Mehmet CAN
Belki spekülatif bir tartışma olacak ama Hitler Yahudi soykırımını bu kadar rahat bir şekilde gerçekleştirdiyse, bu rahatlığın arkasında kendisinin de bir çok yerde ifade ettiği gibi Anadolu’da gerçekleşen Ermeni soykırımının payı büyüktür. Dünyanın bu soykırım karşısındaki kayıtsız tutumu Almanya’da Nazilerin Yahudi soykırımını bu insanlık suçunu işlemelerinin en büyük nedenlerinden biridir.
Yüzyıl önce Anadolu’da Anadolu’nun bu kadim ve yerli halkına karşı işlenen soykırım suçunun temelinde hukuki bir süreç vardır. Fakat bu ülkeler arası bir dava değil. Tam olarak bireyin devlet ile olan sorunudur. Suçların en büyüğü olan ve emsal teşkil etmesi gereken bu olgu yüz sene önce cezasız kaldığı için artık dünün değil günümüzün sorunu haline gelmiştir. T.C. kurulduğundan beri mezhep, toplum, etnisite ve farklı görüşlere karşı yapılan katliam, baskı, yok sayma ve gasp yüz yıl önceki sorun emsal olamadığı için günümüze kadar halklara karşı işlenen bütün suçlar cezasız kalmıştır, cezalandırılmamıştır.
Talat paşa ve etrafındaki katil çetesi ile bazı feodal Kürt ağaları yaptıkları suçlardan ceza alamadıkları gibi, özellikle cumhuriyetin kurulmasından itibaren çeşitli makamlar ve gasp mallarıyla ödüllendirilmişlerdir. T.C.’de birçok bürokrat, burjuvazi ve yüksek siyasette yıllarca yer alan şahıs soykırım da gasp edilen bu malların, mülklerin ve yitip giden canların üzerinden kendisini var etmiştir ve günümüzde de hala var etmektedir.
Hitlerden sonra birileri Nünberg’de idama mahkûm edilirken benzeri suçlardan kısacası soykırım suçlarından en ağır cezaları alırken, bizde ise soykırım suçunu işlemiş olanlar hesap vermeyi bir tarafa bırakalım bakanlık ve milletvekilliği görevlerine getirilerek ödüllendirilmişlerdir. Peki, size sorarım ben diasporada yaşayan bir Ermeni olsam neye güvenerek veya inanarak bu topraklara dönmek isterim. Bu sadece toprak ve Tazminat problemi değil aynı zamanda bir güven ve iyi niyet sorunudur.
Barışma(ma)lıyız
Kime göre barış? Barışan taraflar bir savaşın bitmesinin ardından iki tarafın ortak yönlerini saptayıp, iyi ilişkiler kurmasını sağlayan bir antlaşma metnini imzalamak durumundadırlar. Peki, 1915’e kadar savaşan taraflar kimlerdir? Osmanlı devleti birinci taraf olurken, resmi tarih tezleri bir kısmını Rusya Ermenileri, diğer bir kısmını ise içteki legal Ermeni örgütlenmeleri olarak göstermiştir. Kısacası İttihat ve Terakki iktidarı ikinci tarafı bulamadığı için başka bir ülkeye sürmek yerine uzun zamandır planladığı kendi toprak bütünlüğü içinde yok etme yoluna gitmiştir.
Bunun o tarihlerde soykırım olarak tanımlanmamasının nedenini sadece ve sadece Birleşmiş Milletler yasalarına bağlamamak gerekir. İnsanlık suçunu algılayabilmek insani bir vicdan gerektirir. Çünkü hem suç, hem de vicdan insana ait bir şeydir. T.C. resmi tarih tezi 1915’i soykırım olarak tanımamakta buna tehcir demektedir. Oysaki o tarihlerde olup biteni anlayabilmek için basit bir mantık örneği oluşturmak gerekir: Suriye’nin çölünde bekleyen Osmanlı devlet memuru elindeki evraka göre birçoğu ölmüş ve sefil durumdaki Ermeniler hakkında başkente İstanbul’a bilgi vermiştir. 2. ve 3. Kafilelerinde durumu ortadayken İttihat ve Terakki hükümeti tehcire devam ederek Ermenilerin sonunu getirmeyi hedeflemiştir.
Oysaki şöyle bir şey yapabilirdi, 1. 2. ve 3. kafilelerin durumunu gördükten sonra tehciri durdurması gerekirdi. Tehcirin bile kabul edilemez olduğu bir durumda resmi tez birçok mantık hatasını da birlikte getirmiştir. Bu tip basit mantık hatalarını toplumun bilincine yerleştiren İttihatçı zihniyet aynısını geçtiğimiz yüz yıl içinde toplumun farklı öğelerine uygulamıştır.
Şimdi tekrar sorarım size aramızdan kaç kişi kendi üzerinde oturduğu mülkün esasında kime ait olduğunu öğrenip kurbanların torunlarına geri iade etme cesaretini gösterir. Ya da aramızdan kaç kişi dedesinin suçu için özür dileyebilir. Çünkü Anadolu’da dedeler evin büyükbabası ve onurudur. Soykırımın kabul edilmesi sorunu aynı zamanda Anadolu insanının kendi yerleşik kültürüyle de bir hesaplaşma sorunudur. Şimdi soruyorum sizlere barışmalı mıyız, yoksa barışmamalı mıyız?
Gittiler
Der Zor çöllerine Suriye’nin
Ve Burç Hamut’una Beyrut’un
Kıskanacak belki Turgut Uyar ama
Muş, Tatvan yoluna değil bu kez
Gittiler
Marsilya kıyılarına Fransa’nın
Telhilyan’ın ardından
Şahan Natali’nin
Monte Melkonyan’ın ardından
Gittiler
Ararat’ı, Dikranagert’i bırakarak
Yarım kalak aşklarını
Tarlada buğdaylarını
Anadolu’da şiirlerini bırakarak
Gittiler
Kilikya’yı İnce Memed’e
Kostanpolis’i Gomidas Vartabet’e
Ve Osmanlı hanedanını devirerek
Gittiler.
Mehmet Can
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2018
4.02.2017
13.10.2017
15.09.2017
1.02.2017
2.02.2017
18.07.2017
3.02.2017
10.06.2017
4.02.2017