Mehmet Ocaktan
Siyasi aklın, ferasetin kaybolduğu günler yaşıyoruz. Eğer ciddi bir yönetim krizinin yaşandığı bir ortamda toplum devlete değil, suç örgütü lideri olarak tanımlanan Sedat Peker’in sözlerine itibar eder hale gelmişse ülkenin gidişatı konusunda endişelenmeyi gerektirecek acayip işler oluyor demektir.
Gerçekten de acayip işler oluyor… Haftalardır suç işaretleri taşıyan ifşaatlar havada uçuşuyor, siyaset-mafya-ticaret ekseninde dolaşan ve acilen soruşturulması gereken ithamlar konusunda iktidar kuşkuları ortadan kaldıracak ikna edici açıklamalar yapmıyor. Yargı ise Türkiye’yi yıpratan süreci sadece izlemekle yetiniyor…
Çünkü Ankara’nın bugünlerde çok daha önemli işleri var… Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı HDP’nin kapatılması istemli yaklaşık 850 sayfalık iddianameyi Anayasa Mahkemesi’ne teslim etti. Malum ilk iddianame eksiklikler nedeniyle iade edilmişti. İddianamede yaklaşık 500 partili hakkında siyasi yasak getirilmesi isteniyor. Bilindiği gibi MHP lideri Devlet Bahçeli Yargıtay’a çağrı yaparak HDP’nin kapatılıp kapısına kilit vurulmasını istemişti. Bahçeli’yi küstürmemek için hukuk acele etmeliydi ve şimdi gereken acilen yapılıyor…
Aynı şekilde Gezi Parkı Ana davasının bozulması nedeniyle geçtiğimiz günlerde tekrar yargı önüne çıkan Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi. Kavala’nın mahkemedeki ifadesinde belirttiği gibi tutukluluğu uygun görüldü yani… Kavala’nın sözleri aynen şöyle: “AİHM’nin tutuklanmamın hak ihlali olduğuna hükmetmesi ve derhal serbest bırakılmamı talep etmesine rağmen, cezaevinde tutulmam gerekli görüldü.”
Evet görüldüğü gibi hukuk sistemimiz bazı konularda son derece hızlı çalışıyor. Özellikle de parti kapatmalar ve özgürlüklerin askıya alınması konusunda müthiş bir performans sergiliyor…
-Umarız hukuk bir gün, suç örgütü liderinin bir siyasetçiye “Sadece 10 bin dolar değil, daha fazlasını gönderdim” diye itiraf ettiği karanlık işleri de görerek vicdanları rahatlatır.
-Belki bir gün, AK Parti genel merkez elamanı olan “pudra şekerci”nin hukukun radarına girdiği günleri de görürüz.
-Gün gelir adalet, televizyonda komşuları için ölüm listesi hazırladığını açıklayan hanımefendinin mahallesine de uğrar…
-Umarız bir gün, 2011 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden 25 milyon liraya yeşil alan arsayı satın alan özel bir şirketin, arsanın imara açılmasıyla birlikte aynı araziyi İBB'ye tam 430 milyon liraya geri satmasının hesabını soracak bir adalet sistemine de kavuşuruz.
Her ne kadar ufukta umutlu bir tablo gözükmese de belki bir gün yolsuzlukların, usulsüzlüklerin, rüşvetin kirlettiği Türkiye bu görüntüden kurtulur ve “hukukun üstünlüğü”nün hakim olduğu bir yönetim anlayışına kavuşuruz.
Bu çerçevede iktidarın zaman zaman dillendirdiği “Yargı reformu paketi” bir umut ışığı gibi gözükse de ne yazık ki ülkede yaşanan hukuksuzluklar, reform söylemlerini anlamsız hale getirmektedir.
Hemen belirtelim, mevcut yasalar adaletin tecellisi konusunda yeterli olduğu halde, bunca hukuksuzluk yaşanmaya devam ediyorsa yeni reform paketleri sadece bir gösteriden ibaret kalmaya mahkumdur. Zaten toplumun adaletin tecelli edeceğine ilişkin bir umudu da yok…
Unutmayalım ki yasama, yürütme ve yargının tek merkeze bağlandığı, denetleyici kurumların fiilen yok edildiği bir sistemde mafyatik yapılanmaları, illegal yapıları ve yolsuzlukları denetleyebilecek güç de ortadan kalkmış demektir. Doğal olarak böyle bir Türkiye’nin Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Yolsuzluk Algı Endeksi’nde demokratik ülkeler değil, antidemokratik geleneğe sahip ülkeler listesinde yer alması kaçınılmazdır.
Kısacası ya hukuk devleti anlayışını hakim kılarak yolsuzlukları, kirlilikleri engelleme yolunu seçeceğiz, ya da partileri kapatarak, özgürlükleri kısarak içine girdiğimiz bu karanlık yolda yürümeye devam edeceğiz…
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025