Murat BELGE
AKP bir yandan ağaç söküyor, bir yandan ağaç dikiyor --bir tuhaf durum.
Bu konu Gezi sırasında doruğuna tırmanmış, zaten Gezi direnişini başlatan olay olmuştu. O sırada da Tayyip Erdoğan büyük bir öfke içinde ne kadar ağaç dikildiğine dair rakamlar veriyordu.
Bunlar doğru olmalı. AKP belediyesinin kurduğu fidanlıklardan birini ben kendi gözümle de gördüm, gidip fidan da aldım (bizim kampusa bayağı yakın). Toprağıyla, her şeyiyle, sistematik çalışan fidanlıklar.
Ama bunlar var diye, bir yerlere fidan dikiliyor, ağaçlandırma yapılıyor diye, olan ağaçları sökmenin bir anlamı ya da gereği yok. Bu işin aritmetikle de bir ilgisi yok. Yani, “X noktasında beş ağaç kestim, ama Y noktasına on ağaç diktim” diye bir hesabı olamaz bu işin. Taksim’in ağacı Taksim’de güzel.
Londra bir parklar kentidir. Hyde Park, Green Park, Regent’s Park, hepsi, kentin son derece merkezî yerlerinde yayıldıkça yayılırlar. Paris’te Luxembourg, New York’ta Central Park, Berlin’de Tiergarten, hepsi kentlerin “en orta” yerlerinde dururlar. Burada da yıllardır Taksim çevresine soluk aldıran Gezi’yi yok edip bilmem kaç yıldır orada olmayan oryantalist binanın kopyasını yapmanın anlamı ne?
Gezi Savaşı’nın devam ettiği günlerdeydik, yolum Eminönü’ne düştü. Baktım, orada da bir inşaattır gidiyor. Tabii o zamandan beri bitti. Ne yapıldı?
Bu durumda mutlaka yapılan işlerden biri yerlere fabrikasyon taş döşemek, yollar yapmak. Oysa büyük kentte yaşayan insana iyi gelir, orada bir toprağa basmak. Çılgın Hundertwasser dümdüz zemine basmanın insan tabanına en büyük zulüm olduğunu söylüyordu. Öyle. O küçük meydanın zaman içinde oluşmuş canayakın, kendiliğinden havası kayboldu gitti. Emin değilim ama galiba birkaç ağaç da gitti.
Kâğıthane’de bir park var: Miniatürk’le bizim Santral arasında. Oraya da bir süre önce Kâğıthane Belediyesi girişti. Gene aynı işler. Toprağa basarak yürüdüğümüz yerlerde şimdi, neyse adı, o karolara falan basarak yürüyoruz. Bir de havuzlar... fıskiyeler... Bunlar, bu yeni estetiğin “finiş”leri oluyor.
Yıllar önce Fethi Paşa Korusu’nun “ele alındığı”nı hatırlıyorum. O zaman oraya da kamyonlar tonlarca beton taşımış, dökmüştü. Asfalt yollar yapılmıştı. Şart mı şimdi, Fethi Paşa Korusu’nda, asfalta basarak yürümek?
Dün, “İnşaat Ekonomisi” üstüne yazmıştım. Bu anlattığım “beledî” işlerin de o ekonomiyle birtakım ilişkileri olduğunu tahmin ediyorum; ama neyin nesidir, nasıl mekanizmalar işler, bilmiyorum. Ama yapılan her iş, sonuçta, bir etkidir; varolan yapıya bir müdahaledir. Bu yeni “park estetiği”nin de bir etkisi olacak, muhtemelen, kendi alıcısını yetiştirecek, eğitecek. O zaman, bir yerde toprak yol gördü mü tedirgin olan yurttaşlarımız olacak.
Bir “park” da sonuçta insan elinin, insan tasarımının ürünüdür, ama park, kaçınılmaz olarak kaybettiğimiz doğayı bir şekilde bize hatırlatmak için vardır. Bir zorunluluk olmadıkça orasına burasına karışmamak gerekir. Parka geometri giydirmemek gerekir.
Gidiş böyle bir gidiş olduğu için, günün birinde “Yedikule bostanları da park olacakmış” diye bir haber duyduğumda, korkuyorum.
Çünkü “yeni Türkiye”de park, “inşa edilen” bir şey oldu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025