Murat BELGE
Soma'nın maden sahibi de Fethullah Gülen'in yeni bir cürmüyle karşımıza çıktı ve madendeki felâkete FETÖ'nün yol açtığını açıkladı. Hayret, onun bu aydınlatıcı açıklamasından sonra tutukluluk haline son verilmemiş. Neyse, belki bir dahaki duruşmaya... Sadakati gerekli kulaklara ulaşınca...
Hrant Dink cinayetinde değil de cinayetin örtülmesinde cemaatçi polislerin oynadığı rolü tahmin ediyorduk; geri kalan "milli erkân"la birlikte. Ama şimdi cinayetin kendisinde rol oynadıkları noktasına geldik gibi. Bunu yaptılarsa Zirve neden olmasın? Roboski zaten şüphe götürmez ya, Muhsin Yazıcıoğlu da suç listesindeki maddelerden biri gibi görünmeye başladı.
Böyle böyle, "Dünya savaşını da Fethullah çıkardı"ya kadar yolu var. O maden sahibinin çıkışı simgesel. İş bu raddeye vardığında eldeki malzemenin çürüdüğü ve kokmaya başladığı anlaşılır.
Ama Tayyip Erdoğan'ın bu yöntemi kolay kolay elden bırakmayacağı anlaşılıyor. Ne demişti? "Ortaya çıkan bunca ihanet belgesine rağmen bu yapının içinde kalmakta ısrar edenler, hiç kusura bakmasınlar, başlarına gelecekleri kabul ediyor demektir. Terör örgütü içinde barınana terörist denir. 'İllegal terör yapılanması' veya 'illegal terör örgütü' diyerek üzerlerine gideceğiz."
Buna benzer başka cümlelerle de kararını belirtti. Ama, örneğin tutuklanan gazetecilerin varlığı da nasıl bir strateji izleneceği hakkında fikir veriyor. Herhalde o insanlar oturup "Darbeyi 15 Temmuz'da yapalım, TRT'de 'Yurtta Sulh Konseyi' adına şu bildiriyi okuyalım" diye plan kurmadılar. "Fethullahçı" diye bilinen kurum ve kişilerle ilişkileri olduğu için tutuklandılar (Bu ilişkilerini inkâr etmiyorlardı). O kurum ve kişilerle ilişkisi olmak darbe girişiminde yeri olmak anlamına gelmiyor. Gelemez de. Buna rağmen tutuklanmış durumdalar.
Sorun "Fethullahçı" diye bilinenlerle ilişkisi olmaksa, birbirlerine girinceye kadar AKP'liler ölçüsünde Fethullahçılarla aşna fişne olmuş kimse yoktu. "Bitsin bu hasret" şarkısını söyleyen de bizzat Tayyip Erdoğan'dı. Herhalde o zaman da bu iki grup birbirlerini ne zaman ve ne şekilde kündeye getireceğinin hesabını yapıyordu. Herhalde Erdoğan'ın daveti gerçekten de Fethullah Hoca'nın "vatan hasreti"ni dindirme isteğinden çok "Şu adam elimin altında bir yerlerde olursa içim daha rahat olacak" gibi kaygılardandı. Ama böyle olması yapılmış işbirliğini ve onun sonuçlarını geçersiz kılmıyor. Ve şu kadar yüz "FETÖ'cü general" varsa bunun sorumlusu herhalde Şahin Alpay ya da Nazlı Ilıcak ya da tutuklanmış gazetecilerden herhangi biri değil.
Geçenlerde şu Sarıkaya üstüne Ahmet Altan yazmıştı: Tamam, "savcı" kılığına girmiş bu adamın onun bunun teşvikiyle şöyle ya da böyle "iddianame" şişirmesi hem bir ahlâksızlıktır, hem de fiilen suçtur. Ama orada söz konusu olan ve şimdi unutturulan olay bir kitapçının dükkânında öldürülmesidir. Öldüren de Fethullah Hoca falan değildir.
Fethullah Gülen'in bu memlekette yapılmış darbeleri alkışladığı söyleniyor. Herhalde doğrudur. Her şeyi öncelikle Silâhlı Kuvvetler'e kadro sızdırmak üstüne kurmuş bir adam elbette böyle yapacak. Ama, "yapılmış darbeleri alkışlamak" o "darbeleri yapmak" demek değil. O darbeler yapıldı, o darbelerin yapılması için de pek çok şey yapıldı. Fethullah Gülen, yakın tarihin hemen hemen her sayfasını kirleten bütün bu lekeleri kendi üstüne alarak temizleyecek bir deterjan ya da çamaşır suyu değil.
Bir gün Rus uçağı düşürülüyor, bunun haberiyle sarsılıyoruz. "Şimdi bu iyi olmadı," demeye kalksak, malûm çevreler malûm üslûplarıyla "vatan haini" imalarında bulunuyor - ya da imanın ötesine geçiyor.
Derken gün geçiyor ve anlaşılan Türkiye'yi yönlendiren irade de "bunun iyi olmadığı" sonucuna varıyor.
Varana kadar, "Düşürdük, gene düşürürüz! Var mı bana yan bakan?" havasında gidiyoruz ve "Böyle yapmayın" diyenlere çok kızıyoruz. Sonra, bu afur tafur yürümeyince, iş, uçağı düşüren pilotların Fethullahçı olmasına kadar uzanabiliyor. Buna "milli siyaset" gereği karar verilecek olsa, bu sefer de "O adamları ne diye suçlu çıkarıyorsunuz?" diye sormak suç olacak.
Bunlar Orwell'ın Hayvan Çiftliği'nde, 1984'te yazdığı davranışlar. Her yeni durumda "Parti Tarihi"nin yeniden yazılması hikâyesi bugün burada tekrarlanıyor.
Bu dünyada Müslümanlar Amerika'yı keşfediyor. Kristof Kolomb, Küba dağlarında Müslümanların yaptığı camiyi görüyor, Soma'da madeni Fethullah göçertiyor ve "Fethullah bunların hepsini yapmış olamaz" diyenler -kusura bakmasınlar ama- "başlarına geleni kabul ediyor..."
Bunların hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğuna da Tayyip Erdoğan karar veriyor.
Oceania'ya hoş geldiniz.
Ocenia "eski" gelirse "yeni Türkiye" de diyebilirsiniz. Öylesi daha "yerli ve milli" olur.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025