Markar ESAYAN
2013’ün hareketli olacağı belliydi ama yılın ilk günlerinden itibaren çok ciddi bir dönemin içine girdik. PKK sorunu konusunda her şey 4 ocaktaki görüşme ile başlamadı tabii ki. Başbakan Erdoğan’ın “yeni süreç” sıfatına itirazı bu yönüyle haklı. 2009’dan beri gelen bir açılım süreci var. Tüm eksikleri ve provokasyonların yanında, ciddi bir çözüm iradesi de kendisini aradan sıyırıp başarıya ulaşmak için varlığını güçlendirmeye çalışıyor. Geçen yazılarımda belirttim. 2009 miladından Habur ve Silvan’a gelen ve maalesef kesilen sürecin kendisini bir kayıp olarak görmek doğru değil. Her şeyden önce Kürt realitesini tamamen reddetmiş, bununla da kalmayarak Kürt vatandaşlara karşı keskin bir şiddet uygulamış bir devlet pespayeliğinden, inkâr zihniyetinden ayrılma iradesini gösteren umutlu bir döneme girdik. Kürtlerde tamamen travma ve güvensizlik üzerine kurulu devlet algısının tamiri o hızda olmadı, olamazdı. Bunun için sağlam adımların varlığına ihtiyaç vardı. Nitekim Uludere gibi facialara yönelik soğuk tavrı eleştirmemiz de bu nedenleydi. Çünkü güven zemininin inşa edilmesi için, devletin gerçekten değiştiğinin ispatlanması, psikolojik engelleri aşmakta en önemli manivela olacaktı.
Öte yandan Kürtlerin BDP kanadında da bu güveni sağlayacak adımların küçümsenmesi, yok sayılması veya özne olma konumuna gelme isteksizliği süreçte ciddi boşluk yarattı. BDP’nin hiç olmazsa “kolaylaştırıcı” olmaktan kaçınmaması gerekiyordu. Bu da olmadı. BDP’nin KCK tutuklamaları devam eder, şiddet de sürerken başka türlü davranamayacağı, davranmaması gerektiği bir gerçek olarak kabullenildi. BDP kendisinden beklenen olumlu sürprizi yapamadı. Nitekim İmralı ile görüşen Ahmet Türk ve Ayla Akat’tan bilgilendirme alan BDP’nin evvelki gün çok daha olumlu ve iradeli bir açıklama yapması bekleniyordu. Sürecin artık İmralı tarafından yönetildiği ortadayken, bu kadar şüphe beyan etmek, umarım sadece Selahattin Demirtaş’ın kişisel bir dışlanmışlık gocunması olsun.
Umuyorum diyorum çünkü, süreç bu kadar ciddileşince, BDP, DTK, KCK ve tabii ki Kandil içinde bölünmeler yaşanması kaçınılmaz gibi görünüyor. Barış süreci bu kadar ciddileşince ve bu kadar net bir takvim ortaya çıkınca, taraflar da melezleşerek netleşecekler. Fraksiyonlar buna göre yeniden oluşacak. Bu da aslında bu tip süreçlerin olmazsa olmazı. İlk dönem barış fikrine alışma ve yoklama devresi olarak miadını doldurdu. İçinde bulunduğumuz ikinci evrede, tarafların samimiyeti ve kararlılığı test edilecek. Çatışma yanlıları kamuflajlarını yitirecek ve umarım elenecekler. Üçüncü dönemde ise barışa imza atanlar, sorumluluk alan barış yanlıları olacak.
Aynı şey Türk tarafı için de geçerli. Anamuhalefet partisi CHP’nin tavrı memnuniyet verici bir şekilde olumlu seyrediyor. Başbakan Erdoğan’ın sert “kredi” cevabına Sayın Kılıçdaroğlu’ndan gelen sakin açıklama, bu işin ciddiyetinin ve tarihin CHP’ye nasıl bir sorumluluk ve bir fırsat verdiğini göstermesi bakımından önemli. Tabii ki CHP içinde de ulusalcı ve değişimciler arasında ciddi bir mücadele yaşanacak. Değişimcilerin bu mücadeleyi kazanması demek, Türkiye’nin özgürlükçü ve etkili bir anamuhalefet partisine kavuşması anlamına da gelebilir. MHP ise, ancak bu şekilde marjinalize edilebilir. CHP’nin süreçte sağlam durması, söylemden eyleme geçmesi şart.
Ve tabii ki en büyük görev, olması gerektiği gibi hükümet ve Başbakan Erdoğan’da. Bu kadar risk alıp, bunu bir üslup sorunuyla heba etmek ne kadar akıllıca olur bu düşünülmeli. Şehit dernekleri ve yakınlarından bile barışa destek açıklamaları geldiği bir dönemde, CHP ve BDP’ye yönelik dil yeniden kurulmalı. Her açıklamaya cevap verme ihtiyacı hissedilmemeli. Sürecin provokasyona açık olduğu, barış için çok olumlu bir noktada olmamıza rağmen yeni bir Silvan’la karşılaşabileceğimiz doğru. Hükümet bu durumda sorumluluğun tamamını kucağında bulmak istemiyor. Zaten tam da bu yüzden, Meclis ve muhalefet öne çıkarılmalı. Bunu sürekli CHP’ye ve BDP’ye çakarak yapamazsınız. Yok, bu kamuoyunu tutmaya yönelik bir piar ise, arka planda CHP ve BDP ile yakın temasın, işbirliği mekanizmasının çalışıyor olması gerekir.
Çok önemli bir barış fırsatı yakaladık. 2009’dan bu yana kaybettiğimiz canlar geri getirilemeyecek, ama hiç olmazsa bundan sonrasında yeni ölümler olmasın. PKK sorunu tahmin ettiğinizden çok daha fazla bu ülkeyi etkiliyor. Bu bir deli gömleği. Türkiye’de olup biten her şey, şiddetin gölgesinde şekilleniyor. Devletin yapısı, demokratikleşme, yeni anayasa, derin devletle yüzleşme, ekonomi, sosyal hayat, insanların şiddete eğilimi, mutsuzluğu, kadın ve töre cinayetleri soluğunu, doğrudan veya dolaylı olarak devam eden bu sorundan alıyor. Abarttığımı düşünüyorsanız. Barışın ilan edildiğinin ertesi günü bu ülkeye bir bakın ve kararınızı o zaman verin.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019