Murat BELGE
Aradan biraz zaman geçmiş olarak, gene “Sosyalist Parti Programı” konusuna dönmek istiyorum. Şimdi yazacağım konuyu sona saklamıştım. Ama araya başka konular girdi. Türkiye’de hep girer! Ben de sürekli bu “program”la uğraşmak istemiyorum. Neyse, “komplo” üzerinden devam etmeden önce şu konuyu bitireyim.
Daha önce yazdığım gibi, “eşitsiz gelişme” dediğimiz olgudan ötürü, her toplumun, Marksist terminolojide “demokratik” başlığı altında sıralanan sorunları olur. Örneğin Türkiye’de, yapılmış Ermeni Kıyımı’nı kabul etmek ve bunun için özür dilemek vb. sosyalizmle ilgili bir şey değildir, bir demokrasi gereğidir. Ama bu hâlâ yapılmıyor, çünkü demokrat olduğunu söyleyenler de demokrat değil. Kürtçenin özgürleşmesinin de sosyalizmle ilgisi yok, ama bildiğiniz gibi o da bir türlü olamıyor.
Yani, her ülkenin kendi tarihî geçmişine göre birikmiş bu tip sorunları o ülkenin “sosyalist parti”sinin önüne de çıkar ve programında yer alır. Bizim Halil Berktay’la sosyalizm tartışmamızda ben bunlara değindim. Ama onun asıl sorduğu bu değildi; “sosyalizm” içinde nelerle bir program yapılabileceğini soruyordu.
Ben de bugün ve belki daha bir iki gün bununla uğraşacağım –hem de, tam Halil’in dediği gibi. Yani, tam “sosyalist sorunsal” içinden konuşarak.
Marx’ın yazmaya başlayıp sonra da yayımlamadığı (ve bitirmediği) Grundrisse’sinde bir “devrim” tanımı vardır: üretim ilişkilerinin üretici güçlerin gelişmesini engellemeye başladığı zaman, “devrim zamanı”nın geldiğini anlatır. Ben bunun doğru, geçerliliğini bugün de koruyan bir tesbit olduğu kanısındayım. Ama belki çok genel, kestirme olduğu söylenebilir. Yani, örneğin 1789 gibi somut bir örnekte nasıl işlediğini Marx kendisi söylememiş, bunu incelememiştir; ama Balibar incelememiştir.
“Reel-sosyalizm”in yıkıldığı ve kapitalizmin rakipsiz kaldığı, bunun üzerine “tarihin sonu”nun geldiğine dair tezlerin yazıldığı şu dönemde, kapitalizmin bu “triumphalism” ânında, kapitalist üretim ilişkilerinin engelleyici bir rol oynamaya başladığını iddia edeceğim. “Üretici güçleri” demiyorum, birkaç nedenle. Birincisi, bu haliyle de kapitalizm üretici güçleri geliştirecek adımlar atabilir ve zaten atıyor. İkincisi, “üretici güç” kavramını yeni dünyada yeniden tanımlamak gerekir. Ama, “insanın gelişmesini engellemek” gibi bir başka genelleme yapabilirim. “Üretici Güç” denince, her şeyden önce “insan aklı”nı anladığım için, bunu böyle söylemek, bence, Marx’ın söylediğinden çok farklı bir kapıya çıkmıyor. Ama tabii “insan aklı” gibi bir genellemeyi de “genelleme” halinde kaçınılmaz olan “hümanistik” potansiyellerden arındırmak gerek. Ben de bu yazılarda zaten bunu yapmaya çalışacağım.
Genel eğilim, “üretici güç” başlığı altında yalnız “alet, edevat”, “teknoloji” gibi şeyleri düşünmektir; kapitalizm, tanımı gereği dinamik bir yapı olduğu için, bunları istemeden ve planlamadan da geliştirebilir. Örneğin bugünün “globalizasyon” dediğimiz sürecinde, yüksek ücret derdinden kurtulmak için kapitalizmin birçok üretim işini periferiye taşıdığını görüyoruz. Bir süre sonra da bu “tedbir” periferiyi dönüştürecek, orada yeni ilişkiler doğmasına yol açacak. Bu kapitalizm –ya da “kapitalistler”in– yapmak istediği şey değil, ama yaptıkları şeyin yan-sonucudur. Tarih dediğimiz nesne de zaten hep böyle “yan-sonuç”larla ilerler.
Kapitalizm daha uzun süre dünyaya bu tür amaçlanmamış “iyilikler” edecektir. Ama temel kapitalist yapılanmanın getirdiği üretim ilişkilerinin, bunların yerleştirdiği ideolojik algılama ve düşünce tarzlarının “insan aklı” diye soyutladığım ve genellediğim o son derece karmaşık âleme bir engel haline gelmeye başladığını, yol açıcı değil kısıtlayıcı bir rol oynadığını düşünüyorum.
Onun için, “program” dediğimde, her şeyin merkezine alacağım konu budur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025