doğal gaz santrallerinin payı yüzde 40,66’ya çıktı.
İyi ama doğal gazda neden o kadar sorun olmadı?
Çünkü doğal gazda BOTAŞ ithalatı yapıyor ve daha ucuza santrallere veriyor. Geçen yıl spot piyasada pandemi etkisi ile 70 dolara kadara gerileyen gaz fiyatları artık bin doların üzerinde. Ama bu kez 25 yıllık boru hattı kontratları vasıtası ile biz bu fiyat artışından o derece etkilenmedik. (300 dolar civarında bir fiyatla ithalatımızı yapıyoruz.)
Geçen yıl spot piyasada düşen fiyatların 2-3 katına boru hattından gaz alan Türkiye, bu yıl ise 1/3 fiyatına gaz alır hale geldi. Burada müthiş bir başarı hikayesini de teslim edelim.
Enerji politikasında geçen yıl boru hattı yerine spot piyasaya yönelen Türkiye, şimdi de görece ucuz olan boru hatlarına yöneldi.
Ama bu başarılı enerji yönetimi de elektrik sisteminin kilitlenmesini önleyemiyor.
Ekim ayında (17 Ekim) ortalama 62,27 kuruştan elektrik satan santraller, dün bu fiyatı 81,8 kuruşa kadar çıkarttı. Bugün için fiyat 57,11 kuruş ama artık piyasa işin değiştiğini gösterdi.
Üreticinin yıllar sonra ama özellikle de yerli elektrik üreticisinin para kazandığı bir dönem. Ve artık üreticide elektrik 60,0 kuruş seviyelerine oturdu. Unutmayın bu fiyat daha 2019 yılında 26,67 kuruş düzeyindeydi.
Peki ne olacak?
60 kuruşa üreticiden elektrik alacak olan iletim, aracı ve dağıtıcılar ne yapacak? İşte orada sistem tabiri caiz ise çöktü. Serbest tüketici vs artık tarihte kalıyor. Hatta artık konutlara satılan elektrik fiyatı da sistemi karşılamaz duruma geldi.
Eski oranlar geçerli olduğunda bugün konutlara satılan elektrik fiyatı en az 1,20 kuruşun üzerinde olması gerekiyor. Bu oran ise elektriğe en az yüzde 40-45 zam demek.
Bilmem bu oranı bir yerden hatırlıyor musunuz?
Kötü yönetimin, yanlış para politikasının faturasını bu şekilde ödüyoruz. Hepimize geçmiş olsun....
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026