Murat BELGE
Yıllar önce Peter Ustinov bir kitap yayımlamıştı; adı, Ustinov’un Diplomatları. Ustinov, Amerikalı ve Sovyet, Fransız, İngiliz, Alman ve İtalyan, bir de Arap ve Çinli diplomat taklidi yapıyor, bir sayfada fotoğraf, öbüründe söylediği söz. Bunlar, genellikle Birleşmiş Milletler’de, nasıl selâmlaşır, nasıl “evet”, nasıl “hayır” derler; nasıl kızar, nasıl sevinirler, nasıl kadeh kaldırırlar vb?
Bunlardan Alman diplomatın “hayır” oyu vermesi aklıma geliyor. Fotoğrafta Ustinov gözlük de takmış, öfke içinde bağırıyor; söylediği söz, “Niçin herkes bu kadar inatçı? Nein, nein, nein!”
Almanya artık pek böyle değil. Ama iki savaşın bir numaralı sorumlusu Almanya böyleydi. Burnunun dikine gider, kendi bellediği şeyin dışında hiçbir söze kulak asmazdı.
Almanya artık böyle değil. “Böyle” olmayı Türkiye üstlenmiş gibi görünüyor. “Türkiye” de demeyelim, ama Türkiye’nin Başbakan’ı bir havaya girmiş durumda. Yurt içinde herhangi bir uyarıya kulak vermeksizin esip savuruyor; yurt dışına gelince bu kriz günlerinde aralarda daha da pervasız. “Nasıl olsa uzakta” mı diyor, ne diyorsa, elçileri kovmaktan giriyor lafa, “Avrupa Birliği sıkıntısı”ndan çıkıyor. Ama dünya artık “uzakta” falan değil; herkes her şeyi, her söz ve davranışı, anında öğreniyor, ona göre tavrını alıyor. Suriye sınırında ne olduğunu biz bilmiyoruz, ama herhalde bütün istihbarat servisleri biliyor.
Bu sabahın gazetesinde gene bir haber: Birleşmiş Milletler’in “terör listesi”nde olan Yasin el Kadı, iddiaya göre dört kere Türkiye’ye gelmiş, yanına da başbakanlık eskortu verilmiş! Şu günlerin kriz ortamına yol açan iddialardan üstünde en az durduğumuz bir tanesi de gene karanlık yollardan İran’a para çıkışıydı. Yolsuzluk için “Benim haberim yoktu,” diyebilirsiniz da, bu gibi olaylar olduysa öyle habersiz olacak şeyler değil.
Din, İslâm gibi konular işin içine girince, özellikle bu durumlarda, dış politikada Kaddafi üslûbu egemen olmaya başlıyor.
“One munite” anlaşılır nedenlerle Türkiye içinde pek bir popüler oldu. Geçmişteki izolasyonist politikanın, “etliye sütlüye karışmama” anlayışının da, şüphesiz, böyle bir çıkışla fiyaka yapmaya katkısı vardı. Ayrıca, orada bağıra bağıra konuşan o adama bir cevap verilmesi de gerekiyordu.
Ama o başlangıçtan hızla buralara geldik.
“Kişilikli dış politika”, “efelenmek” demek değildir. Türkiye içinde bunu böyle yutturabilirsiniz, çünkü burada çoğunluk onu böyle anlar. Çiller bile Amerika’ya gidip masa yumruklamamış mıydı? Birtakım derin kompleksleri yüzünden Türkiye toplumu, doğru veya yanlış, bu gibi jestlere karşı prim verebilir, verir de. Ama, adı üstünde dış politika bu.
Dünya Türkiye’ye bakıyor, anlamlandırmaya çalışıyor olanları, söylenenleri, yapılanları. Bu, dün de böyleydi, bugün de böyle. Dün, AKP hükümeti bu toplumun ezelî “askerî vesayet” sorunuyla mücadele ediyordu. Dünya da buna “çok iyi,” diyor, nihayet böylece başlamış olan süreci destekliyordu. O desteğin bugünkü sonuçta payı, en azından hükümetin mücadelesi kadar önemlidir.
“Our boys did it” Amerika’sı devam ediyor olsa, bu sonuca varmak pek de kolay olmazdı.
Dünya, bugün de izlemeye devam ediyor. Gezi olaylarından bu yana, değerlendirmeler yüz seksen derece değişti.
Bu durum karşısında Başbakan seçilebilecek en yanlış politikayı seçti: “burada bize karşı çıkanlar aslında dış güçlerin ajanı” diye özetlenecek, o en eski, en demode, en banal formüle sarıldı.
“En... en... en...” ama bu ülkede hâlâ kısmen etkili. Çünkü zenofobi burada bireysel bir sapkınlık değil,ulusal erdem.
Dolayısıyla şimdi dış dünyadan ses geliyor, “Bu yapılanlar yapılmamalı, böyle olmaz,” diyor herkes. Onlar öyle deyince Başbakan, “İşte!” diye gürlüyor: “Ben demedim mi? Kumpasın özü orada! Onlar yapıyorlar!”
Gel de çık işin içinden! Bu kafayla!
Nein! Nein! Nein!
http://www.taraf.com.tr/murat-belge/makale-dunya-gozunde-turkiye.htm
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025