Mehmet BARANSU
Onları tanıyorsunuz. Kim mi onlar?
Asker gazeteciler. Ayağında postal, omuzlarında yıldızlarıyla, “yıldızlı gazeteciler”. 12 Eylül darbesinin ardından ortaya çıktılar. 28 Şubat’ta “yıldızları” parladı. Gerçek yüzlerini kamuoyuna göstermeye başladılar.
Güçlülerdi... Her şeyi yapmaya muktedir...
Hükümet kurup, hükümet yıkıyor, irtica ve bölücü avıyla, emir-komuta zinciri içerisinde üslerinden aldıkları emirleri tek tek yerine getiriyorlardı. Karargâh’ın bir işareti yeterliydi onlar için. Önce tekmil, ardından işaret edilen noktaya, “nokta” operasyon yapmak için yetiştirilmişlerdi.
Bu ülkenin muhafazakârları mı yok edilecek, Kürtler mi hedefe konacak, aydınlar mı linç edilip, ölüme götürülecek... Hazır kıta bekliyorlardı.
“24 saat göreve hazır” mantığıyla yetiştirilmişlerdi. “Acil durumlar” onların işiydi.
Önce “doldur boşalta” gidiyorlardı. Kendilerine verilen mühimmatı hücum yeleklerine koyuyor, mermileri şarjörlerine dolduruyor, göreve, nöbete gidiyorlardı. “Kıtaları” belirlenmişti. Nöbet çizelgeleri karargâhta hazırlanmıştı.
Görev “silahsız kuvvetlerin” yani kendilerinindi.
Mermiler manşetlerden boşaltılıyordu. Ustalardı. Atış talimi eğitimini iyi almışlardı. Başarılıydılar da. Hedefi 12’den vurmada mahirlerdi. “Bin yıl sürecek” kavganın keyfini sürmek, rantını yemek, çocuklarına, torunlarına “cephe savaşında” yaptıklarını miras bırakmak istiyorlardı. “Vatan elden gidiyordu.” Vatan savunmasında her şey “mubahtı”.
2003-2004’te de görev başındaydılar. 367 tartışmalarında, 27 Nisan muhtırasında görevlerini yapmanın huzuruyla “ışıkları kapamış”, huzur içinde başlarını yastığa koymuşlardı.
Taraf’ta yaptığım haberlerle bir kez daha ortaya çıktılar. Onlar için her yazılan, her ortaya konan belge, “yalandı”. Gerçeği, gerçekleri yalanlamak için var güçleriyle çalıştılar. Karargâh kıbleleri, kalemler süngüleri olmuştu.
Aldıkları psikolojik harp eğitimini sonuna kadar kullandılar. Başaracaklarına o kadar inanmışlardı ki tüm stratejilerini “yok etme” planı üzerine kurdular.
Şimdilerde yayın yönetmeni olan birisi, İlker Başbuğ Kara Kuvvetleri Komutanı’yken kendisini telefonla aramıştı. “Paşam, şu sizin meşhur fotoğraf var ya onu medyaya şu gazeteci sızdırdı” diyerek ajanlık rolüne bile girmişti. Gazeteci miydi, ajan mı bilinmiyordu.
Bununla da yetinilmemiş, yine İlker Paşalarına “Paşam, Taraf’taki şu isimsiz haber var ya, onu Mehmet Baransu yazdı” demişlerdi. Hele birisi, “dost görünümlü şeytan”, Balyoz haberi henüz Tarafgazetesinde çıkmadan, paşasını karargâhta ziyaret etmiş ve “Taraf’ta Balyoz darbe planı yayımlanacak” ihbarında bulunmuştu.
Zeki olduklarını zannediyorlardı. Olayları bilmediğimi, bilemeyeceğimi, haberimin olmayacağını düşünüyorlardı...
Yanılmışlardı... Tıpkı daha önce yanıldıkları gibi... Tıpkı her haberimi yalanlamak için aldıkları emirler gibi...
Bugün ortalıkta görünmüyorlar. Ortalara çıkmıyorlar. Ara ara aldıkları “psikolojik harp planlarını” devreye sokuyorlar. “Cemaat-Baransu” kullandıkları en popüler teknik. Bu kara propagandalarını ciddiye almadığımı görünce de çıldırıyorlar.
Herkesi kendileri gibi zannediyorlar...
Dedim ya şu sıralar ortalıkta yoklar. Çünkü söyleyecek lafları yok. Dağlıca, Aktütün, Andıç, İnternet Andıcı, Balyoz, İrticayla Mücadele Eylem Planı, Lahika.... dediğimde, susuyorlar. Söyleyecek lafları yok. Çünkü yalan dedikleri her haberin, doğru olduğunu bugün görüyorlar.
Dün de biliyorlardı. Ancak, beyinleri, ruhları görevleri icabı her gerçeği yalanlama üzerine programlanmıştı.
Bugün suskunlar. Tıpkı yarın susacaklar gibi...
Kim mi susacak olanlar?
Onlar da iktidarın gazetecileri. İçlerinden bazıları da MİT’çiler. Bugünlerde kendisini “İslamcı”, “muhafazakâr”, “dindar” olarak tarif ediyorlar. Hükümete yakın isimler...
Dün asker gazeteciler gerçeklerin üstünü örtmeye çalışıyorlardı, bugün onların yerini bu “arkadaşlar” aldı. MİT’i savunmak için girmedik kılık bırakmadılar. Hükümete söyleyecekleri bir tek laf yok. Gerçekler karşısında “suskunlar”.
Yok aslında asker gazetecilerden farkları. Dün onlar gerçekler karşısında psikolojik operasyon yapıyorlardı, bugün kendileri. Dün onlar ne kadar ahlaksızca işler yapıyordularsa, bugün kendileri aynısını yapıyor. Gerçekleri konuşmaktan, yazmaktan çekiniyorlar. Tıpkı dün gibi... Tıpkı dünküler gibi...
MİT demişken, MİT’çi gazetecilere, kendilerini muhafazakâr ilan edenlere, hükümete laf söyleyemeyenlere şunu hatırlatayım... MİT haberimin de arkasındayım. Tıpkı ilk günkü gibi...
Asker gazeteciler bugün nasıl sustularsa, siz de susacak ve konuşamayacaksınız. Çünkü yok birbirinizden farkınız.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Eline Hrant’ın kanı bulaşanlar…
29.01.2016 - Kar taneleri
5.02.2016 - Dengir Bey öyle kaçmak yok!
28.12.2015 - Şems-i itiraf!
15.12.2015 - İkametgâh Silivri- Suç darbe
9.02.2015 - Cesaretin bedeli
30.11.2015 - ‘Kelepçeyle gireceksin!..’ Sayın Arınç duymasın!
23.11.2015 - Avukatımız olur musunuz Sayın Arınç!
16.11.2015 - Hürriyet’i kim ‘kumpasa’ getirdi
9.01.2015 - Yüzünde tebessüm eksik olmayan ‘çınar’
26.10.2015
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Ad Soyad Giriniz...
harika