Markar ESAYAN
Nasıl ki İslam kültürünün içinden çıkardığı çok önemli düşünürler, ilim insanları tüm insan uygarlığı bütününün bir parçasıysa, Batı'nın açtığı Aydınlanma/modernite evresi de, bize çok yabancı uzak evrenlerin değil, insanlığın ortak hikâyesine aittir.
Bunların birbiri ile rekabet etmeleri, hatta kıyasıya savaşmaları da birbirlerinden etkilenmedikleri, faydalanmadıkları, hatta birbirinin içine geçmediklerini göstermez, hatta tam da bunu kanıtlar. Savaş en şiddetli ilişki biçimidir.
Batı ve Doğu'yu kategorize eden, onları ayrı ve karşıt evrenlere yerleştiren düşünce, modernitenin yıkıcı ama merkezi ürünlerinden birisiydi. Bu manada Aydınlanma, çok sert “hakikatlerin” dönemi de sayılabilir. Tanımların köşeli, kesin ve net olması, doğrusal bir tarih anlayışı, insanın kendisini sonsuza kadar tekamül ettirebileceğine dair inanç, negatif gücünü dinin ve Doğu'nun ötekileştirilmesinden, sermayesini de Kilise'nin köklü kurumlarının ve Doğu'nun yağmasından alıyordu.
Bu sert “hakikatler”, yaşamın bütünlüğü ve insanın doğası ile çelişir haldeydi. İnsanı sadece maddi ihtiyaçlarına ve onların giderilmesine indirgeyen süreç, vicdanın ve maneviyatın da bürokrasiye, bilime ve teknolojiye indirgenmesiyle kendisini Auschwitz'lerde kan içinde debelenirken buldu.
Bu Batı'nın kötücül Doğu'nun ise saf olduğu anlamına gelmiyor, tıpkı Doğu'dan iyi bir şey çıkmayacağına dair seküler takıntının yanlışlığı gibi.
Bugün itibarıyla, Batı, bilimin, kültürün ve demokrasinin bu yorumu ile ciddi bir kriz yaşadığını fark ediyor. İnsanın anlam, toplumsallık ve bütünlük arayışının, hakikatin sadece akılla, somutla değil, somutun ötesindeki realitelerde tamamlanacağı yavaş yavaş kabul ediliyor. “Seküler” ve “kutsal” birbirini yemeyi bırakmışa benziyorlar.
Ama bu henüz ete kemiğe bürünmemiş, havada sallanan nötre yakın bir durumdan öteye geçmiyor. Yeni paradigma üzerinde henüz anlaşılmış değil.
Çünkü Batı'nın da, Doğu'nun da başını kaldıramadığı farklı sorunları var. Batı'daki sorun hakkında çözüm öneren Robert N. Bellah şöyle diyor: “Bugün Kilise'nin de, seküler kültürümüzün de bize sağlayamadığı, hayatın bütünlüğünü hissettiren bu sembolleri bize yeniden sunabilecek unsurları gerek kendi kültürümüzde gerekse bir başka kültürde arayıp bulmalıyız.”
Batı soruyu değil, soru sormanın kendisini dahi unutmuşken, Doğu'da, Ortadoğu başta olmak üzere canıyla uğraşır, radikalliklere savrulurken, bu cevaplar nereden çıkabilir sizce?
Bence hiç tevazu göstermeden, Türkiye'nin bu eşsiz role aday olduğunu ifade etmeliyim. Hilal Kaplan'ın dediği gibi Türkiye, adil, ana akım ve makul olanı temsil eden özgün halleriyle, üzerine biraz daha eğilirse, yeni paradigmaya önemli katkı yapacak ülkelerin başında geliyor.
Bunun nedenlerini dünkü yazıda anlattım. Türkiye'nin özel durumu, hem Avrupa'ya komşu, hem de geniş kitlelerin moderniteden az etkilenerek kimyasının bozulmamış olmasıyla, daha doğal bir süreçten geçmiş, inançları ve değerleriyle radikal kopuşlar yaşamamıştır.
Dünyanın, insanın hem cismani hem de ruhani yönünü kucaklayan ve böylelikle çağımızı çarpıtılmamış bir biçimde kavramamızı sağlayacak bir paradigmaya ihtiyacı vardır. Teknoloji, bilim, hukuk, bürokratik devletin bütünleşmiş insan tarafından yeniden yorumlanması, daha makul bir insan geleceği için şarttır.
O zaman, ülkemizde, Aydınlanma'nın kötü bir versiyonunun vesayete dönüşmesi ve bu vesayeti kaybetmemek adına gittikçe hırçınlaşması ile vuku bulan “kutuplaşma” olgumuzu daha verimli bir zemine oturtmamız gerekiyor. “Kutsal” ve “seküler” birarada kutuplaşmadan varolabilir. Bakın çatışmadan demiyorum. Çünkü çatışma kaçınılmazdır, hele oyunun kuralları iyi belirlendiğinde toplumu tekamül ettirir.
Leszek Kolakowski'nin dediği gibi “Çatışmasız bir dünya kıyametin hışırtısını keser o kadar, yani gelir de duyamazsınız.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019