Markar ESAYAN
Geçen hafta Çarşamba günü tarihi Ankara Palas Oteli’nde Başbakan Ahmet Davutoğlu farklı dinlere mensup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile uzun bir yemekte biraraya geldi. Ermeni, Rum, Yahudi, Süryani, Bulgar, Keldani cemaatlerine mensup çeşitli dernek ve vakıf yöneticisi, sanatçılar ve gazeteciler Başbakan Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ve Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem ile verimli bir görüşme gerçekleştirdi.
Ben dahil tüm katılımcılar hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan sorunlar ve projeler üzerinde konuştuk.
Sayın Davutoğlu daha önce, 2 Ocak günü farklı inançların dini temsilcileri ile biraraya gelmiş, bu olumlu farklılık CHP’ye de yansımış, Kemal Kılıçdaroğlu da aynı toplantının bir kopyasını tertiplemişti.
Daha önce çeşitli vesilelerle ucundan kıyısından değinmiştim. Rahmetli babam da bir hayırsever olarak uzun yıllar vakıf yöneticiliği yapmıştı. Haliç Köprüsü’nü Okmeydanı istikametine doğru geçerken sol tepede Halıcıoğlu Ermeni Mezarlığı vardır.
İşte o mezarlık yoktu. Vardı da, 1980’lerde üzerinde bir düzineden fazla gecekondu dikilmiş, arazi mafyasının eline geçmişti. Mezarlık kaybedilmek üzereyken, dönemin Patriği Kalustyan Hazretleri, “Bu işi ancak sen becerirsin” diyerek mezarlık vakfının başkanı olmasını sağlamıştı.
Babam o gecekonduları nasıl yıktırttı, o ağaçları nasıl diktik bir roman konusu, geçiyorum. Ancak oraya sürekli ölüm korkusuyla gittiğini, bizim de evde her gün acı haber beklediğimizi hatırlarım. Şehir suyunu bağlatmak, mezarlığın etrafına duvar örmek için verilen emekle Türkiye AB’ye çoktan girebilirdi.
Ermeniler ve diğerlerinden haklarına el konması karşısında minnettar olmaları beklenen bir dönemdi. Devlet böyle davranınca mafyalar da devreye giriyordu tabii. Babam mezarlığı cemaat adına kazandı ama bir sürek avının hedefi oldu. Cemaati ayakta tutacak cesur insan sayısı azdı, onlar da Ermeni Masası’nın özel yöntemleri ile etkisiz hale getirilirdi.
Babam mutat şekilde Levent’teki o ünlü 2. Şube’ye çekiliyordu. Darbe günlerinden bahsediyoruz. Vazgeçmeye yanaşmayınca sonunda babamı kaçırdılar. Keleşli iki sivil arabasında onu gaspetti. Bu son uyarı olmalıydı. Issız bir yerde yerlerde süründürüp, işkence yapıp, başına Keleş'i dayadılar.
Babam yıpranmış halde istifa mektubunu yazdı. O gün yanındaydım. Valiliğe mektubunu ben götürdüm. Hayatımın en kederli günüydü.
Koca bir devletin karşınızda ve düşmanınız olduğunu bilmek... Kendi ülkenizde sürgüne çıkmak ve boğazını tıkayan bir isyan yumruğu ile yaşama mecburiyeti...
Abartacak bir durum yok. Eski Türkiye böyle bir yerdi. Hatta biz şanslı bile sayılabilirdik. Babam geçirdiği bir sürü mide kanaması ve kalp krizini bu işkencelere borçluydu, erken ölümünü de... Ama çok daha kötülerinin yaşandığını, bunların vakayı adiyeden olduğunu artık daha iyi biliyoruz.
Tabii, ilk Meclis’in önündeki tarihi Ankara Palas Oteli’ndeki bu toplantıda, ister istemez iki Türkiye arasındaki farkı düşündüm. “Keşke yerimde bugün babam otursa bugünleri görseydi” diye iç geçirdim.
Başbakan Davutoğlu, Ermeni, Rum, Yahudi, Süryani ve tüm farklı dinlere mensup insanların misafir, kiracı, dışarlıklı olmadığını, yüzlerce yıldır bu kültürü birlikte yarattığımızı, asla vatandaşlar arasında bir fark gözetmediklerini ifade ederken, devlet aklındaki bu değişimin hakkını vermemek, babam gibi birçok değerli insanımızın çabalarını da hiçe saymak anlamına gelir.
Katılımcı temsilcilerin tamamı, bu değişimden ne kadar memnun olduklarını ifade ettiler. Değişim siyah ve beyaz arasındaki fark kadar keskindi çünkü.
Ama en önemlisi, bu değişimin gönüllü gerçekleşiyor olması. “Zaten olması gerekenler oluyor” diye durumu ve durumu yaratan aktörün çabalarını değersizleştirmek ahlaki bir düşkünlük olur.
36 Beyannamesi ile vakıfların mallarına el koyma uygulamasını kaldıran, malların iadesini sağlayan Vakıflar Yasası’ndaki değişikliği “Agop’un mallarının derdine düştünüz” diye engellemeye çalışan, bununla da yetinmeyip yasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi’ne götüren bir CHP, hala bu ülkede taş gibi yerinde dururken hele...
Başbakan Davutoğlu geçen yıl 23 Nisan’da Sayın Erdoğan’ın yayımladığı 1915 taziyesinin yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade ederken kurduğu her cümlede Yeni Türkiye’nin kurucu mantığı tezahür ediyordu.
Bu nedenle, Fethullah Gülen’in New York Times’daki şikâyetnamesinde “Sadece bizler değil, gayrımüslimler de ağır baskı altında” cümleleri bende üzüntüden ziyade öfke uyandırdı.
Pespaye bir mühendislik girişimini Kürtleri, Alevileri, gayrımüslimleri öne sürerek kamufle etmeye çalışmanın belki dünyada alıcısı olabilir, ama Türkiye’de bu çok daha zor.
Ben Ankara Palas’ta yüzyıl önce ıskaladığımız Yeni Türkiye’yi gördüm. Bu beni çok mesut etti. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019