Mehmet Ocaktan
Her seçimde siyasi partilerin vaatleri sonucun belirlenmesinde önemli bir faktör olmuştur. Siyasi tarihimize baktığımızda, parti liderlerinin makul ve mantıklı vaatlerin yanında en uçuk ve absürt vaatleri bile dillendirmekten çekinmediklerini görürüz. Geriye dönüp baktığımızda “Her mahalleye bir milyoner”den “Herkese iki anahtar”a, “Apo’yu idam edeceğiz”den “Futbolda ofsaytı kaldırmaya” ve “Kim ne veriyorsa ben 5 fazlasını veriyorum”a kadar sayısız vaatler hâlâ hafızalarımızda...
***
Kuşkusuz bugün de siyasi partiler benzer vaatlerle meydanlara çıkmaya hazırlanıyorlar. Mesela 16 yıldır iktidarda olan AK Parti faizleri ve enflasyonu düşüreceğini millete vaat ediyor. Muhtemelen kendini bu konuda yeterince başarılı bulmuyor olmalı ki, faiz ve enflasyonu düşüreceğinin altını özellikle çiziyor. Aynı şekilde CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce de 19 Mayıs ve 29 Ekim bayramlarında gençlere ihtiyaçlarını karşılamak üzere 500’er lira vereceği vaadinde bulundu.
Kampanya süresi boyunca muhtemeldir ki vaatlerin çıtası daha da yükselecek, belki de liderler hayallerimizin ötesinde uçuk vaatlerde bile bulunacaklardır. Ancak bu seçimin geçmişteki örneklerle kıyaslanması mümkün olmayan farklı bir özelliği var. Bir kere yeni bir sistemle seçime gidiyoruz, dolayısıyla sadece klasik vaatlerle başarıya ulaşmak mümkün olmayabilir.
Elbette yarışa katılan bütün partiler ekonomik refahı nasıl sağlayacaklarını, faizi, enflasyonu nasıl düşüreceklerini, kimlere ne kadar parasal katkıda bulunacaklarını öncelikli olarak millete anlatacaklardır.
Ama bu seçimde sadece bunlar yeterli değil, zira Türkiye son dönemde çok ciddi bir kutuplaşma ve gerilim atmosferinden geçiyor. Doğal olarak insanlar, günlük maişet dertlerini öncelemekle birlikte yaşadıkları toplumda ‘huzur iklimi’nin hakim olmasını isteyeceklerdir. Bu açıdan bakıldığında partilerin kutuplaşmanın olmadığı, herkesin birbirine tahammül edebildiği nasıl bir Türkiye hayali sunacakları büyük bir önem arzetmektedir.
Henüz partilerin seçim beyannameleri belli değil, muhtemelen ortaya çıktığında göreceğiz ki hemen bütün partiler özellikle daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük, daha fazla refah ve hukukun üstünlüğünü önceleyen vaatlerde bulunacaklardır.
Unutmayalım, yeni sistem gücün tek elde, yani cumhurbaşkanında toplanmasını getiriyor. Ancak hiçbirimiz sistemin nasıl işleyeceği konusunda bir bilgiye sahip değiliz, bu biraz da uygulama safhasında ortaya çıkacak. Mesela sistem içinde parlamentonun işlevi ne olacak, o da çok net değil. Anayasa bakarak söylediğimizde, yürütmenin başındaki tek yetkili cumhurbaşkanı, dolayısıyla Meclis tümden devre dışı gibi görünüyor.
Ama hemen hatırlatmakta yarar var, eğer Meclis’te dengeli bir sandalye dağılımı ortaya çıkarsa, o zaman çok daha farklı bir durumu tartışıyor olabiliriz. Şu anda varsayılan en güçlü ihtimal, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda yasama çoğunluğunun da AK Parti’nin elinde bulunması yönündedir. Ancak ittifak düzenlemesi barajı sıfırlamıştır, bu yüzden de AK Parti, CHP, MHP ve HDP’nin dışında Saadet Partisi, İYİ Parti ve DP’nin de parlamentoda yer alma ihtimali güçlenmiştir. Dolayısıyla, muhalefet partilerinin Meclis’teki sandalye sayısının iktidar bloğunu dengeleyebilecek bir çoğunluğa ulaşması yeni sistemin şekillenmesinde etkili bir faktör haline gelebilir.
***
İşte tam da bu yüzden, partilerin özellikle ‘huzur’ ve demokrasi vaadi çok daha önemli hale gelmiş bulunuyor. Henüz seçim beyannameleri elimizde yok ama, gerek “Cumhur ittifakı”, gerekse “Millet ittifakı” ittifak bildirilerinde kampanyalarını hangi argümanlar üzerine bina edeceklerini açıklamış bulunuyorlar. Mesela Cumhur İttifakı bu birlikteliği “Türkiye’ye yönelik iç ve dış kaynaklı hasmane girişimler karşısında, milli ve ahlaki bir duruş” olarak tarif ederken, Millet İttifakı, “Farklı yaşam tarzı ve siyasal görüşü olan toplumsal kesimlerin demokratik ilkeler etrafında sağlayacakları uzlaşma, milletimizin ihtiyacı olan barış, huzur ve istikrarın ön şartıdır” şeklinde tarif ediyor.
24 Haziran’da bütün bunların nasıl bir sonuç ortaya çıkaracağını şimdiden bilmek elbette mümkün değil. Ama şu kesin, sonucu milletin hassas terazisi belirleyecek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025