Murat BELGE
Bazı şeyler vardır, yokluklarıyla biliriz. Dilsel bir durumdan söz ediyorum. Örneğin bir şey için "meymenetsiz" deriz. Herhangi bir şey olabilir, ama biliriz ki "hayırlı" bir şey değildir. Ayrıca "meymenetli" diye bir kelime de kullanmayız. Ancak Osmanlıca Sözlük'e baktığımızda "meymenet" karşılığında "bereket", "mutluluk" gibi açıklamalar buluruz. Bu durum belli ki Turgut Uyar'ın da dikkatini çekmiş ki o da aramış ve "Meymenet Sokağı"nı bulmuş (ama adres vermiyor).
Böyle yokluğuyla bildiğimiz bir şey de "patavat"tır. Onun ne olduğunu bulacağımız bir sözlük falan da yoktur ve çünkü etimolojisi, nereden geldiği (Türkçe olmadığı belli) bilinmez. Ama "patavatsız"ın lafını bilmeyen, söylenmemesi gereken şeyleri söyleyen biri olduğunu hemen anlıyoruz. Onun da bir "patavatlı" şekli yok.
Bunlardan biri de "pervasız". Hepimiz hayatımızda birçok "pervasız" olay, söz, kişilik gördük. Ama siz hiç "pervalı bir davranışta bulundu" diye (ya da benzeri) cümle duydunuz mu?
"Perva" korku demek, "çekinmek" demek. "Pervasız" olunca İngilizce "reckless'in karşılığı oluyor.
"Meymenet" Arapça, "yümn"den geliyor. "Perva" Farsça, ama nereden geldiğini bilmiyorum. "Patavat"ı zaten bilen yok. Peki bunlar benim aklıma nereden geldi?
Olmadık bir çağrışım dizisinin sonunda geldi. Boğaziçi'ne tayin edilen rektörü ve olayı izleyen protestoları izliyordum. Tayyip Erdoğan'ın davranış biçimi üstüne düşünüyordum. Bu üslubu en iyi anlatacak kelimenin "pervasız" olduğu aklıma geldi. Şimdi asıl konuma gireyim.
"Rektör" hakkında hiçbir şey bilmiyordum, bu münasebetle epey "mülaki" oldum. Bir televizyon programında İngilizce konuştuğunu da duydum ki o da epey aydınlatıcı oldu. Ne kadar isabetli bir seçim olduğunu gösterdi. "Pervasız" hükmünü de pekiştirdi. Tayyip Erdoğan açısından "yerli ve milli" ölçütlere uygun.
"Pervasız" olmanın tek bir yolu yok. Kimisi aldırmazlığından, önünü ardını düşünmemekten ötürü pervasızdır. Kimisi de, tersine, kendine güvendiği için böyle davranmayı seçer. Erdoğan'ın ikinci kategoriye girdiğini düşünüyorum. Onun için bir sıfat daha ekleyerek "sistematik pervasız" diyebilirim.
Tayyip Erdoğan istediği Türkiye'yi adım adım kuruyor. Bu Türkiye'nin İslami bir rengi olacak. Ama asıl önemli olan, sıfatı herhangi bir "unvan" olabilir, Erdoğan'ın Emevi, Abbasi, Osmanlı halifeleri, sultanları, emirleri kadar yetki sahibi olması. Zaten o İslami "rengi" de o temsil edecek.
Bu süreçte tayinlerin de, azillerin de, hem pratik, hem de simgesel önemi var. Boğaziçi gibi bir yere bu kişiyi tayin etmek bir provokasyon olarak düşünülebilir ancak. Tepkilerin böyle olacağını akıl etmek için çok akıllı olmak gerekmiyor. O halde, böyle olması isteniyor da. Bu muameleyi gören Boğaziçi isyan edecek. İsyan edince de (Bayar'ın terminolojisiyle) tedip ve tenkil edilecek. Polis olanca vahşeti gösterecek. Herkes haddini bilecek. İşin bu kısmı Erdoğan'ın her yerde güveneceği adamı olması kadar, belki daha da fazla, önemli.
Bundan kısa bir süre önce de bir yargıcın çizmeli kedi misali Anayasa Mahkemesi'ne inişini izledik. O da aynı mantığı izliyordu.
Bu iktidarın önceki yıllarında Cumhuriyet boyunca iyi kötü (bazan yarım yamalak) kurulmuş sistemi bozmak için bir şeyler yapılıyordu. Ama bunların doğru olduğu, hukuki olduğu iddia ediliyordu. Şimdi böyle tartışmalara gerek duyulmuyor. "Tarafgirlik yapıyorsunuz" diye bağıranlar oluyor, örneğin. Elcevap: "Tabii yapıyoruz. Ya ne yapacaktık? Gücünüz varsa engelleyin." Bir süre alt kademenin inşasıyla geçti. Adını sanını bilmediğimiz kişiler savcı oldu, yargıç oldu, faaliyetleri sırasında tanımaya başladık. Bu temel kurulduktan sonra iş tepe mevkilere geldi. Anayasa Mahkemesi "üyesi" değil "Başkanı"!
Böyle gidecek...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025