Murat BELGE
Şimdi olanlarla Ergenekon vb. davaların son hızla devam ettiği günlerin çarpıcı olayları arasındaki benzerliklere dikkat çeken çok. Gerçekten de, birçok benzerlik var.
O günlerde bir kesimin başı dertteydi. Bugün, onların başına o derdi açanların başı dertte. Kasetler benzeşiyor, dinlemeler benzeşiyor, iddialar ve iddialara karşı söylenenler özellikle benzeşiyor. Hepsinin ötesinde “bilgiyi topluma verme” teknolojisi aynı biçimde çalışıyor. Ergenekon bağlamında başı derde girmiş olanlar, onlardan çok da o zaman ve şimdi onları savunmuş olanlar, bugün, “nisbet yapmak”tan kendilerini alamıyor ve “İşte, sizin de başınıza geldi,” diyor, “Biz dememiş miydik?” diyor, “Gülme komşuna...” edebiyatı yapıyor.
Çünkü ortada bitmeyen bir iktidar savaşı var ve savaşan tarafların saldırı ya da savunma araçları, saldırının ya da savunmanın strateji ve taktikleri aynı.
Örneğin, “Şöyle oldu,” diye bir şey atıyorsun ortaya; orada bırakıyorsun. Öbür taraf bağırıp çağırıyor: “Yalan! İftira!” Onu yeterince bağırttıktan sonra kanıtını açıklıyorsun.
Şu günlerde bir “çürütme” taktiği: “Üç bağlantısız olay neden aynı anda ortaya döküldü? İşte, komplo olduğu belli!”
Döküldü ve iki gün içinde Başbakan bilmem kas polis şefini görevden aldı. “Teker teker” açıklasalardı ne olurdu?
Ama zaten sorunun asıl cevabı bu değil. Asıl cevap, toplumu etkileme teknolojisi.
Bu iyi mi, kötü mü, tartışılır, tartışırız. Ancak, Ergenekon’dan beri devam eden bir özellik var ki bana bir yanıyla olumlu görünüyor.
Bu işlerin, açıklamaların, kanıtlamaların böyle bir “reklam kampanyası” gibi planlamasının ve yürütülmesinin çok belirgin bir amacı var: kamuoyunu etkilemek. “Olumlu” dediğim bu. Toplumun siyasette “oyuncu” olmak bir yana, “seyirci” bile olamadığı bir tarihî süreçten geliyoruz. Demek artık seyirci olduk ve hatta “hakem” dahi olma imkânımız doğdu ki, savaşçılar bizi etkilemeye böylesine önem vermeye başladılar.
Eskiden savaşçılar kendi kamplarında güçlerini toplar, bunlarla dövüşür, kazanan da bize sonucu bildirirdi; “Ben kazandım, bundan böyle benim dediğimi yapacaksınız,” derdi. Oysa şimdi, “Bakın, ben haklıyım,” diyorlar. Mücadele, bizim seyrimize ve “takdir”imize sunulan bir gösteri biçimini alıyor.
Demek ki şu “seçim” denen şey, uzun, hattâ bir hayli uzun bir vadede de olsa, belirleyici olabiliyor.
Ama benim “olumluluk” bulduğum bu gidişin olumsuzları da az değil.
“Propaganda” denen etkinliğin, en azından Goebbels’den bu yaba, “ilmi yapıldı”. Teknikleri geliştirildi. Erdoğan’ın eski dostları, şimdiki düşmanları bunları etkin olarak uyguladı ama önceki “vesayet” kadroları da, bütün süreç boyunca hükümet kampı da, bu teknikleri biliyor. Biri bir “kampanya” senaryosu kuruyor, kanıtlarını sıraya sokuyor, etkileri hesaplıyorsa, ötekinin de savunma stratejileri, senaryoları var. Önceki iki cepheli savaş, şimdi müttefiklerin bozuşması üstüne, en azından üç kampa ayrıldı. Ama bunların dışında kalan başka savaşları verenler de var ve onların da bütün bu olayların “üst-belirlenme”sinde payı olacak.
Bu kargaşalık “seyirci”yi bunaltıyor. “Hangisi doğru?” Bütün taraflar, kendi cephelerinden, kulağa inandırıcı gelen hikâyeler anlatıyor.
Ayrıca, toplumun şimdiye kadar politize olabilmiş kesimlerinde alınmış “kadim” tavırlar da var. Bunlar, kendi haklılıklarından başka hiçbir teze ikna olacak değiller.
Gene de, bu tür bağnaz bağıtlanmaların dışında kalan büyük çoğunluk, uzun vadede, nihaî karar mercii. Şu tür özelliklerle yürüyen süreç, Türkiye için tarihî bir dönemeç aslında. Öyle olduğu için, “edilgin seyirci”ye de pek öyle izin vermiyor, imkân tanımıyor. Bu “seyirci” aynı zamanda siyaset biliminde en azından “master” yapacak.
http://www.taraf.com.tr/murat-belge/makale-edilgin-seyirciden-etkin-seyirciye.htm
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025