Markar ESAYAN
CHP’nin içinde bulunduğu savrulmanın bu partiyi aşan anlamları ve etkileri var. Sanırım Deniz Baykal’a kaset operasyonunu yapan akıl da bu anlamı önemsiyordu.
AK Parti ve CHP birbirinin antitezidir. İki partinin karşıtlığı ve seçmenlerinin sosyolojik özellikleri sıradan/konjonktürel bir mesele değil. Kökenleri Osmanlı’nın Batılılaşma süreçlerinin başlangıcına uzanıyor.
Yurt dışına ilk elçileri 3. Selim gönderdi. İyi niyetli şekilde orduyu yenileştirmeye çalışıyordu. Ancak gidenler Batı kültürü tarafından fethedilmiş dönüyor; gittikçe kendi kültür ve değerlerine yabancılaşıyorlardı. Osmanlı’nın dağılışından ıstırap duyuyorlardı ve bu tükenişin sebebi olarak dini ve çokkültürlülüğü tespit ediyorlardı.
Bu derde devanın da Batı’yı olduğu gibi taklit etmekte yattığına, dinin ve geleneksel yapının dönüştürülmesi gerektiğine adeta iman ettiler. Sivil/askeri bürokraside sınıf oluşturdular. İttihat ile örgütlendiler/partileştiler. Onları birleştiren şemsiye pozitivizm/jakoben laikçilik oldu.
Gelenekselci ama reformcu Sultan Abdülhamid’e karşı oluşan geniş yelpazeli ittifakın kimyası buydu.
Bu tabii ki bir tepe hareketi olarak kalmadı. Mustafa Kemal Atatürk İttihatçılar gibi hayalperest ve tecrübesiz değildi. Bölge ittifaklarını iyi okudu, Rusya devrimi de yardıma yetişerek Rus tehdidini uzaklaştırdı. Ancak o da yıkılışın analizini ilk nesil Batıcılar gibi yapıyor ve geleneksel yapı ve dindarlığı izole edilmesi, dönüştürülmesi gereken bir risk unsuru olarak görüyordu.
İşte tüm süreçler kentli, eğitimli ve Anadolu’ya kıyasla varsıl bir toplumsallık üretti. Bunlar da “çağdaşlık, laiklik, ilericilik” sloganları altında muhafazakarlığa ve öteki etnik gruplara şüpheyle yaklaştılar. Bu oran aşağı yukarı bire üç şeklindedir.
Geldiğimiz noktada, artık bu tarihsel bölünmeyi/çelişkiyi giderme görevi önümüzde duruyor. Çünkü içinde bölünen bir ev ayakta kalmakta zorlanır. Muhafazakarlar bu ülkeye uzaydan inmedi. Onlar anomali değil, bu ülkenin tarihsel gerçekliğidir. Laikçilerden daha sağlıklı modernleşmişlerdir ve Erdoğan’ın yaptığı laiklik tanımı doğru/birleştirici olandır.
CHP’liler, MHP’liler de öyle... Bu ülkenin eşit yurttaşlarıdır ve saygıdeğerdirler. Ancak CHP bu haliyle kendi kitlesini depresyonda ve olağanüstülükte tutmaya devam ettikçe, muhafazakarlara İttihatçı benzeri kötücüllük atfettikçe birliğin sağlanması zor görünüyor.
AK Parti kökü bu hikayede gizli ötekileştirmeyi, eğer ülke mezhep/etnisite bazlı bir kargaşa veya Gezi türünden bir küçük burjuva ayaklanması başarıya ulaşmadıkça, sandıkta sonsuza kadar yener ve oylarını sosyolojik sınır olan yüzde 75’lere kadar bile yükseltebilir. Ancak bu bölünmeyi ağzıyla kuş tutsa tek başına düzeltemez.
Ülkenin dört bir taraftan kıstırılmaya çalışıldığı şu tarihi değişim günlerinde, temel konularda milli ve yerli bir ittifak yapmak durumundayız.
Sınıfsal bir kibir ve 150 yıl önce yapılmış yanlış bir analiz nedeniyle ülkeyi tehlikeye atmaktan vazgeçmeli. İttihat bu yanlış analiz nedeniyle üst aklın kontrolünde son direnç noktası Abdülhamid’i hal etti de ne oldu? Üç kıtada devraldığı imparatorluğu, beş milyon insani kayıpla İngiliz gemileri Boğaz’dayken Alman gemileriyle terk etti.
İttihatçılar vatan haini değillerdi; bilakis vatanlarını fazlaca da seviyorlardı. Ancak işletim sistemlerindeki bozuk bilgi onlara tarihi hatalar yaptırdı.
Artık bu sayfayı kapatmalı, milli ve yerli bir zeminde buluşmalıyız. Bu AK Partili olmak anlamına gelmiyor. Ancak halkın da görmek istediği budur ve AK Parti ile başetmenin meşru yolu sokak/mezhep çatışmaları olmayacağına göre, ancak halkla bir bütün olarak barışarak ve artık ne olur 300 yıllık köhnemiş tezleri kenara koyup hayata dönmekle mümkün olacaktır.
Birbirimizin düşmanı değiliz. Bu iyi bir başlangıç noktası olabilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019