Markar ESAYAN
Çoğu kişi, Başbakan’ın sertleşen söylemini, İçişleri Bakanı olarak İdris Naim Şahin’i seçmesini ve her şeye rağmen arkasında durmasını bir siyaset kırılması olarak yorumlasa da, ben pek öyle düşünmüyorum. İdris Naim Şahin, Erdoğan’ın kibrinden ziyade çaresizliğidir. AK Partiyavaşlayan bisiklet sendromu yaşıyor ve bisiklet yalpalarken, birilerinin öte yanda dikkati dağıtması gerekiyor. AK Parti’nin neden bu denli yalpaladığını uzun uzun bu köşede tahlil ettim. Yapısal, psikolojik, sosyolojik sorunları anlamaya çalıştık birlikte. Ama AK Parti’nin asıl dengesini bozan etkenin, Kürt açılımının çökmesi ve baş edemediği PKK şiddeti olduğunu görmek gerekiyor.
Vesayetin göreceli olarak gerilemesi ile, AK Parti’yi hal etmeyi kafasına koyanların oluşturduğu koalisyon PKK terörü ve çözümsüzlüğün şemsiyesi altında birleştiler. AK Parti, Kürt sorununa altı boş bir özgüven ve pragmatizmin verdiği cesaretle yaklaştı ve olumlu konjonktürü optimal kullanamadı. PKK ve Kürt vatandaşlarının sorunları aynı masada konuşulunca, Kürtlerin sağlanması gereken hakları da PKK ile yürütülen müzakerelerin belirsiz ajandasına endekslendi. Partinin milliyetçi kodları ve devletçiliği de bu adımların atılmasında güçlükler, tereddütler yarattı. Kürtçe eğitimin ve öğretimin serbest bırakılması ile yerel yönetimlerin özerkliklerinin arttırılması konuları mesela. Ya bunlar verildiğinde işler kontrolden çıkar ve Kürt ulusalcılığı patlama yaşarsa diye korktular. Öyle bir yapılmalıydı ki, bunlar verildiğinde PKK da fiilen tasfiye edilmiş olsundu.
Oysa, tam da bu eski, kof korkudan uzak durmak gerekiyordu. Belki PKK’nın operasyonel gücü fazla küçümsenirken, Kürtler üzerindeki hâkimiyeti dev aynasında görülmüştü. PKK hiçbir zaman Kürtlerin tamamını temsil etmedi. Bu dün de böyleydi bugün de böyle.
PKK, Kürtlerin hakları için değil, kendisi için savaşan bir örgüt. Bundan sonra hükümet her bir Kürdü pamuklara sarmalayıp kuşsütüyle beslese bile bu örgüt savaşmaya devam edecek. Apo ve diğer liderlerin Mustafa Kemal’i yere göğe sığdıramayışının nedeni de bu. PKK da, Cumhuriyet elitleri gibi, “Biz düzeni kurar halkı da ona itaat ettirmesini biliriz” kafasındalar. Demokratik Özerklik Bildirisi’nin açık bir faşizm önerdiği ortada. Aklı çalışan hiçbir Kürdü orada önerilen devlet yapısında yaşamaya ikna edemezsiniz.
Silvan saldırısı ile, PKK’nın “bağımsızlık amacından vazgeçtik” kararından fiilen döndüğünü düşünüyorum. PKK artık bağımsız bir devlet için savaşıyor. Ama bir Kürdistan’dan değil, PKK liderlerine ait butik bir beylikten bahsediyorum. Açıkça ilan ettikten sonra, bunda bir sorun yok. Belki böylesi daha net ve dürüstçe bir savaş olurdu. Ama örgüt bunu hiçbir zaman açıkça söylemeyecek; çünkü bunu resmen açıkladığı, yani, “Ben Kürtlerin Türkiye’deki hakları ile ilgili değilim, kendi beyliğimi kurmak için savaşıyorum” dediği andan itibaren tabanı sorgulamaya girişecek. Ayrışma yaşanacak. PKK, tabanını tahkim etmekte zorlanacak. Zaten Kürt kadınlarını arabada roketle öldüren, bir yaşındaki bebekleri hedef alan bir hareketin tabandaki meşruiyeti ciddi biçimde azalmıştır. Şiddetin gölgesinde bu henüz ölçülemese de, tüm çabalarına rağmen Türkiye’nin hiçbir yerine Tahrir’i taşıyamamış bir örgütün ahlakı, rasyonalitesi ve vesayeti tartışmalı demektir.
Hükümet neyi nasıl yapacağına karar verememiş şaşkın bir hâl sergiliyor. Daha fazla militan öldürmenin Kürt sosyolojisini nasıl darmadağın edeceğini artık bildiklerini düşünüyorum. Ama hiçbir ülke de bir yaşındaki bebeklerinin bombalanmasını seyredemez. O zaman ne yapılacak? Hükümet ne yapmalı? Herhâlde benden askerî bir çözüm önermemi beklemiyorsunuz.
Uludere faciasının ve devamında sergilenen soğuk devlet tavrının PKK’ya hayat öpücüğü verdiğini defalarca yazdık. Kürt vatandaşların haklarının iadesi ile PKK sorunu birbirinden koparmanın en etkili yolu, Kürt vatandaşları onore etmektir. Hemen hemen her alanda. Uludere için özür dilenerek, sorumluları kuşku bırakmayacak şekilde cezalandırarak işe başlanabilir mi? Yalpalayan bisikletin pedalına nasıl basacaksınız? 2014 hesaplarını biraz geriye alarak, yeni ve sivil bir anayasayı yeniden gündemleştirebilir misiniz? Sönümlenen AB adaylık sürecini, AB’nin haksız tavrından ve sonuçlarından bağımsız olarak, kendi vatandaşınızın hayat kalitesini yükseltmek için canlandırabilir misiniz? Mesela şu medya işinden bir çıksanız, gölgenizle kavga etmek yerine özgürlükleri savunma pozisyonuna yerleşseniz, ülkede yeni bir heyecan yaratmaz mıydınız? Köşe yazarlarıyla kavga etmekten, tetikçi gazetecimsilerle kabin kucaklaşmalarından geri durup, biraz ciddiyete davet etseniz kendinizi, bir zarar görür müydünüz?
PKK daha akıllı hareket ettiğinden değil, siz hatalı ve eksik iş yaptığınızdan yaşanıyor bu sıkışma. Hayat boşluk kaldırmıyor ve siz alanı tüm ciddiyetsizliğiniz ve kibrinizle lebiderya boş bırakmış vaziyettesiniz.
Haliyle bisiklet de devrilmek üzere.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019