Markar ESAYAN
Salı günü Meclis Genel Kurulu’nda yaşanan trajikomik hadise, zamandan ve halktan kopuk siyasetin sadece retorikle ancak bu noktalara varabileceğini gösteriyor. CHP, tam keskin bir tornistan yapmaya hazırlanırken, bir sene evvel verdiği komisyon önergesini AK Parti’ye kaptırarak çözüm sürecine “fiilen” dâhil oldu. Eğer, CHP Baykal dönemindeki gibi “istikrarlı bir statüko partisi” olmaya devam etseydi, önergeyi bir yıl evvel veren Sezgin Tanrıkulu gibi yenilikçi isimler bu partiye sokulmayacağı gibi, CHP de en başından çözüm sürecine MHP gibi cephe alacak, bu yine eleştirilecek ama, kendi içinde de tutarlı olacaktı. Ancak bu kararsız durum, CHP’yi sürekli açığa düşürmeye devam edecek gibi.
Şimdi önümüzde bir anayasa süreci var. Şüphesiz ideal olan, Meclis’teki tüm partilerin bu ilk sivil toplumsal sözleşmeyi birlikte çıkarabilmeleri. Ama bu gerçekçi değil. Değişimin iki doğal müttefiki AK Parti ve BDP ile statükonun müttefikleri CHP ve MHP bu alanda karşı karşıya gelecekler. Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun uzlaşıyla bir anayasa ortaya çıkarması imkânsız. Hükümet de masada kalarak bu sürecin sonuçsuz kalmasının sorumluluğunu almaktan kaçınıyor. Çünkü halkın ciddi bir anayasa talebi var. Bu tavrın bir diğer nedeni de, hükümetin daha sonraki hamlelerine meşruiyet kazandırmak. Halka, “tüm yolları denedik, elimizden geleni yaptık, şimdi sıra sizde” demek.
Muhtemelen CHP ve MHP ile uzlaşma turları yapılacak. Bundan bir sonuç alınamayacak. Mustafa Şentop’un Radikal’den Ömer Şahin’e tekrar ettiği üzere, uzlaşılan maddeler ayrı tutularak, her partinin anayasa maddelerinin referanduma sunulması formülü, işin varacağı yeri tayin eder gibi. Bu formülü uygulamak, CHP ve MHP’nin buna da direnmesi ile o kadar kolay değil. Çünkü bunun için de bir maddede uzlaşma gerekiyor. Neden değil derseniz, halk oylamasında CHP ve MHP’nin öneri paketlerinin kazanması mümkün gözükmüyor. AK Parti’nin kazan kazan oyununa razı gelmeyecekleri ortada.
Ama statüko partilerinin engelleme güçleri bir yere kadar etkili olabilir. Muhtemelen, formül ne olursa olsun, AK Parti ve BDP’nin tayin edeceği ve referandumla nihayetlenecek bir anayasa sürecinden geçeceğiz. Burada, geçen günlerde Etyen Mahçupyan’ın da yazdığı gibi, AK Parti’nin yoktan yarattığı “başkanlık kartı” çok işlevsel olacak. Hükümetin birbirine göbeğinden bağlı olan anayasa ve çözüm sürecini başkanlık ısrarı ile riske atmayacağını öngörüyorum. Ancak başkanlık kartından vazgeçmek, bir kaldıraç vazifesi görerek muhalefeti ve endişeli kesimlerin itirazlarını havada asılı bırakacak. Zaten Mustafa Şentop da, referandum modeli için başkanlık ısrarından vazgeçeceklerini söylüyor.
Şimdi biraz durup şu önemli tesbiti yapmak gerekli. Yeni anayasa, mükemmel bir metin olmayacak. Olamaz da. Böyle bir beklentiye girmek gerçekçi değil. Öncelikle, 12 Eylül kurumlarından ve ruhundan sıyrılmış ilk halk anayasasını ortaya çıkarabilmek çok önemli bir milat olacak. Daha sonra ihtiyaç hissedildiğinde bu metin sürekli tadil edilebilecek.
Şunu görmek aydınlatıcı olabilir. Çözüm süreci bu periyotta başarıyla nihayetlense de, talihsiz bir kesinti de yaşansa, yeni düzenin kurucu oyuncuları AK Parti ve BDP olacak. Bu, yeni anayasa için geçerli olduğu gibi, bundan sonraki tüm süreçler bu iki partinin potansiyelleri ile belirlenecek. Bu gerçeği yaratan bize özgü kısa tarihimiz. Tabii ki gönül, tüm partiler reformlarda, özgürlüklerde yarışsın istiyor. Ama içinde bulunduğumuz günlerin motifi bu temenniyi desteklemiyor. Türkiye’de statüko kırılırken yaşadığımız dönemi sıradan siyasi bir süreçmiş gibi okuyamayız.
Burada yine en önemli sorumluluk AK Parti ve BDP’ye düşüyor. CHP ve MHP’ye oy veren kitleler de bu ülkenin eşit yurttaşları. Şu anda güçlü bir biçimde temsil edilmiyor olmaları, onların değişim sürecinden dışlanmasını gerektirmiyor. Şu Emek Sineması veya Taksim projelerinin “Ben yaptım oldu” anlayışıyla yapılması bile, yanlışlığı bir yana, bu kesimlerin kendi partileri tarafından körüklenen korkularını diri tutuyor. Bu anlamda, çok iyi bir anayasa teklifi veren BDP’nin önemli bir fonksiyon üstlenebileceğini düşünüyorum.
Birinci cumhuriyetin iki öteki kesimi Müslümanlar ve Kürtler kendilerine yapılan haksızlıkları bertaraf ederken, başka ötekiler yaratmamaya özen göstermeli.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019