Muharrem Sarıkaya
Cumhurbaşkanlığı seçiminde İYİ Parti lideri Akşener’in olumlu bakmaması nedeniyle sonuç alınamamıştı.
Ana hatlarıyla getirilmek istenen model, Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin aday göstermeyip, Abdullah Gül’ün adaylığı etrafında bütünleşmesini öngörüyordu.
Hiçbir parti aday çıkarmayacak, tek aday olarak Gül ile yol alınacaktı…
Akşener, “Adaylıktan vazgeçmem” deyince model çalışmadı…
İlginçtir, son dönem yerel seçim için aranan tam anlamıyla “Gül modeli” bir ittifak şekli…
Bu hem MHP’nin getirdiği “siyasi kombin” veya “tak, tuk, tuk…” modelinde hem de İYİ Parti lideri Akşener’in deyimiyle “yerelde işbirliği” arayışında karşımıza çıkıyor.
Dikkat çeken ise model önerileri ağırlıklı olarak MHP ve İYİ Parti’den gelirken, oy oranı yüksek AK Parti ve CHP’nin daha temkinlilik içinde olması…
Çünkü her iki parti de bu günlerde yaptırdığı araştırmalarda ittifak ile tek başına girmesini kantara çıkarmış ne çektiğini görmek için topuz kaydırıyor.
Yani hangisinin nerede getirip, nerede götürdüğünü anlamaya çalışıyor.
KAÇARI YOK
Şurası kesin ki günün sonunda hepsinin ittifak veya işbirliğinden kaçma şansı yok…
Ancak bu ne Akşener’in Ankara için ortaya koyduğu “Biz adayı çıkaralım, CHP seçmeni de ardına takılsın” modelinde çalışır ne de MHP’nin getirdiği “Büyükşehir senin, ilçeler benim veya ilçeler senin büyükşehir benim…” modelinde hayat bulur.
Üzerine son dönem yaşanan ekonomik kriz de eklendiğinde, Ankara’dan Genel Merkez odaklı aday belirleme, partilerin sosyolojik tabanlarında aynı etkiyi göstermez.
Bunda en çok zorlanan da AK Parti ile MHP olur…
Çünkü yakın geçmişe kadar birbirlerine rakip olan iki parti 3 yıldır yakınlaşma içinde…
Bu yakınlaşma da öyle bütün içinde hareketi de kapsamıyor, kendi başına kazancını önceliyor.
Yani toplanan oyun getirdiği sayıdan MHP milletvekillerini alıp çıkarırken, AK Parti de aynı şekilde kendi vekillerini kazandı.
TEK BAŞKAN VAR
Oysa belediyede tek başkan seçilecek…
Bu da AK Parti tabanının da kabul edeceği bir MHP’li bulup aday göstermek kadar, MHP’lilerin kabul edeceği bir AK Partili adayı bulup çıkarmayı zorunlu kılacak.
Dolayısıyla, İstanbul, Ankara dışındaki yerel dinamiklerin güçlü diğer illerde yerel tabanın aday üzerindeki kabulü de önemli.
Hatta Ankara ve İstanbul’un bazı ilçelerinde yerel beklenti Orta Anadolu’daki birçok ilden yüksek...
BELİRLEME ZORLUĞU
Nitekim geçen yerel seçimde örnekleri birçok seçim çevresinde görüldü.
En iyi örnek de Ankara’da Mansur Yavaş…
CHP’nin adayıydı, “Elim kırılsa CHP’ye oy vermem” diye yıllar boyu direnen MHP seçmeninden de oy almayı başardı.
Dolayısıyla, kökten gelen ideolojik bağını özünde koruyan MHP tabanında bu durum daha baskın ortaya çıkıyor; oy verme davranışında adayın kimliğini de önemsiyor.
CHP ve İYİ Parti açısından da geçerli…
Geçmişte yapılan araştırmalar CHP ve İYİ Parti seçmeninin diğer partilere göre birbirine daha yakın olduğunu gösterse de tabanının hoşlanmadığı adaya oy vermeyeceği de aşikar.
En azından, geçen seçimdeki öfkesi nedeniyle sandığa gitmeme olasılığı var…
Dolayısıyla ittifak yerelde partilerin olmazsa olmazı olarak duruyor; ancak yukarıdan yapılan belirlemenin aşağıda tutacağının garantisini vermiyor.
Geçen seçim kamuoyu araştırmaları ile aday belirlemenin nasıl bir yanılgı yarattığı gerçeği de partilerin hafızasında duruyor.
Belki de bundandır, bütün partiler aday belirlerken sadece kamuoyu yoklamasına bakmak yerine, o bölgedeki sivil toplum örgütleri, teşkilat ile tanıdık, bildiklerin kanaatini de alıyor…
***
Ajanlar savaşı
Sovyetlerin dağılması öncesinden çok daha ağır soğuk savaş dönemine tanıklık ediyoruz…
Hem de kendi topraklarımızda…
Haydi, gelin olayları kenara bırakıp, aktörler üzerinden gidelim…
Madem soğuk savaşa atıf yaptık, Suriye’deki Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonraki süreci ele alalım.
Rus savaş uçağı Kasım 2015’te düşürüldü.
FETÖ’nün darbe girişimi 2016’da geldi…
Devlet aklı, darbeyi savuşturmasını bildi.
Bütün gücünü devreye koydu, FETÖ’nün bilinen unsurlarını yakaladı.
Ancak önemli olan ByLock yazışmalarıydı; eski Sovyetler’den kopan Litvanya’da geliştirilen yazılımın şifresinin çözülmesiyle “mahrem yapıları” Kasım 2016’da çökertilmeye başlandı.
KARLOV SUİKASTİ
Çok sürmedi, ABD vatandaşı Rahip Brunson 9 Aralık 2016’da FETÖ ve PKK adına suç işlediği, hakkında yeterli delillere ulaşıldığı gerekçesiyle tutuklandı.
Çok geçmedi 21 Aralık 2016 akşamı Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Karlov katıldığı sosyal etkinlikte bir polis memurunun suikastına uğradı…
Ankara olaya sert tepki gösterirken, Moskova’nın tutumu dikkat çekiciydi…
Sanki suikastla kimlerin hangi mesajı vermeyi amaçla yaptığını biliyor davranışı sergiledi; Ankara’nın telaşını yatıştırması gözden kaçmadı.
KAŞIKÇI OLAYI
Ortalık yatıştığını sanıyorduk ki, Mart 2017’de Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, Rıza Zarrab ile ilişkili olduğu gerekçesiyle ABD seyahati sırasında gözaltına alınıp tutuklandı.
Ankara ABD Büyükelçisi’nin tutumlarını sert dille eleştirirken, Washington da Ekim 2017’de Türkiye ile vizeleri durdurma kararı aldı.
Her şeyin yatıştığını sandığımız sırada Suudi vatandaşı Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı, Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na girdi ve bir daha çıkmadı.
İstihbarat dünyasıyla da ilişkisi olduğu iddiası ortaya atılan Kaşıkçı’nın Başkonsolosluk’ta öldürüldüğü anın ses kaydının olduğu ileri sürüldü.
Kaşıkçı’nın içerde yaşadıklarının sesini, girerken kodladığı kolundaki elektronik saat aracılığıyla dışarda bekleyen nişanlısına teslim ettiği cep telefonuna aktardığı haberi yayıldı…
ABD Kaşıkçı olayına sert tepki koydu, hakkında ajanlık suçlaması bulunan Brunson mahkemede serbest kalıp ülkesine döndü.
Her olaya tüccar yaklaşım gösteren Trump, Kaşıkçı olayına yönelik tepkisini daha da yükseltti…
Ne mi demek istiyorum…
Hiç, sadece olayları alt alta sıraladım ve hafıza canlandırdım…
Öyle komplo falan üretme gibi bir derdim de yok…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.08.2021
26.07.2021
21.07.2021
13.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
12.05.2021
11.05.2021
3.05.2021
28.04.2021