Murat BELGE
Yunanistan'da "sol popülizm" üstüne bir şeyler yazmak istediğimi söylemiştim. Ama sözün başında, "Yunanistan'da 'sol popülizm" lafının çok da anlamlı olmayabileceğini söyleyeyim. Çünkü Yunanistan'da solun mu, sağın mı daha popülist davrandığına karar vermek zor. Yunanistan'ın modern tarihinde bizdeki CHP gibi (ya da, sözgelişi Hindistan'da Congress Party gibi) "bastonyuttu" bir parti geleneği yok. Bunun yerine çeşitli "popülizmler" var. Ama bunların arasında, "sol" eğilimli olanın daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz.
PASOK uzun yıllar Yunanistan'ın "sol popülist partisi" olma özelliğini devam ettirdi. Bu partinin başında bulunan Papandreu hanedanı içinde, iki "Yorgo" arasında, Andreas, popülizmin de en başarılı uygulayıcısıydı. Onun oğlu, şimdiki Yorgo, benim belirli bir mesafeden izlediğim kadar, bu geleneğe son vermek değilse de (bu, fazla radikal bir iddia olabilir), bir sınırlama getirmek istiyordu. Son durumda ne oluyor, ne bitiyor, hiç bilmiyorum. Bizde atasözü, "El elden üstündür" der; Yunanistan'da "popülizm popülizmden üstündür" denebilir.
Burada ilginç bir diyalektik var: "Popülist" dediğimiz önder, mantık gereği, sevilen bir önder olmalı. "İlginç" dediğim, bu sevgi birdenbire kesilebiliyor. Tersine de dönebiliyor. "Akdeniz tipi aşk"larda mı oluyor böylesi, nedir? Bir an geliyor, sevdiğini kıtır kıtır doğruyorsun. Şimdi görünen o ki "sevilme" sırası Tsipras'ta. Önder, sevilen önder değişebiliyor da, "popülizm" değişmiyor. Hani turistik bir araç vardır. Mickey Mouse olsun ya da Superman olsun, onun resmi, ama yüzü delik bırakılmış. Arkasına geçip fotoğraf çektiriyorsun, Mickey Mouse ya da Superman, ama suratı senin suratın. Yunanistan'da böyle "popülizm" panoları var. Yüz kısmı, belirli aralıklarla değişebiliyor; gerisi hep aynı.
Atina'ya gittiğim bir sefer, İç Savaş sürecinde bir olayın anıldığı bir yıldönümüne rastlamıştı. Töreni Komünist Parti düzenliyordu. Venizelou Caddesi'nde, üniversitenin önündeki meydanda toplanıyordu insanlar. İç Savaş'ın ELAM'lı "gazi"leri, ağarıp bembeyaz olmuş bıyıklarını güzelce burmuş, omuzlarında bayrakları, meydana geliyorlar. Bayraklar direklere sarınmış, bayrak direklerinin yaldızlı amblemleri haç biçiminde. Yani, ellerinde haç taşıyan komünistler...
Mussolini'nin püskürtülen saldırısı, onu izleyen Nazi işgali, derken İç Savaş ve emperyalist devletlerin Yunan sağıyla ittifakı, derken Albaylar Cuntası'nın darbesi gibi olaylar Yunan solunu besleyen kaynaklar oldu. Bunların sonucunda, denebilir, Yunanistan'da "sol," bir tür "ulusal refleks"tir. Hani Yunan, sıradan adam, yatağına yatar, nasıl uyursa uyur, ama uyanıp kalkarken solundan kalkar. Tıptı, gene "ulusal refleks" olarak, Türkiye yurttaşının sağından kalkması gibi.
Peki, durum böyleyse, bir Yunan otomatikman solcu, bir Türk de otomatikman sağcı mı oluyor? Bence olmuyor. Bence, aslında ikisinin talepleri, beklentileri, beğendikleri ve beğenmedikleri bayağı benzeşiyor. Ama ne hikmetse Yunan bunları sol diye adlandırıyor, Türk, sağ diye.
Bu da popülizm, zaten!
Neyse, daha önce de yazdığım gibi, benim hayatımda "popülizm" yalnızca olumsuz çağrışımları olan bir kavram değil.
Gelelim Türkiye'ye. Gelelim de, burada söylenecek çok söz kalmadı. Cumhuriyet gazetesine yapılan, gösterilen muamele, bir nirengi noktası. "Sübliminal mesaj"lardan karşı olduğun örgütü destekleme eylemlerine geldik. Bakın, örneğin Hikmet Çetinkaya bu güç işi başardığı şüphesiyle gözaltına alınabiliyor.
Sanırım Türkiye'de rasyonel konuşmaya çalışmamanın absdürd olduğu noktaya vardık.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025