Kurtuluş TAYİZ
Seçimlere on günden az bir süre kaldı. Kürt hareketi seçimlerden daha fazla Öcalan’ın verdiği 15 haziran tarihine kilitlenmiş durumda. Başbakan Erdoğan’ın seçim akşamı vereceği mesaja bağlı olarak PKK ya yeniden silahları konuşturmaya başlayacak ya da Türkiye geri dönüşü olmayan, silahların sustuğu yeni barış dönemine girecek.
Silahların devreye girmesini kimsenin arzulamadığı açık ama yine de bu, ciddi bir tehlike olarak kapıda bekliyor.
İkinci ihtimal ise bugün en zor olanı gibi görünüyor. Ama bence ortada hiç de öyle göründüğü gibi imkânsız bir durum söz konusu değil; ateşkes, seçimlerden sonra da devam edebilir.
Bunun için öyle Başbakan Erdoğan’ın büyük sözler etmesine de gerek yok.
30 yıllık Kürt isyanını sona erdirmek ve yeni bir sayfa açmak için samimi sözler ve adımlar atması yeter.
Erbil’de kaldığım süre içinde edindiğim izlenim, PKK ipleri koparmış değil.
Seçimlerden sonra kıyameti koparmaya çok hevesli de değiller.
Bu atmosferde bile barışı zorlama yanlısılar.
Yeni sivil anayasa ile kurulacak olan yeni Türkiye’de yerlerini almak istiyorlar.
Kendilerini dışlamayan, yeni anayasanın yapılma sürecine onların da (dolaylı-direkt) katılmalarını sağlayan adımlar, silahların tekrardan konuşmasını engeller.
Yeni anayasada etnik kimliklere atıf yapılmamasını yeterli buluyorlar. Türkiye vatandaşlığını ortak payda olarak görüyorlar.
Son zamanlarda gündemde olan “demokratik özerklik” tartışmalarında durdukları yer de o kadar uçta değil. Gerçekçi yaklaşıyorlar. Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın eksiksiz kabulü bile barışın devam etmesine yeter.
Yani kısaca siyasi çözüm süreçlerinin (açık-kapalı) parçası olmak istiyorlar. Bu temelde uzlaşı arayışlarına açık durumdalar. Kamuoyuna yansıdığı gibi beklenti ve talepleri de gerçeküstü değil.
İmralı ile diyalog elbette önemli ancak Kürt hareketi için bu, her şey demek değil.
Hükümet bugüne kadar önemli adımlar attı. Bunun başında bence İmralı ile diyaloga geçilmesi geliyor. Ancak hükümet barış için hâlâ “her şeyi” yapmış değil.
Başbakan Erdoğan’ın “Ret, inkâr ve asimilasyon bitti” sözleri yerinde ve doğru. Ama “ret, inkâr ve asimilasyon”un bitmiş olması, bu meseleyi hayatımızdan çıkarmaya yetmiyor. Başbakan’ın sadece bu “doğru”ya sarılarak Kürt meselesini “terörizme” indirgemesi büyük hata olur. Bu durum, denizi geçip derede boğulmaya benziyor.
Küçük doğrularla, büyük sorunlar çözülmez.
Bu sadece Başbakan Erdoğan veya hükümet için değil, Kürt hareketi için de geçerli.
Her iki tarafın da doğruları, haklı oldukları yanlar var.
Ancak bu doğrularını, haklı yanlarını uzlaşmak için değil, birbirlerine saldırmakta kullanıyorlar.
Bir tarafın doğruları batıyı ikna ediyor, diğer tarafınki doğuyu ikna etmeye yetiyor.
Türkiye’yi barışa ikna edecek bir söylemi iki taraf da ortaya çıkarmış, tutturmuş değil.
Böyle olunca barış kısa süreli oluyor, çatışma da kaçınılmaz.
Seçim vesilesiyle başıbozuk bir propaganda Kürtler ile Türkler arasındaki mesafeyi daha fazla açıyor.
Kürt tarafı, Başbakan’ın kendilerini küçümseyen, aşağılayan tehdit eden açıklama ve sözlerinden, polisin kendi kadrolarına yönelik sürdürdüğü tutuklama furyasından şikâyet ediyor.
Başbakan da haklı olarak (Kastamonu’daki silahlı saldırı da dahil) kendi partisini Güneydoğu’dan silmekle tehdit eden, hatta bu tehditleri kendi şahsına yönelten, AKP’nin seçim bürolarını ateşe veren Kürt siyasetinden şikayetçi.
Medyanın kullandığı dil de iki taraf arasında tansiyonu yükselten önemli etkenlerden. Özellikle son zamanlarda Kürt hareketini hedef alan ve Ergenekon ile “bağlantı” kurmayı amaçlayan haberlerden doğrudan hükümeti sorumlu tutuyorlar. Bu haberler onlar için hükümetin barış niyetinin de göstergesi. İki üç hafta önce Güneydoğu’da gezdiğimde de halkta da aynı tepkiyi gözlemiştim. Bazılarına göre “yeni medya” patronları savaş kışkırtıcısı ve Erdoğan’a yaranmak için birbirleriyle “yalan” haber yapmakta yarışıyorlar...
Bunları bir tarafa bırakarak söylemek gerekirse; AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan, iktidara geldiği günden bugüne kadar Türkiye’de demokratikleşmenin lokomotifi oldu; Kürt hareketi de demokratikleşmenin en temel dinamiği durumunda.
Bugün Türkiye’deki kargaşa ve kaos görüntüsü bence bu iki tarafın birbirine düşmesiyle ilgilidir. Önemli olan siyasi mücadeleyi demokratik sınırların içinde tutabilmektir. Bu çizgi aşıldığında kaybeden maalesef sadece bu iki taraf olmuyor, bu topraklar üzerinde yaşayan herkes kaybediyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019