Murat BELGE
AKP’nin iktidarda olduğu sure içinde Türkiye ekonomisi ciddi mesafe aldı. “Dolar hesabı”, “TL hesabı” derken rakamlar belki biraz abartılıyor, ama abartılsa da kişi başına gelirin “spektaküler” biçimde arttığı olgusu değişmiyor.
Ama bu artış ve bu artışın getirdiği yapılanma, Türkiye’yi “dünya ekonomisine ayak uyduranlar” kategorisine koysa da, “dünya ekonomisinin hızını belirleyenler” kategorisine yükseltmiyor. Altmışlarda, yetmişlerde “Üçüncü Dünya” içinde görülen bazı ülkelerle birlikte (Arjantin, Meksika, Güney Afrika, Hindistan vb.) Türkiye de ciddi bir atak yaptı. Bunu yapabilecek potansiyele sahip olduğunu, daha AKP filan yokken, 1989’da yazmıştım. Demirel zamanının ithal ikamesi sanayileşmesinden Özal’ın ihracata yönelik politikalarına, böyle bir sıçramaya omuz verecek birikim yapılmıştı.
Şimdi, “büyüme fetişizmi”nin tartışmasını bir yana bırakarak, bir “durum değerlendirmesi” yapacak olursak... Bu gelişmeye rağmen, “birinci lig”e çıkmak için, hâlâ, hatırısayılır bir mesafe olduğunu söylemek gerekiyor. Ne demek “birinci lige çıkmak”? Bir kere, şimdi on bin dolar dolaylarında dolaşan geliri yirmi bin dolara ve üstüne çıkarmak. Ama bu, şimdiye kadar olandan farklı bir ekonomik işleyişi kurmayı gerektiriyor --dolayısıyla farklı nitelikte yatırımlar yapmayı.
Oradan buradan teknolojiler ithal etmek değil, gereğinde teknoloji ihraç etmek, birtakım malların üretiminde “en iyisini üreten”ler arasına girmek, genel olarak bütün malların üretiminde dünya rekabetine dayanabilir bir kıvama erişmek vb.
Bunlar yapıldığı zaman “yeni Türkiye” sloganının vaad ettiklerini gerçekleştirebilecek bir ekonomik düzeye de gelinmiş olur. Tabii sorun yalnızca “ekonomik” gelişme değil; onun yanısıra siyasî sistemde, eğitim sisteminde, sanatsal ve kültürel üretimde de benzer atılımlar olmalı. Ama “bileşik kaplar” teorisi, “kaplar”dan öte, “toplumlar” için de geçerli çok zaman. Dolayısıyla, o tür gelişmeler, atılımlar olmadan, ekonominin de anlattığım düzeylere gelmesi pek beklenmez.
Genel olarak bu “düzey”, son analizde, “hayatın niteliği” ile ilgili bir şey. Nitelikli bir hayat yaşamak demek oluyor. Ülke adının başına “yeni” diye bir sıfat koyacaksak, kendiniz kadar başkasını da, bu Türkiye’nin “yeni” olduğuna inandırmak istiyorsak, bu “nitelik sıçraması”nı da gerçekleştirmemiz gerekiyor. Böyle bir nitelik sıçraması hedefliyorsak, başta eğitim sistemi, şu anda tekleyerek yürüyen bir yığın mekanizmanın çok daha iyi işlemesini sağlayacak reformları yapmalıyız. Bilmem ne malının üretim hacmini artırmak, kırk yerine seksen çuval çimento üretmek falan demek değil bu. Onları ve başka şeyleri yapacak üretken akılları üretmek demek. Yani akıllı insan üretmek demek.
Bunun için eğitmek, öğretmek ve belletmek arasındaki nüansları anlamak gerekiyor. İşi, mesleği “öğretmek” olanların belki herkesten önce ve herkesten daha iyi kavraması gerekiyor bunları. Özgür düşünceye, dolayısıyla eleştirel düşünceye alışmak, düşüncenin her bakımdan özgürleşmesini gerçekleştirmek, bunun için sürekli çalışmak gerekiyor.
Bu ise, “dindar gençlik yetiştirmek istiyoruz” zihniyetiyle olacak bir şey değildir (önceki, Kemalizm imanına sıkı sıkı bağlı gençlik yetiştirme çabalarının da olmadığı gibi). “Şunu düşüneceksin, ama bunu düşünmeyeceksin; böyle bileceksin, öyle bilmeyeceksin; şuradan başlayacaksın, burada duracaksın”... Bu gibi kısıtlamalarla çevresine tel örgü çekilen düşünce ortamlarında yetişecek insanlarla hiçbir durumda “birinci lig”e çıkılmaz.
“Fizik, kimya zorunlu ders oluyor da, din dersi neden zorunlu olmuyor” cümlesini telaffuz etmekten çekinmeyen bir zihniyetle, ligin ikincisine bile zor çıkılır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025