Mehveş EVİN
Osman Kavala tam bir yıldır tutuklu. Tutukluluğu, neresinden tutsanız bir garabet, bir utanç...
Bir kere iddianame yok. Çünkü Kavala’ya yöneltilen suçlamaları ve daha önemlisi, hukuksuz tutukluluk sürecini açıklayacak hiçbir bilgi, belge hazırlanamadı.
Hazırlanamadı diyorum. Zira pek çok tutuklamada nasılbirbirinden pespaye, fantezi sınırlarını zorlayan deliller üretilebildiğini, bazen yalan tanıklıklarla, bazen bir sosyal medya paylaşımıyla insanların hayatlarının nasıl karartıldığını çok iyi biliyoruz.
İddianame olsa, en azından o saçma sapan iddiaları çürütmek için bir zemin olacak. Güvenirliği yerle yeksan olmuş, bağımsızlığı kendinden menkul mahkemelere rağmen; tutuklu yargılanan ve yargılanmış nice siyasi, gazeteci, aydın, hak savunucusunun yaptığı gibi tarihe geçecek savunmalara şahit olacağız.
Ama mahkeme sürecinin başlaması, bir kez daha Türkiye’deki hukuksuzluğun, insan hakları ihlallerinin, keyfi yönetim biçiminin tartışılması demek. Belli ki şu anda bu istenmiyor. Belli ki hesap başka.
Ne de olsa insan hayatının üzerinde kumar oynamakla ilgili ahlaki, hukuki bir sorun görülmüyor. Çünkü insan hayatları ya paçavra, ya da bir koz muamelesi görüyor.
YANINDAN GEÇTİN SUÇLUSUN!?
Hukuka bağlı kalınsa, kanunlar uygulansa Kavala çoktan serbestti. Kavala’nın avukatları, dünkü açıklamalarında her şeyi göz önüne serdi:
- Kavala iki ayrı suçtan tutuklandı: 1- Anayasal düzeni bozmak. 2- 15 Temmuz’da yabancı kişilerle irtibat kurmak. Birincisine dair hiçbir kanıt, belge yok demiştik. İkincisi zaten deli saçması, çünkü böyle bir suç mevcut değil. Bu kafaya göre 15 Temmuz’da eskaza bir “yabancı”yla iletişim kuran, hatta yanından geçen bile hapse girebilir. Hukuk devletine bak!
- Bir diğer suçlama, “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti yıkmak”. Peki nasıl? Gezi’yi “finanse” ederek! Aradan geçen beş yılda, çok uğraşsalar da Gezi’den bir cebir şiddet hikayesi çıkaramadılar. Ama mesele zaten kanıtta, belgede, gerçeklerde değil. Kavala gibi saygın, herkes tarafından gayet iyi bilinen, şefafflığa ve demokrasiye değer veren, bu uğurda çabalayan bir iş adamının nezdinde sivil toplumu cezalandırmak. (Fatih Polat’ın yazısı için:)
- Kavala’nın tutuklu kalmasının bir sebebi “kaçma şüphesi”. Sanki tutuksuz yargılananlar, adli kontrol süreçlerinden muaf oluyormuş gibi. Sanki Kavala çıksa, kaçmaya tenezzül edecekmiş gibi.
DURUŞMA MEĞER YAPILMIŞ!
- Kuvvetli kanıtlar var deniyor, ancak dosyada gizlilik kararı var. Yani hem 1 yıl hapiste tutuyorsunuz hem de adil yargılamanın önünü türlü bahanelerle tıkıyorsunuz. Dahası, dosyaya bakan savcı dahi Kavala’nın ifadesini almamış.
- Delil denilen şeylerin bir kısmı, Saray medyasına servis edildi. Avukatlar, bu yayınların üzerine başvurular yaptı. Ayrıca çok absürt bir durum daha ortaya çıktı. OHAL’deyken yapılan tutuksuz yargılanma başvurusukabul edilmemişti. Ancak avukatlar, OHAL kalktığında “kararın kabul edildiğini” hatta bir duruşmanın yapıldığını öğrendiler. Duruşmadan hiçbirinin haberi olmamıştı!
- Gözaltına alınmasından, ifade alınma sürecine... Yapılan itirazlara red gerekçelerinden, AYM’nin müracaatı işleme sokmamasına, A’dan Z’ye hukuksuzluktur, haksızlıktır, zulümdür Kavala’ya uygulanan. Gelinen noktada AİHM, AYM’den 10 Ocak 2019 tarihine kadar yanıt bekliyor.
Bir yerlerde, birilerinin bu saçmalığa dur demesini, Kavala’nın tutukluluğunun 10 Ocak’a kalmadan, bir an evvel sonlanmasını bekliyoruz. Kavala ise uğradığı büyük haksızlığa rağmen kendisini hala ön plana çıkarmayı reddediyor. Bir yıldır iddianamesiz tutulduğu hücresinden başkalarının haklarını savunmaya, mağduriyetini savunmaya devam ediyor:
... Yıllardır sakıncalarını vurgulamaya çalıştığımız, peşinen ceza haline gelmiş mahkeme öncesi uzun tutuklamalara ve yargılamalara artık bir son verilmesini hayati önemde görüyorum. Benim durumumun bu sakat tutuklama rejiminin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ve yargısına verdiği zararın daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunacağına ümit ediyorum.
Kavala’nın mesajında “Hayatımdan aylar eksiliyor” cümlesi, zaten bir elin parmağını geçmeyen yayınlarda ön plana çıkarıldı. Asıl Kavala’nın tutukluğuyla kristalize olan hukuksuzluk, kural kanun tanımazlık Türkiye’nin geleceğinden çalıyor. İleriye değil, hep daha geriye sürüklüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.10.2025
21.10.2025
18.10.2025
9.09.2025
2.04.2025
24.03.2025
28.02.2025
20.02.2024
4.02.2024
6.11.2023