Mehmet Ali ALÇINKAYA
Politik İrade, Toplumsal Ruh ve Ortak Gelecek İçin…
“İmralı Adası’nı Barış Adası yapacağız.”
Sayın Abdullah Öcalan’ın, 25 Temmuz 2025 tarihinde İmralı Heyeti ile gerçekleştirdiği görüşmede dile getirdiği bu güçlü söz, yalnızca bir temenni değil; aynı zamanda toplumsal barışın stratejik rotasını işaret eden tarihsel bir çağrıdır. Türkiye'nin demokratik geleceği açısından yeni bir eşik oluşturan bu ifade, İmralı’yı yeniden çözüm ve diyalog merkezine dönüştürecek iradenin habercisidir.
Tecridin Değil Diyaloğun Zamanı.
Türkiye’nin en kadim, en derin ve en yakıcı sorunlarından biri olan Kürt sorunu, onlarca yıldır sürdürülen inkâr, imha ve tecrit politikalarıyla çözülmeye çalışıldı. Ancak tarih açıkça göstermiştir ki; baskı ile barış, inkâr ile hakikat, tecrit ile çözüm mümkün değildir. Bugün artık yeni bir başlangıca, yeni bir toplumsal ruha ve güçlü bir politik kararlılığa ihtiyaç vardır. Ve bu yeni başlangıcın en sembolik ve stratejik adımı, İmralı Adası’nı barışın adası haline getirmektir.
İmralı; Sessizliğin Sembolünden Çözümün Sembolüne.
İmralı, bugüne kadar yalnızlaştırma, tecrit ve siyasal susturma politikalarının merkezi olmuştur. Ancak dönem dönem uygulanan kısmi tecrit koşullarında başlayan diyalog ve müzakere girişimleri, Türkiye halklarının barışa duyduğu özlemin ifadesi olmuştur. Sayın Abdullah Öcalan’ın 2013’te başlattığı ve toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulan çözüm süreci, İmralı’nın nasıl bir barış merkezine dönüşebileceğinin en somut örneğidir.
Bu nedenle İmralı sadece bir ada değildir; aynı zamanda bir toplumsal yol ayrımı, bir zihniyetin ve sistemin aynasıdır. İmralı’yı bir "barış adası"na dönüştürmek demek, sadece fiziki bir değişimi değil; aynı zamanda devlet aklının, siyasal zihniyetin ve toplumsal vicdanın köklü bir dönüşümünü ifade eder. Bu, Kürt halkıyla, tüm ezilenlerle, kadınlarla, gençlerle, ötekileştirilen halklarla gerçek bir yüzleşmenin ve ortak yaşam iradesinin ilanıdır.
Politik Kararlılık; Cesaretle, Netlikle, Sorumlulukla.
Barış, lafla değil iradeyle inşa edilir. Bugün İmralı’da yeniden kısmi iletişim kanallarının açılması ve tecrit koşullarının esnetilerek müzakere olanaklarının güçlendirilmesi, siyasal çözüm açısından hayati önemdedir. Bu adımlar, geçmişte olduğu gibi, barışa giden yolu tekrar aralayabilir.
İmralı’daki bu mütevazı ama kritik açılımlar, yalnızca bir kişinin özgürlüğüyle ilgili değil; milyonların geleceğiyle ilgilidir. Biz, kararlılıkla diyoruz ki: Barıştan korkmayacağız. Diyalogdan kaçmayacağız. Çözümden yana olacağız.
Çünkü biz biliyoruz: Tecrit bir sistemdir, barış ise bir devrimdir. Bu devrimi gerçekleştirecek olan da halktır, toplumsal mücadeledir, siyasal cesarettir.
Toplumsal Ruh; Barış İçin Yükselen Halk İradesi.
İmralı’yı barış adası yapma kararlılığı, yalnızca bir siyasal program değil; aynı zamanda bir toplumsal ruh halidir. Bugün Türkiye halkları savaşın yorgunudur. Kürt halkı, yıllardır barış çağrısını kararlılıkla yinelemektedir. Anneler, çocuklarını artık savaşta değil, okulda görmek istemektedir. Kadınlar, erkek egemen savaş politikalarına karşı yaşamı savunmaktadır. Gençler, özgür bir gelecek için mücadele etmektedir.
İşte bu halk iradesi, barışın en büyük teminatıdır. Devletin savaş politikalarına rağmen halk barışa sarılıyor. Mahkemelerin siyasileşmesine rağmen insanlar çözümü adalette değil, birlikte yaşamda arıyor. Ve biz bu halkın sözüyle, duygusuyla, iradesiyle diyoruz ki: İmralı’yı barışın adası yapacağız.
Barışı İnşa Etmek; Geleceği Örgütlemektir.
İmralı’da geçmişte başlatılan ve bugün yeniden umutla gündeme gelen müzakere süreci, Türkiye’nin demokratikleşmesinin kilidini açacaktır. Bu süreç; anadilde eğitim hakkından, yerel yönetimlerin güçlendirilmesine; kadın özgürlüğünden, yeni bir demokratik anayasanın inşasına kadar birçok alanda dönüştürücü olacaktır. Bu, sadece Kürt halkı için değil, Türkiye’deki tüm ezilenler için büyük bir kazanım olacaktır.
Barış, geçmişi unutmak değil; geçmişle yüzleşerek ortak bir gelecek kurmaktır. Bu geleceği birlikte örmek için tecridi kısmen gevşeten adımların daha ileri taşınması, kapsamlı bir müzakere sürecine dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu yolda barış iradesini büyütmek, toplumsal sahiplenmeyi güçlendirmek zorundayız.
Biz Kazanacağız, Barış Kazanacak.
Bugün "İmralı’yı Barış Adası Yapacağız" demek, sadece bir iddia değil; bir iradedir, bir çağrıdır ve bir devrimdir. Bu devrim, halkların ortak iradesiyle büyüyecek. Bu mücadele, sokakta, sandıkta, mecliste ve uluslararası alanda kararlılıkla sürecek.
Çünkü biz biliyoruz: Barış bir gün gelecek değil, birlikte inşa edilecek bir yaşamdır.
Ve o yaşamın ilk adımı, İmralı’da Mutlak Tecridin kaldırılmasıyla ve müzakerenin başlamasıyla atılmıştır.
İmralı Adası barışın, çözümün, halkların kardeşliğinin sembolü olacaktır.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
7.02.2026
4.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
23.01.2026
20.01.2026
18.01.2026