Murat AKSOY
KIBRIS
Bu satırları Kıbrıs'tan yazıyorum. 1 Temmuz'dan itibaren Rum Yönetimi, AB Dönem Başkanı oluyor. Türkiye Rum Yönetimi'ni tanımadığı için adada Derviş Eroğlu ile Dimitri Hristofyas arasında sürmekte olan müzakereler (8 Temmuz 2006'da Mehmet Ali Talat ve Tasos Papadapulos arasında başladı) altı aylığına duracak.
Müzakerelerin altı yıldır sürdüğünü, birer lider eskittiğini ve henüz somut bir sonuç alınmadığını düşündüğünüzde, altı aylık ara çok şey ifade etmiyor. Ancak 2013 yılı başında Rum kesiminde devlet başkanı seçimleri olduğunu ve seçilecek liderin pozisyonunun bilinmezliğini dikkate aldığınızda, bu, müzakerelerin en az bir yıllığına durması demek.
Ancak altı yıldır sonuç alınamayan müzakerelerden yeni dönemde de sonuç alınması çok kolay görünmüyor. Çünkü mevcut durum, başta Rum kesimi olmak üzere AB, Fransa, Almanya, İngiltere, ABD ve Rusya'nın hatta son dönemde İsrail'in işine geliyor.
Kabul edelim ki, çözümsüzlük halinin özellikle son iki yıldaki gelişmeler yüzünden Türkiye için de kayıp olduğunu iddia etmek güç. AK Parti'nin, izlediği Kıbrıs politikasından beklentisi bugünkü durum değildi ama bugünkü durum şu anda çok rahatsız edici değil.
Kıbrıs konusunda Türk siyasetinde büyük kırılma AK Parti dönemi ile başladı. O tarihe kadar 'devlet politikası' olan Kıbrıs konusunda AK Parti inisiyatif alarak Erdoğan'ın deyimiyle 'daima bir adım ileri olma' politikasına geçti.
Bu politikanın ilk sonucu, Nisan 2004'te yapılan Annan Planı'nda ortaya çıktı. Türk tarafı yüzde 66 ile 'evet' derken, Rum tarafı yüzde 76 ile 'hayır' dedi. Bu sonuç, uluslararası alanda rollerin değişmesine yol açtı. O tarihe kadar 'çözüm istemeyen' taraf Türkler olarak algılanırken artık bu rolü Rumlar üstlenmiş oldu. Eğer Türkiye çözüm isteyen taraf olduğunu daha önce, mesela Denktaş zamanında gösterebilseydi süreç daha farklı işleyebilirdi.
Ancak Türkiye bu politikasında geç kalmıştı. Çünkü Rum tarafı 1 Mayıs 2004'te AB üyesi oldu. Bu üyeliğin maliyeti AB için her gün ağırlaşmaktadır. Çünkü AB Kıbrıs konusunda üstlendiği rolü yerine getirmediği gibi, bugün Rum kesiminin yarattığı siyasi maliyetleri de üstlenmek zorunda kaldı.
AB, 26 Nisan 2004'te Türk tarafının Annan Planı'na 'evet' demesinden sonra Kıbrıs Türk tarafına uygulanan izolasyonların kaldırılması kararını aldı. Ancak aradan geçen 8 yılı aşkın süreye rağmen bu konuda bir adım atıl/a/madı.
Yine 2010 yılında kabul edilen Lizbon Anlaşması ile doğrudan ticaret konusunda 'veto' yetkisini kaldıran Kuzey Kıbrıs'a, izolasyonların kaldırılması için fırsat olan 'Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nü de ne yazık ki hayata geçir/e/medi.
Rum tarafının 'veto' kozu bu süreçte Kuzey Kıbrıs'a yönelik izolasyonların kaldırılması konusunda engel oldu. Rum tarafının veto kozu sadece Kuzey Kıbrıs konusunda değil Türkiye'nin AB üyeliği konusunda da sürekli bir sorun kaynağı oldu. 2006 yılında Rumların veto ettiği 8 müzakere faslı bugün halen açılabilmiş değildir.
Burada AB açısından dikkat çeken nokta şudur; 27 üyeli AB, kurulmakta olan yeni dünyada alması gereken rolü Rumlara esir düştüğü için oynayamamaktadır. AB'nin son yıllarda yaşadığı ekonomik kriz bu süreci ne kadar sürdürülebilir kılacaktır o da ayrı bir tartışma konusudur. Ancak bugünlerde Rum tarafının yaşayacağı bir ekonomik krizin maliyetinin AB'ye ağır olacağı açıktır.
Ancak şunu da unutmamak gerekiyor: Bugün AB'nin Kıbrıs konusundaki bu tavrı da siyasidir. Ve bu siyasetin arkasında Türkiye'nin bölgesel yükselişini durdurma/kontrol etme kaygısı vardır. Türkiye yükseldikçe, etki alanı genişledikçe uluslararası güçlerin çözümsüzlük isteği artacaktır.
Bugün gelinen noktada şu tespiti yapmak çok yanlış olmayacaktır: Şu anda var olan çözümsüzlük haline başta Rum tarafı olmak üzere AB, Fransa, Almanya, İngiltere, ABD ve Rusya, hatta İsrail razı görünmektedir. Şunu da ekleyelim Türkiye de bu fotoğrafta çözümü istemesine rağmen rahatsız değildir.
Çünkü Kıbrıs, son iki yıl içinde yaşanan uluslararası değişimler, Arap Uyanışı, Suriye krizi gibi gelişmeler yüzünden bir adadan çok şey ifade etmektedir. Çok klasik olacak ama hem jeostratejik konumu hem de var olan siyasi yapısıyla Kıbrıs, Kıbrıs'tan çok şey ifade etmektedir.
Müzakerelerin 1 Temmuz'dan itibaren fiili olarak altı ay durması Kıbrıs için çok şey ifade etmeyebilir ama şunu da kaydetmek gerekiyor ki, Türkiye ve Kıbrıs Türk yönetiminin adanın Kuzeyi'ne uygulanan izolasyonların kaldırılması için başta İslam dünyası nezdinde olmak üzere diplomatik çabalara ağırlık vermesi de gerekiyor.
twitter: @murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018