Murat BELGE
Başbakan bir süredir hiç fırsat kaçırmıyor, “beyanat”ını kapacak araçlar ya da gazeteciler karşısında ağzını açtı mı, idam cezasının meziyetleri üstüne birkaç cümle kurmadan kapatmıyor. Bizim yakın tarihimizde “en yoğun idam” gözlemlenmiş dönem Kenan Evren’in 12 Eylül dönemidir. Anlaşılan o ki Başbakan bir “12 Eylül nostaljisi” yaşmaya başladı.
Bir süreden beri Başbakan ülkenin siyasî gündeminde olmayan birtakım konuları (adeta yakasından tutup çekerek) “gündem maddesi” hâline getirmekle meşgul. “İdam” konusuna girmeden önce de, bir ara, aklını “kürtaj”a yoruyordu. Başka konulara da takmış olabilir ama bana bu ikisi ilginç geliyor. Çünkü bunlar ikisi de, farklı biçimlerde de olsa, son analizde “insan hayatı” kavramına ilişkin konular.
Bu da bana anlamlı geliyor, çünkü Başbakan kendisine bu yeni çizgisini beğendiğinden beri, “hayat tarzı” konusu ön plana çıktı; ve her gün, adım adım, biraz daha öne çıkıyor.
Başbakan niçin “kürtaj”a karşı? Çünkü bir zaman sonra doğacak, “insan” olacak bir “rüşeym”i yok ediyorsunuz, onun insan olarak yaşamasına, kendine “hayat” bulmasına engel oluyorsunuz. Bir “rüşeym”e bunu yapmaya hakkımız yoktur, demek istiyor.
Bunları söyleyen tek kişi değil o. Bütün (ya da bütüne yakın) Katolik Kilisesi, birçok Evangelist akım (ama genellikle “dinî” ideolojiden hareket edenler) üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri savunuyor.
Bunu savunurken Başbakan (ve ötekiler) o “rüşeym”i doğuracak olan kadının fikrine itibar etmiyorlar. O böyle bir şeyi istiyor mu, istemiyor mu, önemli değil. Onun iradesinin üstünde daha büyük iradeler var.
Şimdi, “rüşeym” sözkonusu olduğunda “insan hayatı”nın korunmasında bu derece ısrarlı olan bir kişinin, “idam” gibi bir konuda da o “hayat” ve “yaşam hakkı” kavramlarına biraz daha saygılı olmasını beklemez misiniz? Ben olsam beklerim. Ama sözkonusu olan Başbakan’sa, boşuna beklemiş olurum.
Ayrıca, şu yaşadığımız günlerde açlık grevi yapan ve böylece ölüme adım adım yaklaşan yüzlerce insan var. İsabetli, isabetsiz, ama bu insanlar bunu her şeyden önce Başbakan’ın izlediği siyasetten ötürü yapıyorlar. Ama Başbakan’ın kendi uygun gördüğü siyaseti bir kere daha gözden geçirmeye hiç niyeti yok. Grev üçüncü ayına girerken Başbakan’ın sanki yangına körükle gittiğini, söylediği sözlerle sanki grevcileri ölüme doğru kışkırttığı (“‘show’ yapıyorlar”; “şantaj, blöf” vb.) görülüyor. Demek ki bu insanların “hayat”ları o kadar da değerli değil. “Yaşama hakları” da yok. İki insanî söz söyleyip bir talimatla önlenebilecek bir tragedya, birtakım “siyasî hesap”lar çerçevesinde, görmezden gelinebilir bir şey oluyor.
Başbakan farkına varmadan çok karamsar bir dünya görüşüne sahip olmalı. Şöyle: yirmi yıl, otuz yıl, kırk yıl, her neyse, epey bir yıldır yaşamış, ilişki kurmuş, ilişkiler içinde yer almış, düşünmüş, duygulanmış, eylemiş insanlar sözkonusu olduğunda kaskatı. Onlarsız bir dünya, pekâlâ daha iyi olabilir.
Buna karşılık “rüşeym” konusunda pek titiz, pek duyarlı. Ona herhangi bir zarar gelmesini istemiyor.
Breivik midir, nedir, onun annesi de onu dinî inançları nedeniyle kürtaj olamadığı için istemeden doğurmuş olabilir. Hayat dediğimiz uçsuz bucaksız varlık içinde esrar bol. Başbakan’ın kuru reçeteleriyle çözülecek şeyler değil bunlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025