Murat BELGE
Konuyu “program” kavramı üstünden tartışıyor olmamızda bile anakronik bir taraf var. Çünkü yaşadığımız dünyanın hızı ile “program” kavramının ister istemez içerdiği süreklilik birbiriyle çelişiyor. Bugünün siyasetinde (her türlü “parti” için) programdan çok “proje” geçerli. Bir sosyalist parti de, “bagajında projeler bulunan” demeyeyim, ama sorunlarla karşılaştıkça hızla proje üretme yeteneğine sahip bir yapı olmalı.
Bunu derken, biraz farklılaşmış biçimde yeniden “program” kavramına dönüyorum. Program, bence, işte bu “proje”lerin yönünü, işleyiş biçimini belirleyecek genel hedefleri içermeli, onların bütünlüğünü oluşturmalı. Şöyle bir benzetme yapıyorum: parti ve programı, diyelim ki “tahlisiye” işlevini yüklenmiş bir gemi; ama bu geminin eylem yerine gelindiğinde hızlı hareket edecek “tahlisiye botları” var –bunlar da benim “proje” dediğim şeyler. Gerekli donanım, çeşitli araç-gereç, ana gemide. Botlar, o an yaptıkları işe göre bunların hangisi gerekiyorsa onları alıp yola çıkıyor. Bu araç-gereç de, kullananların davranışları da, temel hedefle uyumlu.
Şimdi somut bir konuya geleyim: işsizlik. Bu, uluslararası bir sorun. Günün teknolojik imkânlarının yarattığı bir sorun. Sanayi Devrimi’nde de makineler insan emeğinin yerini almıştı; onun için de Luddite hareketi gibi “tepkisel” direnişler oluşmuştu. Ancak Sanayi Devrimi bir yerde bunu yaparken bir başka yerde o zamana kadar varolmamış iş alanları açıyordu. Onun için bütün o uzun dönemde, bugünkü gibi bir işsizlik olmamıştı.
Peki, madem böyle ciddi ve yapısal, dünya çapında bir sorunumuz var, ne yapacağız? Kapitalist düzen, görüyoruz, tek bir çare biliyor: “fazlalık” haline gelenleri kapının önüne koyuyor. Bu zihniyette, kapitalizmin çarklarını “rasyonel” biçimde döndürmek dışında bir “fikir” yok. O “rasyonalite”nin nasıl bir şey olduğunu da biliyoruz. İnsana yer bırakmayan, somut insanı sorunun bir ögesi olarak görmeye yanaşmayan bir zihniyet. Sosyalizm ise, sosyalizm olacaksa, bunun karşıtı olmalı (şimdiye kadar bunu olamamasında, “kapitalist rasyonalite” zihniyetinden kendini kurtaramamasının rolü büyüktür zaten: “sosyalist taylorizm” vb.).
Şimdi, benim aklıma, radikal çözüm olarak, iş saatlerini kısaltmak geliyor. Şu anda, soyut bir çerçevede bakıyorum konuya. Diyelim sekiz saatten dörde indirdik, iki “vardiya” yöntemiyle bir o kadar insana daha iş açtık. Bu aslında, Marx’ın ünlü, ama bugünün mantığında biraz çocukça görünen “sabah balık tutup öğleden sonra resim yapan” adamına biraz daha yaklaşmak değil mi?
Ama şimdi somuta gelelim. Böyle bir şeyi uygulamaya koymaya kalkıştığımız anda kıyamet gibi sorun karşımıza çıkacaktır: en başta, bunu yapmayan ve eski usul devam edenlerle “rekabet” imkânınız fena halde azalacak.
Tabii bunları konuşurken “tek ülke” değil, “dünyada sosyalizm” çerçevesinde düşünüyorum. Şu anda bir “fantezi” olduğunu bilerek ortaya attığım bu fikir, diyelim ki, “feasible” olabilir; o zaman bütün dünyada bunun mücadelesi verilir.
Ayrıca, insanlık, önüne bir “dezavantaj” olarak gelen durumlarla, olgularla mücadele ederek büyük ilerleme hamlelerini gerçekleştirir. Osmanlı İmparatorluğu baharat ve ipekli yollarının üstünde yayılınca, Batı dünyası bunu aşmak amacıyla denizlere açıldı: keşifler, ilk büyük globalizasyon vb. Bundan en büyük zarara uğrayan da, o yolu kapatan (ve bunun keyfini süren) Osmanlı oldu.
Sabah balık tutup sonra resim yapabilen insanların nasıl bir toplum oluşturacağını ve nasıl bir entelektüel üretimde bulunacağını bilmiyoruz henüz, çünkü görmedik.
Ama işte, ilkesi her durumda “çözümü insandan yana aramak” olan sosyalizm, “program”ında, bu gibi hedeflere yer vermeli; “proje”lerinde bu gibi hedeflerin “saha”da gerçekleşmesini sağlayacak ortamları yaratmalı.
Alamet-i farika, “insandan yana”.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025