Murat BELGE
Tanıl Bora’nın en yeni kitabı, Zamanın Kelimeleri geçti elime. Kitabın alt başlığı Yeni Türkiye’nin Siyasi Dili. Bunlar kitabın amacını ve içeriğini yeterinde açıklıyor.
AKP’nin iktidar olmasıyla Türkiye’nin tarihinde öncekilerden epey farklı bir evreye girildiği anlaşılır bir şeydi. Ama bu durum, gün geçtikçe “daha anlaşılır” bir hale girdi. Böyle kendini benzerlerinden farklılaştıran bir dönemin dilsel kullanıma da bir farklılık getirmesi normaldir. Herhalde hepimiz farkındaydık bunun, ama Tanıl Bora ilkin konuya el atan yazar oldu.
Ben kitabın tamamını okumuş değilim, zaten daha yeni elime geçti. “İçindekiler”e baktım ve yeni siyasi “jargon”umuzdan çeşitli örnekler gördüm. Bunların büyük çoğunluğu iktidarın gündeme getirdiği nosyonlar, kelimeler. İktidarın dünyaya bakışının ve yorumunun açıklayıcısı olan kelime veya ibareler. Bazılarıysa (bunlar daha az) muhalefetin de bu iktidarın bu uygulamalarına karşı telaffuz ettiği ya da edebileceği kelime veya ibareler.
Burada “Fıtrat” ya da “Sen kimsin?” gibi doğrudan doğruya özgül bir adrese götürenler var. “Kartaca yıkılmalıdır” ya da “28 Şubat ve Kulturkampf” gibi pek “yerli ve milli” görünmediği için “ortada kalanlar” da var. Tanıl Bora bunların ilk ne zaman, nerede, nasıl söylendiklerinden başlayarak kapladıkları semantik alanı inceliyor, neyi anlattıklarını, sonra da asılneyi anlattıklarını sergilemeye çalışıyor. Bütün bu deyimlerin “asıl neyi”anlattıkları bölümleri yan yana getirerek okuduğumuzda, iktidarın genel zihni biçimlenmesi, amaçları, sevdikleri ve sevmedikleri, özlemleri hakkında daha bütünsel bir görüşe ulaşılacağını tahmin ediyorum.
“İçindekiler”deki bütün ara başlıklar ilginç. Ben de bunları okuyacağım. Ancak şu aşamada, o listede gördüğüm değil, görmediğim, yani görünmeyerek göze çarpan bir deyime takıldım. “Yok hükmündedir.”
Bu da AKP iktidarının kelime hazinemize soktuğu deyimlerden biri. İktidar dışında kalanların da bu deyimi kullanmaya başladıklarını ben görmedim ama olabilir. İktidar ise (çeşitli mertebelerdeki çeşitli ağızlardan) sık sık kullanıyor bunu.
Ne demek “Yok hükmünde”? Bir şey için “yoktur” demekle “yok hükmündedir” demek arasında bir fark var mı, varsa nedir? Kullanış biçimine bakacak olursak, “yok hükmündedir” sözünün belirli ve belirgin bir öfkeyle söylendiği sonucunu çıkarmak mümkün. “Yoktur” daha sakin, nesnel ( hiç değilse görünüşte) bir ton, tavırla gidiyor; öyle söyleniyor, diyeceğim ama artık pek söylenmiyor.
“Bugün yağmur yağma ihtimali yoktur” ya da “Bu bakkalda Komili Zeytinyağı yoktur” gibi cümlelerde kendisine rastlayabilirsiniz ama bir hukuk ihlali ya da buna benzer bir şey ima ediliğinde hemen “yok hükmündedir” ortaya çıkıyor.
Oysa nesnel bir bakışla bakıldığında, “yoktur” daha kesin bir yargı. “Yok hükmündedir” deyince nesnel bir durumun bildirilmesinden, durumun tartışmalı olabileceğinin “örtük ikrar”ına geçmiş oluyoruz. Ayroca “Böyle bir şey olsa da biz onu yok sayıyoruz” yan-anlamı da veriyor. Somut durum Anayasa Mahkemesi’nin “Burada bir hak ihlali var” demesi olabilir ya da herhangi bir yabancı (kural olarak Batılı) bir ülkenin resmi sözcülerinin (ya da “basın” v.b.) Türkiye’de demokrasinin geldiği durum hakkında kamuya yaptığı açıklama olabilir. Cevap, tepki, “Bu söylenen yok hükmündedir” şeklini alıyor.
Yani “yok hükmünde”nin asıl anlamının, “AKP iktidarının hatırlatılmasından hoşlanmadığı şeylerin kolektif adı” olduğu anlaşılıyor.
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025