Murat BELGE
Hepimizin aklında seçim, ne olacak, ama ben bu gergin ortamı bırakıp Çin-i Maçin’e gideceğim. Buradaki durum için söyleyeceğimi söyledim. Söylemekten de sıkıldım.
Evet, Çin-i Maçin! Burayı doğrusu çok az bilirim. Gidip kendi gözümle görmedim. Hakkında çeşitli kitaplar okudum –çoğu propagandist. Epey Mao okudum gençliğimde. “Maoist” olmadım ama adamın aklını takdir ettim, doğrusu. Kızıl Kitap’ta değil: o bir zırvalıktı. Ama “Çelişki Üstüne” yazısı bence çok parlaktı.
Lin Yutang’ın romanlarını okudum, ondan çok şey öğrendim Çin hakkında. Öyledir zaten. En iyi bilgiyi edebiyat verir. Lu Hsun (Lu Xun) çok daha bağıtlı bir edebiyat yapıyor. Ondan çok şey öğrenemedim ya da başka türlü şeyler öğrendim. Ve tabii en çok şeyi Yaban Kuğuları ile Yung Cang dostumdan öğrendim (ve arkasından koskocaman Mao biyografisi).
Şimdi, bunlara dayanarak, Çin üstüne düşünmeye çalışıyorum: Kültür Devrimi, Lin Biao, Mao’nun ölümü, “Dörtlü Çete”, derken Deng, derken adlarını çoğumuzun hatırlamadığı birtakım yeni Başkanlar, Genel Sekreterler falan, derken Tienanmen… Ve yeni Çin, Çin Halk Cumhuriyeti. Daha popüler tanınma biçimiyle: Komünist Çin ya da “Kızıl Çin”! 1949’dan beri Çin Komünist Partisi’nin yönetiminde. Ve Çin Komünist Partisi harıl harıl, haldır huldur, “Çin kapitalizmi”ni kurmaya çalışıyor. Hani bunun küçük bir benzeri devrim- sonrası Rusya’da, “NEP” zamanında görünmüştü… diyebilir misiniz? Bence, hayır, diyemezsiniz. Onun mantığı çok farklıydı. Rusya’da komünizmi kurmak için Çarlık rejiminin ihmal ettiği bir “burjuva devrimi” adımını tamamlamak için başvurulmuş geçici (geçici olduğu bilinen) bir yöntemdi.
Çin’in şimdiki politikasının mimarı herhalde herkesten çok Deng’dir. Mao ve Deng, ikisi de aynı partide çalışmış iki “Komünist”! Deng elbette Mao’nun yükseldiği yerlerde değil ama öyle adı sanı duyulmamış kıytırık bir üye de değil. Daha yirmi yaşına girmeden Komünist olmuş, Uzun Yürüyüş’te var, her yerde var, öyle bir adam. Bütün Komünist Parti tarihlerinde olduğu gibi onun da parladığı dönemler ve rütbelerinin söküldüğü dönemler olmuş –ama dediğim gibi, bunlar olağan işler. Ölürken (1997’de) gene Komünist Parti’nin en yetkili adamı.
Deng gibi “Komünist”ler bana şunu düşündürüyor: belki özellikle de azgelişmiş toplumlarda, Komünist olmayı seçen bazı aydınlar, bunu bir “kalkınma yönetimi” olarak kabul ediyorlar. Kalkınma, “modernleşme” teknolojik ilerleme vb., dünya tarihinde, sermaye sahibi sınıfın, burjuvazinin önderliğinde gerçekleşmiş. Bazı ülkelerde (başta Almanya ve Japonya) kaydadeğer “örgütlü” güç, ordu, kolları sıvamış ve bir burjuvazi yaratmış. Çin gibi bir toplumda (ondan önce Rusya’da) bunlar yok ya da bu ögeler başka biçimlerde sıralanmış. Buralarda aydınlar bir yolunu bulup (“savaş” gibi olağandışı koşullarda) köylü yığınlarla bağ kurabiliyor ve içinden çürümüş otokratik bir siyasi iktidarı yıkıp yönetimi ele geçirebiliyor.
Deng, fareyi tutmayı beceren kedinin renginin önemli olmadığını söylemişti; ona benzer yanları olanKhruşçev de “Biz niye devrim yaptık? Gulaş yemek için yaptık” demişti. Bunlar “Komünist pragmatizm”in büyük aforizmaları ve aslında –dikkat ederseniz– aynı kapıya çıkıyor. Bir tür “materyalizm” de, ne tür?..
Öyle midir? Kedinin rengi fark etmez mi? Bir devrimin nihai amacı gulaş yemek midir? Bu mu sosyalizmin anlamı?
Bence değil. Herkesin istediği kadar gulaş yiyebildiği bir toplum kurmak şüphesiz önemlidir. Ama sosyalizm, orta derecede kapitalist kalkınma sağlamış bir toplumun tüketim normlarına ulaşmaktan ibaret bir hedef değildir –bir “kalkınma yöntemi” hiç değildir.
Herkesin gulaş yiyebilmesi, aslında, hedef değil başlangıçtır. Bunu başarmış bir toplumda başka pek çok şeyin başarılmış olması gerekir. Ama daha da önemlisi, varılan bu noktanın, o zamana kadar hiç düşünülmemiş yeni ufuklar açması, yeni insanî imkânlar göstermesidir. Sosyalizm oradan başlar…
dedikten sonra, bakalım, akşama ne sonuçlar çıkacak…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025