Markar ESAYAN
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile 4 Ocak Dolmabahçe toplantısında öncelikli olarak dikkatimi çeken husus, Başbakan ve bakanlarının çok rahat ve kendilerine güvenli halleriydi. Sosyal medya ve basındaki yüksek tansiyon veya olağanüstülük durumu ile tezat, ne yaptığını ve yapacağını bilen bir devlet görüntüsü vardı. Yargı ve emniyetin geçirdiği ve sanırım ülke tarihinde benzersiz olan bir kriz ortamında bunun önemli bir 'devlet' kazanımı olduğunu düşünmek gerekiyor.
Bu kanaatimi, Başbakan ve bakanların jest ve mimiklerine bağlamıyorum tabii. Sorulara verilen cevaplar itibarıyla, panikle hareket eden değil, hükümet etmenin ve devlet olmanın ciddiyetine bağlı bir görüntünün ortaya çıktığını söyleyebilirim. Paralel yapılanma ile Hizmet Hareketi'nin birbirinden titizlikle ayrıldığı vurgulandı Başbakan tarafından. 'Bu iş medyadaki salvoların önüne geçti. Önlem almak zorundayız. Ama cemaate kıyım yapmak gibi bir şey olabilir mi? Böyle bir şey asla akla getirilmemeli. Türkiye bir hukuk devletidir' diyen Erdoğan, şantaj, dinleme ve komplo yapan bir paralel devletle çalışmanın millete ihanet olacağını söyleyerek, bu konuda ise uzlaşma olmayacağını kesin bir dille ifade etti.
Kamuoyunun en çok ilgisini çeken 'Islak imzalı' mektubu açıklarken, Erdoğan, dershaneler ve tasfiyeler konusunda pazarlık etmeyeceğini belirtti.
Erdoğan'ın tavrı net. Paralel yapılanma hukuk dairesi ve deliller eşliğinde tasfiye edilecek. Dershaneler konusunda da açıklanan program uygulanacak. Ama bu, Hizmet Gönüllüleri ile ilgisi olan bir durum değil. Kimsenin, böyle bir yapının içinde kanıtlanmış faaliyetleri olması dışında, bir camiaya üye olduğu için zarar görmesi söz konusu olmayacak.
Başbakan düzeyinde verilen bu teminat önemli. Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda yeniden yargılanma gibi konuların konuşulduğu bugünlerde, doğru bir amacı yanlış yöntemlerle uygulamak hatayı tekrarlamak olur çünkü.
Açıkçası, 28 Şubat Davası'nın bu kadar boşlandığı, Yakup Köse gibi gerçekleşmiş bir darbenin mağdurlarının 16 yıl sonra hala 10 yıllara mahkum olduğu bir ülkede, Balyoz ve Ergenekon davalarında yaşanmış olabilecek delil üretme, hatalı yargılama ve olası yargı zorbalıklarının 'yeniden yargılama' ile telafi edilmesinin bu kadar tepki yaratmasını anlamak mümkün değil. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın da ifade ettiği gibi, CMK'ya göre yeniden yargılanma hakkı mevcut. Bu davaların eksiksiz, hatasız görüldüğünden emin olanlar, yeniden yargılanma sonucunda neticenin değişmeyeceğini bilmeleri gerek. Ama ya iddialar, kamuoyunun vicdanında oluşan şüpheler doğruysa? Suçsuz bir kişinin bile 20-25 sene hapis yatması üzerine mi kuracağız yeni Türkiye'yi?
Yargı tuzdur, kokmamalı, çürümemeli. Bu konuda her kesim geçmişte hata yaptı. Hiçbirimiz bundan arı değiliz. Başbakan gibi, ben de bu son krizin bir fırsat olduğunu düşünüyorum. KCK yargılamaları da dahil olmak üzere, hiçbir kesimi kayırmayan, ayırmayan bir reform süreci ile, yargı sistemimizi evrensel hukuk standartlarına ve özgürlükçü zihniyete taşımak zorundayız.
Bugün, siyaseten ters yerde duran, bir şekilde hedef seçilen herhangi bir kişinin, kurumun kendisini güvende hissetmediği bir ülkede yaşıyoruz. Bu durum sürdürülebilir değildir. CHP ve MHP'nin de oportünist tavırları bırakarak artık ülkeyi düşünmelerinde fayda var. CHP'nin dün veryansın ettiği bu türden bir paralel yapılanmaya bugün sahip çıkması izah edilebilir ve siyasi sınırlar içinde kalabilecek bir tavır değildir. Başbakan, Deniz Baykal'ın, MHP'li vekillerin uğradığı komploları, kendisinin dinlenmesini, 7 Şubat MİT operasyonunu ve son süreci aynı paralel yapının ürünü olarak gördüğü bir ülkedeyiz. Bu konuda toplumun genel bir kesiminde aynı kanaat var.
O zaman, neden bunu bir fırsat kabul ederek, şüpheli, asla meşru olmayacak ittifaklardan sıyrılarak Yeni Türkiye'yi hep birlikte kurmayalım?
Başbakan'ın istihbarat örgütlerini kast ederek 'Bu yapıları biz kurmadık, bizden evvel buralara yerleşmişler' ifadesi, sadece yargının değil, istihbarat kurumlarının da ciddi bir reformdan geçmesi gerektiğini ortaya koyuyor. MİT'in ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın devlet içindeki başka odaklar tarafından yıllardır sürek avının hedefi olması kabul edilemez. Milli istihbarat örgütünün 'şeffaf' olmasını tartışan dünyadaki yegâne ülkeyiz sanırım. MİT'in hedef seçildiği dönemin, kurumun yeniden yapılanma ve çözüm sürecine denk gelmesi de ilginç.
Krizler aynı zamanda büyük bir değişim fırsatı yaratır. Türkiye hiç olmadığı kadar 'şeffaflaşmış' durumda. Başbakan Erdoğan da 4 Ocak'taki toplantıda bu durumun verdiği rahatlıkla konuştu. Altını çizdiği nokta krizin en hayırlı tarafının halkın paralel yapılanmayı tüm yönleri ile görmesi olduğunu ifade etti. Sanırım, bu yeni ve köklü bir reform sürecinin habercisi.
Önemli olan, bu 'arınma' ve yeniden yapılanma sürecini 2007-2010 sürecinde olduğu gibi dökerek saçarak değil, demokrasiyi kurumsallaştırarak başarmak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019