Markar ESAYAN
Türkiye gibi imparatorluk bakiyesi, çok kültürlü, gönül coğrafyaları resmi sınırlarından geniş ülkelerin demokrasi ve çoğulculuk konusunda özel hassasiyetler geliştirmeleri gerekir. Bunu Osmanlı, “milletler sistemi” ile kendi zamanında çok güzel biçimde yapabilmişti. Çağdaş demokrasi ölçütleri ile bu sistemi mukayese etmek çok yanlış olacaktır. Ancak o dönemde bu konuda Osmanlı gücünü bu avantajından alıyordu.
Nitekim, Kıta Avrupası’nın mezhepler, ırklar üzerinden yaşadığı kıyımlarda, Yahudi göçü gibi, Osmanlı, hoşgörüsü ile birçok milletlere yuva olmaktaydı. Merhum Hrant Dink de bir röportajında Avrupa için birlikte yaşama olgusunun yeni, bizim için ise çok eski olduğunu ifade ediyordu. İkinci Dünya Savaşı’nda Polonya bölgesi dışında neredeyse hiç sınır değişikliği olmamış, ama azınlıklar muazzam bir temizlikten ve demografik sürgünlerden geçmişti. Yani bu büyük savaş, azınlıklardan kurtulma meselesi olarak da kullanıldı.
Ve bugün, Avrupa mültecileri özümseme ve Türkiye’nin üyeliğini hazmetme konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Bu durum da demokrasilerine zarar vermekte, Avrupa bu hazımsızlığı yüzünden siyasi ve ekonomik olarak gittikçe cüceleşmektedir.
Türkiye’de ise bir kutuplaşmadan bahsedilmektedir. Bu kutuplaşmanın ırksal ve mezhepsel olmaktan ziyade, yaşam biçimlerine dönük bir fay üzerinden yaşandığı iddia edilmektedir. Ben Türkiye’de kesimlerin bir arada yaşamakla ilgili ciddi bir sorunu olduğunu düşünmüyorum. Ama özellikle CHP’nin seçmeninde yaşam biçimlerine dair bir endişe yaratılmaya çalışılmakta, bunun da sokaklara tahvil edilebileceği hesaplanmaktadır.
Böyle karanlık bir yol seçenlere seslenmek boşuna olduğuna göre, bu algının oluşması yönündeki çabalara karşı dikkatli olmak, buna yardımcı olabilecek hatalar yapmamak gerekir. TCK’nın 115. maddesine göre, yaşam tarzına dönük cebir, tehdit kullanarak müdahalede bulunmak suçtur. Vatandaşlarımız, yasalara göre suç olmayan her türlü biçimde yaşayabilir, ibadet edebilir, eğlenebilir, gündelik pratiklerini gerçekleştirebilir. Kimsenin kimseye “neden böyle yaşıyorsun” diye baskı yapmaya hakkı da, yetkisi de yoktur. Yine TCK’nın 3/2 maddesine göre tüm bu farklılıklar devletin güvencesi altındadır.
Türkiye, bir baskı aracı olarak deforme ve suiistimal edilen bir süreçten özgürlükçü laiklik anlayışına geçmiştir. Türkiye, Avrupa, Asya ve Ortadoğu’nın tam ortasında, eşsiz bir demokratik sisteme sahiptir. Türkiye bu değeri sayesinde, hem kendi içinde huzurlu olabilir, hem de dünyanın tüm ülkeleriyle ilişkilerini geliştirebilir.
Tıpkı bedende farklı işlevlerden oluşan azalar olduğu ve onun mükemmeliyeti buradan geldiği gibi, Türkiye de, kendi tüm evlatlarının değişik özellikleriyle güçlü ve büyük olmaktadır. Türkiye bu özelliğini koruyabildiği ve geliştirebildiği ölçüde küresel bir güç, uygarlık merkezi olmaktadır.
Bu en değerli özelliğimizi gözümüz gibi korumalı ve onu yüceltmeliyiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019