Mete Yarar
Afrin bölgesinde Türkiye tarafından icra edilen askeri operasyona “Zeytin Dalı” ismi verildi. Bazı kişiler askeri operasyona nasıl olup da barışın simgesi olan bu ismin verildiği sordular.
Aslında buna benzer isimler daha önce de başka ülkeler tarafından kullanıldı. Tek isteği Irak işgali olan ABD harekata “Irak’ı özgürleştirme operasyonu” kod ismini vermiştir.
Yine Afganistan operasyonuna da “Kalıcı Özgürlük” kod adı verilmişti. Ne var ki gittikleri her yerde olan özgürlüğü de yerle bir ettiler.
Türkiye ise Fırat Kalkanı ile amaçladığı DAEŞ temizliğini bölgede yaptı . Adını özgürlük koymamasına rağmen hayatı normalleştirerek insanların hayatını, namusunu ve mal emniyetini tesis etti. DAEŞ’ten temizlenen diğer yerlerin aksine bu bölgenin nüfusu on kat yükseldi. Bunun sebebi diğer yerlerde DAEŞ yerine başka bir terör örgütü olan PYD’nin alan hakimiyeti sağlaması ve kendinden olmayanları etnik bir süpürme ile bölgeden çıkarmasıydı.
Bu sefer Türkiye operasyonun ismini “Zeytin Dalı” koydu. Aslında tam da bugünü anlatan bir adlandırmaydı. Zeytin dalı yalnızca barışı simgelemez. Başka anlattığı simgeler de vardır.
‘Gılgamış Destanı’ndan üç büyük semavî dinin kutsal kitaplarına değin antik ve kutsal metinlerde yer alan Büyük Tufan’daki rivayete göre Nuh Peygamber, tufan biraz durulunca geminin güvertesinden beyaz bir güvercin uçurur. Bu beyaz güvercin bir müddet sonra gemiye ağzında bir zeytin dalıyla döner. Böylece Nuh Peygamber tufanın bittiğini ve suların çekildiğini anlar.”
Sanırım Türkiye PYD sonrası bölgeden gitmek zorunda olan bütün Suriyelilere artık Tufan’ın bittiğinin işareti olarak zeytin dalını gösteriyor. Aynı geçmişte olduğu gibi geri dönebileceklerini anlatıyor.
Türkiye bu operasyonun ardından eğer Mümbiç’i de PYD’den temizleyebilirse tersine göç ile bölgeye 400 ila 500 bin kişin geri döneceğini düşünüyor.
Yani çölün ortasında bir vaha yaratmayı amaçlıyor . İnşallah bunu başarırız.
Türkiye’nin resmî açıklamalarında bölgeye operasyon yapma nedeni olarak PKK ile beraber DAEŞ de gösteriliyor. Bazı kişiler bölgede DAEŞ yok ki diye konuşuyor. O zaman onlara küçük bir hatırlatma.
BBC kanalı, Rakka operasyonunda, PYD terör örgütü ve ABD’nin DAEŞ militanlarını bölgeden silahları ile çıkardığının görüntülerini yayınlamıştı. Bunların bir kısmının Deyr-i Zor diğer kalanlarının da Türkiye sınırına götürüldüğünü röportajlarla anlatmıştı. Militanlara ailelerine dokunmama şartı olarak Türkiye’ye karşı canlı bomba olma şartı getirilmişti.
İlk dalgayı Afrin operasyonu başlamadan bir gün önce Azez’de gördük. PYD bölgesinden gelen üç DAEŞ’li üzerlerindeki bomba yelekleri ile beraber etkisiz hale getirildi.
Gelen istihbarat bilgileri, PYD’nin askerlerimize karşı planladığı bombalı araç saldırılarını DAEŞ mensuplarına yaptıracağı yönünde. İşin iki yüzlülük olarak adlandırılabilecek yanı ise, ABD’nin taraflara (terör örgütü ne zaman taraf olduysa! ) DAEŞ’le mücadele konusuna odaklanma uyarısı oldu.
Türkiye bölgeyi bütün terör örgütlerinden kurtarmak için çaba sarfetmektedir. Bunu yaparken de hedefine uygun olarak koyduğu isimlerin gereğini yapmaktan da çekinmemektedir. Çünkü Türkiye’nin gizli bir ajandası yoktur.
Bölgenin Türkiye gibi “delikanlı” devletlere ihtiyacı vardır. Çünkü bölgenin derdi zaten gizli kapaklı işler çeviren devletlerdir. Ne çektiyse hep onlardan çekmiştir.
Bize laf sokmaya çalışan Kıbrıs’taki gazete gibi gazeteler olacaktır. Mesele bize kimin ne söylediği değil bizim kim olduğumuzdur.
Allah bölgede görev yapan güvenlik güçlerimizin ve yanımızda savaşan ÖSO askerlerinin yar ve yardımcısı olsun.
Millet olarak yanınızdayız.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2018
25.06.2018
21.06.2018
18.06.2018
14.06.2018
12.06.2018
11.06.2018
7.02.2018
4.02.2018
31.05.2018