Markar ESAYAN
Bugün biraz daha 16 Nisan’da anayasa değişikliğinde yer alan maddeleri incelemeye devam edelim.
Öncellikle sanırım teklifte yer alan üç kuvvetten birisi olan yargımızın bağımsız olması yanına eklenen “tarafsızlık” ilkesine kimsenin itirazı olduğunu zannetmiyorum. Çünkü bağımsızlığını bir kesimden, bir ideolojiden yana “taraf” olarak kullanan yargının yargı özelliğini yitirdiğini biliyoruz.
Tarafsızlık ilkesini anayasaya işlenmesi sadece bir kelime farkı değildir. Bu ilkenin genel toplumsal mutabakatla bir kural ve zorunluluk haline gelmesidir. Özetle tarafsız davranmayan bir yargı birimi veya üyesi artık anayasaya karşı sorumlu olacaktır.
Teklifte Askeri Yargıtay ve Danıştay’ın kaldırılıyor olması, yargıdan çift başlılığı gideren bir reformdur. Bu reform yargının tarafsızlığı ilkesini de güçlendiren bir değişikliktir.
Seçilme yaşının 25’ten 18’e indirilmesi gençlerimizi de incitecek şekilde tartışıldı ve bunun sorumlusu CHP’dir. Bir siyasetin toplumun bir kesimine dair onu baştan suçlu çıkaran, onun ahlak dışı davranacağını öngören bir tutum takınması büyük bir ayıptır.
Bu düzenleme yaklaşık sekiz milyon vatandaşı ilgilendiriyor. Hukukumuzda 18 yaş erişkinlik yaşıdır ve bu yaşa erişmiş olanlar hak ve ödevlerinde de erişkin muamelesi görürler. Evlenebilir, iş kurabilir, bir suç işlediğinde de çocuk mahkemesinde değil, normal mahkemelerde yargılanırlar. Bu reform maddesini 18-25 yaş arası kız ve erkek gençlerimizin seçilme yasağını kaldırma şekilde düşünmek gerekir. Bu aslında bir hak ihlalidir. 18 yaşında bir vatandaşa seçme hakkını verip, seçilme hakkından muaf tutmak bir demokrasi açığıdır.
HSYK bir mahkeme değildir. Yaklaşık 15 bin kişilik hakim ve savcılardan oluşan yargı camiamızın özlük, tayin, taltif ve disiplin işlemlerini yerine getiren bir idari kurumdur ve oldukça önemlidir. Teklifte 13 kişilik bu kurulun yedi üyesini artık Meclis’e seçtirme kuralı getirilmektedir. Meclis’te çoğunluğu bulunan bir partinin bu üyeleri tek başına seçeceğine dair iddialar geçersizdir.
Teklife göre Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 3 üyesi Yargıtay, 1 üyesi Danıştay, 3 üyesi öğretim görevlileri ve avukatlar arasından TBMM tarafından seçilecektir. Her üyelik üç aday arasından Meclis’te önce 2/3 çoğunluk, yani 400 milletvekili, seçilemezse 3/5 çoğunluk yani 360 milletvekilinin oylamasıyla seçilecektir. 360 oyla seçilmesi halinde bile, bu üyeleri seçmek için en az iki veya üç partinin uzlaşması gereklidir. Her partinin de blok olarak bir adayda birleşmesi söz konusu olmayabilir. Yeni sistemde koalisyon riski artık olmadığından, muhtemelen Meclis daha parçalı hale geleceğinden, 400 ve 360 oranı birçok partinin uzlaşmasıyla mümkün olacaktır. 360 oyu da eğer bulunamazsa, en çok oyu alan iki üye arasında kura çekilecek ve seçim tamamlanacaktır.
Bu teklifte Anayasa Mahkemesi ile ilgili doğrudan bir düzenleme yoktur. Yüksek askeri mahkemelerin kaldırılacağından bahsetmiştik. Anayasa Mahkemesi’ne Askeri Yargıtay 1, Askeri Danıştay da 1, yani toplam iki üye vermekteydi. Bu iki üyelik kaldırılacağı için Anayasa Mahkemesi 17’den 15 kişiye düşmektedir.
Cumhurbaşkanı’nın Anayasa Mahkemesi’ne hakim olacağı iddiası da asılsızdır. Şu anda AYM’nin 2031’de süresi dolacak üyesi var. Beş yıllığına seçilen Cumhurbaşkanı’nın 12 yıl görev yapacak 15 üyeyi seçmesi mümkün değildir. Zaman denetimi söz konusudur.
Ancak, sanki Meclis’teki 1. parti ve Cumhurbaşkanı’nın millet düşmanları arasından seçilecek şeytani insanlarmış gibi düşünerek de anayasa tartışılmaz. Millet bu sistemde merkezi aktördür. Ortalama 30 milyonun oyunu alacak Cumhurbaşkanı’nın en büyük denetleyicisi tabii ki milletin ta kendisi olacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019