İbrahim Kiras
Ülkü Ocakları’nın eski genel başkanı Sinan Ateş’in güpegündüz bir sokak ortasında öldürülmesi ve ardından yaşananlar hiç şüphesiz en fazla Ülkücü camiayı sarstı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bu geleneğin önemli ve etkili bir temsilcisidir. Geçmiş dönemde Ülkü Ocakları’nın genel başkanlığını da yapmış olan Dervişoğlu dün partisinin haftalık grup toplantısında Sinan Ateş olayının bu camiaya hissettirdiklerini dile getirdi.
Dervişoğlu, “Bütün ömrüm boyunca kullandığım tek bir sıfat var. Onu da öyle bir ayağa düşürdünüz ki, sizin yüzünüzden utancımdan kullanamıyorum. Allah sizi ıslah eylesin” dedi. Bu duygunun eski ve yeni Ülkücülerin çoğunda olduğunu da görüyoruz. MHP’liyim demeye, Ülkücüyüm demeye utandığını söyleyen çok kişiye rastladım Sinan Ateş olayıyla ilgili olarak…
Ben de burada, Ateş’in öldürülmesinden birkaç ay önce, benzer bir vesileyle, “Bugün iktidar mevkiindeki kişilerin ve grupların tutumları veya davranışları yüzünden genç neslin dinden soğuduğu söyleniyor. Aynı durum milliyetçilik için de geçerli değil mi?” diye sormuştum
Zira bugünkü iktidar aynı zamanda milliyetçiliğin de temsilcisi olma iddiasında. Hatta iktidar ortaklarından biri milliyetçiliği parti olarak sahiplenmiş görünüyor.
Ne var ki siyasi çıkarlara alet edilen ortak değerler ulviyetini -ve bu arada toplumdaki birleştirici rolünü- kaybediyor. Dini değerler de öyle milli değerler de. Özellikle gençlerin çoğu milliyetçiliği modern çağın hastalığı olan popülizmle, ırkçılıkla, yabancı düşmanlığıyla eşdeğer görüyor. Hatta sokak kabadayılığıyla ilgili bir kavram olarak algılıyor. Bunun müsebbibi kim? Milliyetçilik karşıtları mı? Yoksa milliyetçiliğin yegane temsilcisi olma iddiasındakiler mi?
***
Bugünkü MHP yönetimi Sinan Ateş cinayeti konusunda partilerinin suçlandığını, haksızlığa uğradıklarını söylüyor. Oysa doğrudan parti yönetimini veya parti tüzel kişiliğini bu olayla ilişkilendiren bir suçlama yok. Yalnızca partiyle irtibatı olan veya partide görevi olan birkaç kişinin söz konusu cinayet olayına karışmış olabileceklerine dair bazı emareler var. Bunlar da parti adına kayıtlı ve Ülkü Ocaklarına tahsisli bir aracın olayda kullanılması, olayın ardından tetikçinin bir MHP milletvekilinin evinde gözaltına alınması gibi konular…
Hiç şüphesiz bunların bir açıklaması olabilir. Yahut parti içinden birileri münferiden bu işin içinde yer almış da olabilirler. Bu noktada yapılması lazım gelen iş meselenin yargı tarafından çözüme ulaştırılmasını beklemek değil midir? Bunun yerine bir yandan yargıya bir yandan basına bir yandan bürokrasiye baskı yaparak bir şeylerin dile getirilmesine mani olmaya çalışmak yanlış -çünkü faydasız- bir tutum.
Sinan Ateş davasına bakan mahkeme heyetinde bugüne kadar kaç savcının, kaç hakimin değiştiğini kamuoyu ibretle izliyor. 19 ayda iddianamesi yazılmayan davanın iddianame tamamlandıktan sonra niye jet hızıyla sonuçlandırılmaya çalışıldığına dair herkesin bir fikri var…
İddianameye girmeyen belgelerin, bilgilerin kamuoyuna sızdırılması önlenebildi mi? Gerçi bunun için hükümet ortağını suçlayanlar var ama özellikle böyle bir devirde bu bilgilerin gizli kalacağını, ortaya çıkmayacağını varsaymak akıl işi mi?
****
MHP yönetimi “Bu konuda nasıl hareket etmeliyiz” diye düşmanlarına sorsa onlar bile halihazırda sürdürülen yaklaşımı tavsiye etmeyi akıl edemezlerdi herhalde. Onun için MHP lideri mevcut sürecin yönetilmesine ilişkin politikayı kendisine önerenler her kimlerse, onlara dikkat etmeli.
“Liste” düzenlemek, bunları “hesaplaşacağız” diyerek kamuoyuna açıklamak, “ama hukuk zemininde” diye vurgulama ihtiyacı duymak… Bunlar olacak şeyler değil.
“Günü gelince hukuk zemininde hesaplaşacağız” sözü birçok bakımdan problemli. MHP’ye zarar vermeye çalıştıklarını ileri sürdüğü kişiler yasadışı bir iş yapıyorlarsa hukuk zemininde hesaplaşmak için gününün gelmesini beklemek anlamsız. Yargı da büyük ölçüde iktidarın etkisi altındayken bunu şimdi niye yapmıyor? Yok, ortada yasadışı bir faaliyet olmadığını bildiği halde bir liste açıklıyorsa, yarın bir gün o listedeki isimlerden birinin başına bir şey geldiğinde bunun hesabını kendi vicdanına nasıl verecek?
Kaldı ki daha önce muhalif siyasetçilere ve gazetecilere yönelik saldırılar hakkında Bahçeli’nin yardımcılarından biri “Bu hareketin delisi çoktur, talimat falan dinlemezler” demişti. MHP lideri daha o zaman bu tehlikeli yaklaşıma karşı tedbir almalıydı. Niye bunu yapamadığını bilmiyoruz. Partisinin başına geçtikten sonra Ülkücü gençleri sokaktan çektiği için her zaman övdüğümüz Devlet Bey’in son birkaç yılda bambaşka bir noktaya gelmesinin sebebi ne olabilir?
Bildiğimiz kadarıyla Sayın Bahçeli’nin hikmetli Türk atasözlerine özel bir ilgisi vardır. “Pire için yorgan yakılmaz” sözü de bizim anlamlı atasözlerimizden biridir.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026