Murat BELGE
Pazartesi sabahı Taraf gazetesinin birinci sayfasında, başlıklardan biri, “Ekonomik krizin nedeni Erdoğan”. Bu başlık, Seyfettin Gürsel’le bugünlerde ekonominin gidişi üstüne yapılmış bir mülâkattan çıkıyor.
Ama şöyle bir düşünce, baştaki “Ekonomik” yerine örneğin “Politik” deyin ya da “İdeolojik” deyin ya da başka bir kelime bulup koyun, kimse yadırgamaz. Çünkü Tayyip Erdoğan başlı başına bir “kriz” olmayı seçti. Başarıyla oluyor.
Bu “ekonomik kriz” olma olayı yalnız sözkonusu başlıkta dile getirilmiş bir şey değil. Ne zamandır Tayyip Erdoğan Merkez Bankası’nın başkanı Erdem Başçı’yla bozmuş durumda. O giydiriyor Başçı’ya, dolar yukarılara fırlıyor. Tayyip Erdoğan bir laf etti mi bizleri zıplatmayı hedefliyor muhtemelen ama bizler alıştık, bir şey olmuyoruz; zıplayan, dolar oluyor.
Pek sevdiği anlaşılan bir senli benli hitap tarzı var Tayyip Erdoğan’ın: “Sen kimsin ya?” demeyi pek seviyor. Bunu henüz Erdem Başçı’ya sormadı, kendi tayin ettiğine göre herhalde biliyor kim olduğunu; ama “Kime bağlısın?” diye sormayı ihmal etmedi.
Anlaşılıyor ki Merkez Bankası’nın başkanı bir yerlere bağlı, bu “bir yerler” hesabına çalışıyor. Soru böyle sorulunca, bir “yabancı parmağı” şüphesi var demektir. Eskiden böyle şüpheli vakalar olunca herkes döner Rusya’ya bakardı. Şimdiyse Tayyip Erdoğan’ın kavgalı olmadığı bir tek Rusya kaldı diyebiliriz herhalde. Her neyse, Erdem Başçı Rusya’ya bağlı değildir.
Amerika’ya veya Almanya’ya bağımlı olma ihtimali daha ağır basıyor. Ucunda “faiz lobisi” görünen bir yer olmalı.
İyi de, bu zatı o önemli yere tayin edenler kimler? Bunlar da Tayyip Erdoğan’ın başında bulunduğu siyasi parti milletvekilleri arasından seçilmiş bakanlar değil mi? Tayyip Erdoğan’ın rızası –ve imzası– olmaksızın o zatın oraya gelmesi mümkün mü?
Ama Tayyip Erdoğan böyle durumlara bir ölçüde alışkanlık edinmiş olmalı; çevresinde birdenbire gerçek yüzü ortaya çıkan o kadar fazla sayıda “paralel”le çevrili bir adam, Merkez Bankası’nın başkanı da birilerine bağımlı çıkarsa, artık pek şaşırmaz herhalde. Bir zaman kefil olduğu savcıyla sonra ne olduğu hatırlanırsa…
Gelgelelim, başka bir çok konu gibi bu Merkez Bankası hikâyesinin de ne olduğunu anlamak zor. Cumhurbaşkanı kalkıyor, kamu önünde “Kime bağımlısın” diye soruyor. Bu, görülmüş, işitilmiş bir şey değil. Ama bizler de öyle uzun boylu şaşırmıyoruz, çünkü görülmemiş, işitilmemiş işler yapan ve sözler söyleyen bir Cumhurbaşkanı’na alıştık.
Bunu diyor… Bu sorunun sorulduğu kişi istifa etmiyor. Ya da ona, “İstifa etme” diyenler mi var? Varsa, demek onlar, Merkez Bankası Başkanı’nın bir yerlere bağımlı olduğu konusunda Cumhurbaşkanı’yla aynı fikirde değiller –ya da onlar da aynı yere bağımlı.
Bir Cumhurbaşkanı ile bir Merkez Bankası Başkanı arasında böyle bir durum, böyle bir ilişki biçimi gerçekten insanın havsalasının kolay kolay alacağı bir şey değil. Nedir bunun içyüzü, ne olabilir? Aklından birtakım kuşkular geçiren bir Cumhurbaşkanı bunları Başbakan’la, ilgili Bakan’la, hatta kuşkulandığı kişinin kendisiyle konuşabilir, konuşur. Ama böyle basına açık demeç vermez.
Çok önemli sonuçları mı var, faizin şu kadar ya da bu kadar olmasının? Yani uzmanlarının bile anlamadığı, çözemediği esrarengiz sonuçlara mı gebe?
Faizle ilgili bir kararın bir değerlendirme farkı değil de, bir yere bağımlılık göstergesi olmasının açıklaması olmalı. Bunu sormayı bilen kişi ortaya bir şey koymalı.
Yoksa böyle şeyler sözkonusu değil, mesele bir üslûp meselesi mi? Cumhurbaşkanı’nın konuşma üslûbundan mı ibaret mesele?
.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025