Markar ESAYAN
AK Parti'nin hükümete geldiği 3 Kasım 2002'den beri kendini tekrarlayan ve hiç değişmeyen bir tema var. Bu tema, bir şablon olarak her reform, kanun, yönetmelik veya sözlü açıklama için uygulanmakta. Eğer hükümet bir siyasi tasarrufta bulunuyorsa, içeriğinden bağımsız olarak, bu tasarrufun mutlaka kötücül bir arka planı olduğuna dair seküler ve dogmatik imana dayanıyor.
Hatırlayınız, 12 Eylül 2010 referandumu öncesi Türkiye alt üst olmuştu. Rejim ve laiklik elden gidiyordu. AK Parti yargıyı zapturapt altına alıyor, pakette yer alan '12 Eylül darbecilerinin yargılanması' gibi konuların ise asla gerçekleşmeyecek birer kandırmaca, vatandaşın ağzına sürülen bir parmak bal olduğu iddia ediliyordu. CHP Lideri 'Hayır' kampanyası için kameraların karşısına geçmişti ve şöyle diyordu: 'Sevgili yurttaşlarım, diyorlar ki bu anayasa değişikliğine evet derseniz, 12 Eylül darbesini yapanlardan hesap soracağız. Siz buna Allah aşkına inanıyor musunuz? Siz kimi kandırıyorsunuz?'
Kampanyanın sloganı ise şuydu: 'Hayır deyin ki Türkiye'nin önü açılsın!'
Anayasa değişikliği halk oylamasında 'hayır' denmesi için var güçleriyle çalışan DİSK, KESK, TMMOB, Tabipler Odası, EMEP ve ÖDP gibi birçok sol tandanslı 'STK' ve parti temsilcisi ise 13 Eylül günü darbecilerin yargılanması için 'evet' diyerek, adliyede sıraya giren ilk grup olmuştu...
Ne Kılıçdaroğlu ne de onlar utandı. Tutarsızlıkta tutarlıydılar.
Bu trajik biçimde, demokrasi ve özgürlükler konusunda atılacak herhangi bir adımın AK Parti'nin önünü daha da açacağını, kendilerinin ise biraz daha tarihe gömüleceğinin itirafıydı.
AK Parti bir kez her ahval ve şeraitte düşman bellenmişti ve yapılan icraatın neviden ziyade, onu yapan siyasi iradenin kimliği önemliydi.
Ama ne ilginçtir ki, hükümet 2006 yılında askerin zoru ve PKK saldırılarının baskısı ile TMK'da 2003 yılında 6. Uyum Paketi ile yaptığı liberal değişiklikleri geri alıp güvenlik siyasetine dümen kırdığında, siyasi partiler, STK ve kamuoyundan gelen tepkiler bölük pörçük ve çok zayıf kalmıştı. TESEV'in Volkan Aytar imzalı raporunda bu durum açıkça eleştirilmiştir.
Şu internet yasasının onda biri gürültü, organizasyon ve kararlılık sergilenmemiş, TOMA'lara şanlı direniş eşliğinde, bir ATM olsun gerçek ve sabit bir özgürlük gaspı için parçalanmamıştı.
Çünkü AK Parti devletin istediğini yapıyordu, devlet AK Parti'ye statükoyu savunduğu kadar hayat alanı açıyordu, Algı Mühendislikleri Merkezi'ni devreye sokmaya gerek yoktu. Zaten tam da bu yasa sayesinde kitlesel KCK operasyonları yapılabilecek, Çözüm Süreci dinamitlenebilecekti.
Dün Abdülkadir Selvi, bundan önceki internet düzenlemesinde yaşananlara değinmişti yazısında. Değişiklik 'Aile ve çocukları cinsel içerikli zararlı yayınlardan korumak isteyen internet kullanıcıları için BTK tarafından hazırlanan paketleri, isteyen kişinin ücretsiz olarak alıp, bilgisayarına yüklemesiyle ilgiliydi. AS'
Ortalık 'hükümet istifa'lardan, 'Pornoma dokunma'lardan geçilmedi. Özgürlükleri porno izlemeye indirgeyen bir sığlık sergilendi. 'Ne kadar çok porno izlersem o kadar özgür' olurum demiyorlardı herhalde. AK Parti düşmandı, Algı Mühendislikleri Merkezi bu fırsatı işlevsel bulmuş, 'kalemler çalışmaya' başlamıştı. Nasıl olsa önyargılı, dar zihinsel dünyalarında yaşayan müsait bir kitle vardı.
İçerik mi? Kimin umurunda!
Selvi şöyle devam ediyordu değerlendirmesine,
'İsteyen alır kullanır, isteyen kullanmazdı yani. Yasal bir zorunluluk yoktu. Zaten isteyen aldı, istemeyen almadı. 34 milyon internet abonesi içinden şimdiye kadar 6 milyon kişi bu paketlerden yararlandı. Bu düzenleme 3 yıldır yürürlükte biri çıkıp da, 'Benim özgürlüğümü kısıtladı' demedi. Cinsel içerikli siteye mi gireceksin bu paketi yüklemezsin yüklediysen de kaldırırsın o kadar. Bunun özgürlüklerle ne alakası var?'
Bugünkü internet yasa tasarısına gösterilen tepkinin de nedeni yasanın içeriği değil, şu anki darbe süreci içinde işlevsel bulunmuş olması. Hep aynı üç kişiyle görüşüp açıklama yayınlayan Human Rights Watch (HRW) gibi kurumların açıklama yaparak aynı dalga boyuna düştüğüne bakmayın. Yasada düşünce ve ifade özgürlüklerini paramparça edecek, bizi engizisyon çağına geri götürecek, kız çocuklarını tekrar toprağa gömeceğimiz bir kötücüllük yok. Hele hele 'pornomuza' kesinlikle dokunmuyorlar. Bazı düzenlemeler var şüphesiz, çocukların istismarı özgürlükler konusunda verilecek bir taviz olarak görülmeyecekse, bunda da sorun yok gibi.
Lüzumsuz bir şey yaptım ve yasayı inceledim.
Pazartesi günkü yazımda 'sözel demokrasi' sıfatını uydurmuştum. Üsluba takılıp öze bakmamak ile ilgiliydi. Bugünkü yazının buluşu da 'Sökülüp takılabilir muhaliflik' olsun. Merak edip yasayı açıp okumak, emek vermek, varsa itirazını barışçı, zekice yöntemlerle ifade etmek yerine, lüzumlu hallerde portmantodan sırları dökülmüş 'Bırak artık beni, huzurla öleyim' diye yalvaran muhalif maskeleri alıp takanlara uygun kanımca.
Yarın yasanın içeriğine geçeriz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019